Zeynep Beşerler
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 07-02-2009, 16:50 #1
Başκeитiи Mełeği
//

Reklamlar

Zeynep Beşerler

Reklamlar
sahnelerde içim burkuldu



Zeynep Beşerler, sevgilisi Kenan İmirzalıoğlu ile Anna Babkova'nın "Son Osmanlı-Yandım Ali" filmindeki sevişme sahneleriyle ilgili ilk kez konuştu. Beşerler "O sahnelerde içim burkuldu" dedi.






İşimiz gereği saygı duyacağız
Sevdiğiniz insanın sevişme sahnelerini izlemek garip bir duygu. İlişki yaşayan oyuncuların başına mutlaka böyle şeyler geliyordur, ama açıkçası Kenan'ın sevişme sahnelerinde içim burkuluyor. Ama bizim işimiz buysa, saygı göstermek lazım.




Kenan bana tepki gösterirdi
Ben bir sevişme sahnesinde rol alsam Kenan saygı gösterir miydi bilmiyorum. Sanırım asla yapmayacağımı bildiği için bunun rahatlığı var onda... Ama eminim tepki gösterirdi. Sonuçta kadın ve erkek arasında böyle bir fark var.




Bizi o görüntüler ayırmadı
İddiaların aksine, bizim ayrılmamız ile o sevişme sahnelerinin hiç alakası yoktu. Zaten aramız o sahnelerden önce bozulmuştu. Ayrılığımızı reklam olarak çok güzel kullandılar, yani bu bazılarının işine yaradı. Ama biz sorunlarımızı çözüp barıştık yine...

Zeynep Beşerler ile Kenan İmirzalıoğlu ayrıldığında gözler, İmirzalıoğlu’nun "Son Osmanlı-Yandım Ali"deki rol arkadaşı Anna Babkova’ya çevrilmişti. Yeniden bir araya gelen çift, ilişkilerinde üçüncü yıllarını doldurdu... Beşler, sevgilisinin filmlerdeki sevişme sahneleriyle ilgili ilginç bir açıklama yaptı: "Kenan’ın sevişme sahnelerinde içim burkuluyor. Zor bir şey ama mantıklı düşününce; yarın o işi siz de yapıyor olabilirsiniz."

Ünlü olduğunuzu ilk olarak nasıl anladınız?

- Bunun hálá çok farkında değilim aslında. Benim için çok şey ifade etmiyor. Sadece bol bol röportaj yapıp, fotoğraf çektiriyorum. Tanındığımı ilk Ulus pazarında alışverişe çıktığım bir gün fark ettim. Çanta alacaktım ama iki renk arasında karar veremiyordum. Pazarcı dedi ki; "Koşarken fark etmez nasıl olsa! İkisinin rengi de birbirine benziyor". "Ne demek istedi acaba?" diye düşündüm. Sonra pazarcının Kinetix reklamından bahsettiğini anladım. Çok enteresandı.

"Rüzgarlı Bahçe" ve "Esir Kalpler" dizilerinde başrol oynadınız. Şimdi ise "Ihlamurlar Altında" dizisinde yardımcı kadın rollerinden birindesiniz. Bu diziyi kabul etme sebebiniz neydi?

- "Şimdiye kadar başrol oynadım. Bundan sonra yardımcı rolde oynamam" gibi garip egolarım yok benim. Başrolde oynadığım iki dizinin reytingler yüzünden kaldırılması paniğe kapılmama neden oldu. Evet, belki çok normaldi. Ama üst üste gelmesi bende tedirginlik ve korku yarattı. "Ihlamurlar Altında"yla ilgili teklif gelmeden önce başka bir dizi için görüşmeler yapıyordum ve yine başroldü. "Ihlamurlar Altında"dan teklif gelince şöyle düşündüm: Yeni bir işe başlayacağım ve bu dizinin tutup tutmama stresini bünyem kaldırmayabilir. Bir kere daha o stresi yaşamak istemedim açıkçası. "Ihlamurlar Altında" dizisini başından beri biliyordum zaten. Bu yüzden teklifi çok fazla düşünmeyip, bir gün içinde karar verdim.

Önceki iki projenin yayından kaldırılma sebebi olarak kendinizi mi suçladınız?

- O kadar da üstüme alınmadım. Çünkü ben kötü olsam bile o kadar iyi oyuncu kadrosu vardı ki; onlar bu dizileri kurtarabilirlerdi. "Demek ki kısmet böyleymiş" dedik ama o paniği yaşamak kötüydü.

Bu panikten dolayı artık dizilerde başrol kabul etmeme gibi bir durum söz konusu olabilir mi?

- Yok ama o panikten kurtulmak da mümkün değil. Her şey süper olsa bile seyirci çok enteresan. Onları anlamak mümkün değil. Tutmaz dediğiniz işler tutuyor, çok güzel dedikleriniz kaldırılıyor. O yüzden bu bir kumar.

İyi bir oyuncu olduğunuzu düşünüyor musunuz?

- Öyle bir düşüncem yok. Sadece elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Her yaptığım işte bir adım daha ileri gidiyorum. İyi bir oyuncu olabilmem için kırk fırın ekmek yemem gerekiyor.

Tarkan’ın klip çekimine korkarak gitmişsiniz; "Acaba öpüşme sahnesi var mıdır?" diye... Rol aldığınız filmlerde de sevişme sahnesi olmasın diye dua ediyorsunuz... Bir oyuncu için bu doğru mudur?

- Evet, Tarkan’ın klibinde sırf bu yüzden rol almamayı bile düşünmüştüm. Çok korkmuştum. Oyunculuğa gelince... Bazen diyorum ki; "Allah’ım çok iyi bir proje gelir ama içinde sevişme sahnesi olursa ne yaparım?" Umarım böyle bir şey olmaz. Maalesef basında görüyoruz: Film çıkmadan, o sahnelerin cımbızlanıp internette, gazetede yayınlanması beni çok ürkütüyor. "Bir gün çok düzgün bir proje gelirse neden olmasın?" diyorum ama inşallah gelmez!

Üç yıldır birliktesiniz, bu sorunun cevabını verebilirsiniz artık... Evlenmek istediğiniz erkek Kenan İmirzalıoğlu mu?

- Çok zor bir soru. Ben bunu biraz düşüneyim!

Kenan İmirzalıoğlu’nu sevişme sahnelerinde izlemek size ne hissettiriyor?

- Garip bir duygu haline bürünüyorsunuz. İlişki yaşayan oyuncuların başına mutlaka böyle şeyler geliyordur. Kenan’ın sevişme sahnelerinde içim burkuluyor. Zor bir şey ama mantıklı düşününce; yarın o işi siz de yapıyor olabilirsiniz. Bizim işimiz buysa saygı göstermek lazım.

Siz sevişme sahnelerinde rol alacak olsanız, Kenan İmirzalıoğlu size saygı gösterir mi?

- Asla yapmayacağımı bildiği için bunun rahatlığı var onda. Ama tepki gösterirdi. Böyle de bir fark var kadın ve erkek arasında.

Yurtdışında da bizim ülkemizdeki gibi midir durum acaba?

- Hiç bilmiyorum. Brad Pitt de Angelina Jolie’ye bu konuda karışıyor mudur, fikrim yok. Herhalde karışmıyordur.

Ayrılığımız bazılarının işine yaradı

Kısa bir süre önce ayrıldığınız Kenan İmirzalıoğlu’yla tekrar barışmışsınız...

- Aslında biz barışalı çok uzun süre olmuştu zaten. Biz çok kısa bir ayrılık dönemi geçirip, beraberliğimize devam etmeye başladık.

Anna Babkova’yla çekilen sahnelerin etkisi oldu mu ayrılmanızda?

- Hiç alakası yoktu. Zaten bizim aramızdaki bozukluk o sahnelerden önce başlamıştı.

Anna Babkova boş yere günah keçisi oldu o zaman...

- Buna biraz da bazıları sebep oldu. Bunu çok güzel reklam olarak kullandılar. Yani ayrılığımız bazılarının işine yaradı. Ancak bu konu hakkında hiç konuşma gereği duymadım. Bir de konuştukça bazı şeyler daha çok yazılıp, çiziliyordu. Bazılarına daha çok reklam malzemesi oluyordu. Bir şekilde üstü kapandı ve gitti.

Bir röportajınızda; "Kenan’la karakter açısından uyumsuzluklarımız oldu" demişsiniz. Neydi bu uyumsuzluklar?


- Bunları söylemeyeyim şimdi. Bizim anlaşamadığımız şeyler; eften püften, ortak bir kanıya varamadığımız noktalardı.

O sorunlar aşıldı mı peki?

- Aslında büyük sorunlarımız da yoktu. Her ilişkide bir bocalama dönemi oluyor. Öyle bir dönemdi, geçti. İnşallah böyle devam eder.


Görüntüleme:69228, Cevaplar:13
Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 16:51 #2
Başκeитiи Mełeği
//

_____


ZEYNEP BEŞERLER cosmo roportajı..



Güzelliği, başarısı ve ilişkisiyle herkesin imrendiği Zeynep Beşerler Kinetix reklamlarında canlandırdığı okuldan kaçan kız kadar uçarı bir kadın. Kafasına estiği gibi yaşamayı çok seviyor. Kenan İmirzalıoğlu ile çok mutlu. Bakın Zeynep Beşerler'in hayatında başka neler var!

Sanırım Zeynep Beşerler'i ekranda gören herkes, en az bir kere güzelliği hakkında düşünüp yorum yapmıştır. Ne kadar doğal ve alımlı olduğunu tartışmaya bile gerek yok. İzmir'in suyundan mı toprağından mı bilinmez ama güzel kızlarından biri Zeynep Beşerler. Son zamanlarda "Ihlamurlar Altında" dizisinde oynuyor. Adını sık sık Kenan İmirzalıoğlu'yla birlikte anıyoruz. Çekim sırasında Kenan İmirzalıoğlu'nun ne kadar şanslı olduğunu düşünmeden edemedim doğrusu. Çünkü Zeynep Beşerler, özünden hiçbir şey kaybetmemiş, alçak gönüllü ve sempatik bir kadın. Durduğu yeri ve sınırlarını iyi biliyor. Yapmak istediklerini de... Röportaja giderken hakkında bulabildiğim her şeyi okudum ve fark ettim ki ona hep aynı sorular sorulmuş. Sıkılmış olabileceğini düşündüğümden "Oyunculuğa nasıl başladın? gibi sorularla röportaja hiç başlamadım. Doğrudan kadın olmaya dair düşüncelerini sordum ona. Sonra üç yıldır beraber olduğu Kenan İmirzalıoğlu ve ilişkileri hakkında konuştuk. İlişkileri hakkında yazılanlardan şikayet etti biraz. Bakın neler konuştuk...

- Dışarıdan kendinize baktığınızda nasıl bir kadın görüyorsunuz?
Biraz fazla çocuk ruhluyum. Kadınlıktan ziyade çocukluk tarafım daha ağır basıyor. Bu yüzden biraz uçarı bir kadınım. Aklıma estiği gibi yaşamayı seviyorum ve elimden geldiğince böyle yaşamaya çalışıyorum. Çünkü uçarı olmayı çok seviyorum.

- Bu istediğin kadın modeli mi, yoksa "Şöyle bir kadın olmalıydım" dediğin zamanlar oluyor mu? Ben bu halimden memnunum ve çok mutluyum. Belki biraz yaşımı ufak göstermemin ve tavırlarım da çok büyük olmaması bunda bir etken. Yaşam tarzı olarak da çocuksuyum. Bu benim seçimim. Ağır, oturaklı bir kadın olmayı şu an için açıkçası istemiyorum. Bu ilerleyen yıllarda mutlaka olacak ama şu an için istemiyorum. Halimden çok mutluyum.

- Peki bir gün başka bir kadın olarak uyansaydın, kim olmak isterdin? Julia Roberts olmak isterdim. Keşke bir sabah onun gibi uyanabilsem. Oyunculuk anlayışı ve yaşam tarzı olarak Julia Roberts benim idolüm. Bir gün bile olsa onun yerine geçmek, çok keyifli olmalı.

- Bu uçarılık ilişkilerine nasıl yansıyor? İlişkilerimde o kadar uçuk kaçık değilim. Daha normal yaşıyorum. Ama yalnız kaldığımda ya da insan ilişkilerimde çok ağırbaşlı ve oturaklı değilim. Girdiğimiz ortamlar açısından yerine göre ağırbaşlı görünmek zorunda kalıyorum. Çoğunlukla normal hayat içerisinde kendim olmayı seviyorum. Enerjik ve rahat bir kadınım.

- İmaj olarak olgun bir kadın gibi görünüyorsunuz, davranışlarınızla ve sempatikliğinizle bunları dengeliyorsunuz sanki... Hiç olgun bir kadın değilim açıkçası. Şu an için çok benlik bir şey gibi de görünmüyor.

- Siz olgun bir kadını nasıl tanımlıyorsunuz? Yaşadığımız olayların olgunluğunu tabi ki taşıyoruz ama bunun dışında rahat olmayı seçiyorum. Olgun bir kadın tarz olarak da bana uygun değil. Sürekli döpiyes giyip, hanım hanımcık oturmak benlik bir şey değil. Beni çok kısıtlar ve sıkar böyle şeyler. Sürekli belirli rutinler içinde yaşamak benim tarzım değil. Hayatta her zaman bir hafif bir koşturma, bir eğlence, değişik bir adrenalin olması gerekiyor. O yüzden ağırlık ve olgunluk, her şeyin düzenli ve yerli yerinde olması beni rahatsız ediyor. Bugün saat 2'de şunu yapacağın, 3'te randevum var. 5'te yemekteyim gibi bir yaşam tarzı bana hiç uymuyor. Belki de bu yüzden oyuncu olmayı seçtim. Ne zaman nerede olacağını ve ne yapacağını bilmiyorsun. Hep bir farklılık var oyuncuların hayatında. Bir hafta pazartesiyi değişik bir şekilde yaşarken, salıyı çok daha değişik yaşıyorsunuz. Her gün farklı geçiyor, bu beni çok mutlu ediyor.

- Peki bu belirsizlik canınızı sıkmıyor mu? Programlı yaşamak daha kolay değil mi? Belirsizlik beni çok rahatsız eder. Ama iş hususunda beni hiç rahatsız etmiyor. Ama sürekli "Bu çekim kaçta bitecek, hiç bitmeyecek mi, eve gidecektim, şunu yapacaktım" diye arkasına program ekliyorsanız ve bunu bir şekilde ayarlayamıyorsanız, bu belirsizlik işe de yansıyor. Bu can sıkıntısı haline geliyor ama bende böyle bir durum yok. Rahat çalışmayı seviyorum, çekim kaçta bitecek diye düşünmüyorum. Önceden bir program belirtmediysem ve herhangi bir işim yoksa eve saat kaçta gittiğimin hiç önemi yok. Üçte de gitsem olur, akşam dokuzda da... Ama "Üfff ne zaman gideceğim, ne yapacağım acaba, eve gittiğimde ne yapsam" gibi sonrasına program yapmak beni çok rahatsız ediyor. Belirsizlik insanda sinir yaratıyor.

- Bütün yaşam programını işine göre mi ayarlıyorsun? İşime ve aileme göre ayarlıyorum.

- Olgun bir kadın olduğunu düşünmesen de, hayatta hepimiz gibi bazı şeyleri olgunlukla karşılarsın. Neleri olgunlukla karşılarsın? Çok zor bir soru neyi olgunlukla karşılayabilirim gerçekten bilmiyorum. Ben birçok konuda rahat yaşamayı seviyorum.

- Kontrolünüz dışında olan pek çok olay var aslında...
Tabi ama şöyle de bir durum var: Ben bunların hepsini çok sakın karşılıyorum. Soğukkanlıyım, çok fevri davranmıyorum. Bazen hepimizin canına tak ettiği zamanlar oluyor ama yüzde 80 soğukkanlıyım. Aslında bu bir olgunluk değil, bu kişiliğimle ilgili bir durum. Kişilik ve karakter meselesi. Sakin bir yapıya sahipseniz; birçok şeyi soğukkanlılıkla ve rahatlıkla karşılayabiliyorsunuz. Bu biraz topu göğüste yumuşatıp gol atmaya benziyor. Olgun olmaktan daha farklı benim durumum.

- Bu karakter özelliklerinde ailen ne kadar etkili?
En büyük etki onların galiba. Çünkü beni onlar yetiştirdiler. Hiçbir zaman kuralcı bir yaklaşımla bize yaklaşmadılar, iki kız kardeşiz. Onlar her zaman "Bu hayat sizin, doğrusu budur yanlışı budur. Seçimler de sizin. Üzülecek olan sizsiniz. İstediğinizi seçmekte özgürsünüz." Dediler. Biz yanlış yolu da seçsek "Hayır yanlış, onu yapamazsın" demediler. Yanlış olduğunda bile "Bak yanlış yaptığında böyle oluyor, üzülüyorsun yapmamayı dene" dediler. Hep böyle yetiştirildik. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrendik.

- Kız kardeşiniz de mi size benziyor?
O da benim gibi. Ama biraz daha planlı programlı olmayı seviyor. Ama yapı olarak aynı gibiyiz.

- Yanlış bir karar vermemişsiniz ki üç yıldır Kenan İmirzalıoğlu ile ilişkiniz devam ediyor. Sürekli adınızın onunla birlikte anılması sizi rahatsız ediyor mu? Hiç rahatsız etmiyor. Benim de bir işim var ve sadece hayatımda Kenan yok. Bunu defalarca söyledim. Ama bunun yanında Kenan'nın isminin arkasında, onun kız arkadaşı olarak yazılmak beni rahatsız etmiyor. Yazmaları hiç problem değil. Biz üç yıldır bir ilişki yaşadığımızdan herkes bu duruma alıştı.

- Kenan'ı çok sevdiğin için rahatsız olmuyorsun galiba...
Elbette. Kenan'ı çok sevmenin dışında, her konuda bana çok fazla güven veriyor. Belki başka biri olsaydı çok fazla onun isminin benim önümde yer alması beni rahatsız edebilirdi. Ama bu kişi Kenan olduğu için beni hiç rahatsız etmiyor.

- Uçarıyım dedin ya, peki bu ilişkide dengeyi kim kuruyor?
Uçarılık öyle bir şey değil. Biz her konuda birbirimize çok uyum sağlayabiliyoruz. Denge kurmamız gerekmiyor. Gece 12'de çocuk parkında salıncağa binmek benim için büyük bir keyif. "Ben çok sıkıldım. Hadi parka gidelim, salıncakta sallanayım" dediğim zaman o da "Ee, hadi gel yürü, sallanalım" durumunda oluyor. Bu yüzden çok büyük dengeler kurmamıza gerek kalmıyor. Biz çok iyi anlaşıyoruz çünkü.

- Bir bakıma birbirinizi idare etme üzerine mi kurulu ilişkiniz?
Her ilişkide olduğu gibi biz de birbirimizi idare ediyoruz. Tabi ki arada tartıştığımız zamanlar da oluyor. Tencere kapak durumu bence hiçbir ilişkide çok söz konusu değil biraz idare, biraz alttan almayla yürüyor ilişkiler. Çoğunlukla aynı şeylerden hoşlandığımız için hiçbir şeyi çok fazla problem etmiyoruz.

- Kim daha fazla alttan alıyor?
Hiç bilmiyorum. Bugüne kadar hiç saymadım. O kadar değişen bir durum ki bunu bilemiyorum.

- Kenan'nın hangi özellikleri seni çok etkiliyor? "Parka gitmek istiyorum, götürüyor" dedin yoksa Kenan babacan bir adam mı? Hayır, babacanlığın bununla hiç alakası yok.

- Kadınlar böyle erkeklerden hoşlanırlar genellikle ama...
Benim hiç böyle bir takıntım yok. "Beni babacan tavırlarıyla sahiplensin" gibi bir düşüncem hiç olmadı. Ben Kenan'nın en çok iyi bir insan olmasını ve inanılmaz güzellikteki kalbini seviyorum. O kadar yufka yürekli bir insan ki... Beni en çok kalbi etkiliyor. Zaten bir süre sonra güzellik yakışıklılık kariyer hiçbir anlam ifade etmemeye başlıyor. Çünkü siz her gün aynı insana bakıyorsunuz. Evin içinde aynı insanı görüyorsunuz. O insanla dışarı çıkıyorsunuz, tatile gidiyorsunuz. Bir süre sonra o kadar alışıyorsunuz ki onun ne kadar yakışıklı olduğunu ya da bir kızın ne kadar güzel olduğunu bile çok aralarda fark edebiliyorsunuz. Ama bir yerden sonra işin içine duygular giriyor. Kenan'da o kadar temiz, doğru ve güzel bir kalp var ki benim için en önemli nokta bu.

- Çok güzel seviyor yani...
Çok güzel seviyor ve bu sadece bana karşı olan bir sevgi değil. Etrafına karışı da böyle. İnsan olarak çok güzel. Beni en çok etkileyen ve en sevdiğim özelliklerinden biri bu. Bence en önemlisi kalp güzelliği.

- Peki onun nelerini sevmiyorsun?
Bunları söyleyemem. Ama herkesin birbirinde sevmediği özellikler var mutlaka. Sevmemek değil ama bazı özelliklerimizin uyuşmadığı, onun kendine göre haklı olduğu, benim kendime göre haklı olduğum zamanlar oluyor. Ama "Bu özelliğini sevmiyorum" diye bir şey söyleyemem. Çünkü onu bir bütün olarak seviyorum. Sevmediğim yanları da o bütünün içinde.

- Ünlülerin dünyasında bir ilişkiyi sürdürmek çok zor. Dedikodular, çekememezlikler... İlişkiniz bunlardan etkileniyor mu? Açıkçası etkilenmiyoruz. Ama bir gazetede haber çıkınca niye bunu yazdıklarını düşünüyoruz. "Ne kadar saçma, ne yapıyor bu insanlar!" dediğimiz oluyor. Ama ilişkide karşılıklı saygı ve güven çok önemli. Bu kadar zamandan beri birlikte olduğumuz için bunu iyi yakaladığımızı düşünüyorum. Bunlar olduktan sonra onlar ne yazarlarsa yazsınlar ne çizerlerse çizsinler her ne olursa olsun o ilişki bir şekilde ayakta kalıyor. O iki insan birbirine tutunduğu sürece o ilişkiye hiçbir şey olmuyor. O yüzden bunca zamandır yazılan çizilen şeylerden gerçekten etkilenmeden yolumuza devam ettik. İnsan olarak üzülüyorum. İlişkin, erkek arkadaşın veya kendin için değil, böyle bir durumun ortaya çıkmasına üzülüyorsun. "Durduk yere böyle bir şeye ne gerek var, bizimle ne alıp veremediğiniz var?" diyorum. Ama onların da işi bu. Bir yerden sonra tamam oluyorsun. Ama "Neden bu kadar yalan var ortada, neden bu kadar üzerimize geliyorlar?" diyorum.

- Bu olaylara bağlı kıskançlıklar yaşıyor musunuz?
Bunlarla ilgili hiç kıskançlık tartışmalarımız olmuyor. Ama ilişkilerinde yaşanan küçük kıskançlıkları biz de yaşıyoruz. Kıskançlık hususunda yazılanlar hiçbir zaman gerçek değildi. Bunu her seferinde dile getirdim. Yazılanlar olay olarak son dönemde aramızda geçmedi. Ama onlar yazmaya devam etti, canları sağ olsun. Yapacak bir şey yok. Onlarla yaşamayı öğreniyoruz ama tabi ki normal bir kadın erkek ilişkisinde, bir kadın bir erkeği ne kadar kıskanırsa, bir erkek bir kadını ne kadar kıskanırsa biz de o kadar birbirimizi kıskanıyoruz.

- "Kenan"lı sorulardan fenalık geldiği oluyor mu? Her zaman sadece seninle ilgili soruların sorulmasını istemez misin? Benimle ilgili de çok soru soruyorlar. Bunlardan sıkıldığım zamanlar pek olmuyor. Ama bazen sürekli aynı şeyleri anlatıyor olmak "Üff yine aynı şeyleri anlatıyorum, bu röportajda böyle bitti." gibi oluyor ama yapacak bir şey yok. Merak edilenler bunlar sanırım. İlişkiyle gündemde olmak bu soruları cevaplamayı gerektiriyor. Ama şu var ki bizim ilişkimizde hiçbir şeyi saklamadık ve saklanmadık. Ne kadar işimizle ön planda olsak da, ilişkimiz her röportajın içinde soruluyor.

- Gelecekle ilgili planlarınız var mı? Yok. Ben genellikle gelecekle ilgili plan yapmaktan hoşlanmıyorum. Anı yaşamalıyız. Yarın ne olacağımızı bilmiyoruz. Gelecek için hayal kurabilirsin ama plan yapmak bana çok mantıklı gelmiyor.

- Peki o zaman hayallerinde neler var? İş anlamında gerçekten iyi bir yere gelebilmenin hayalini kuruyorum. Bulunduğum yeri sağlamlaştırmak istiyorum. Yaptığım işe daha fazla ne katarım düşüncesiyle çalışıyorum. Yaptığım işi en iyi şekilde, hakkıyla yapabilmeye çalışıyorum. Bunların dışında evlenip güzel bir yuva kurmak ve çocuk doğurmak istiyorum. Pek başka bir hayalim yok.

- Bu hayalleri herhalde Kenan'la birlikte kuruyorsun...
Bu hayalleri Kenan'la kurmuyorum. Ama böyle hayallerim var.

- Biraz sizde gardını almışlık var sanırım. Mesela insanların çok merak ettiği ama sizin için çok doğal olan sorular soruyorum. Gelecek planı yapıyor musunuz gibi... Hep yuvarlak cevaplar veriyorsunuz...Çünkü bu sorulara cevap vermeyi çok sevmiyorum. Yarın ne olacağını hiç bilmiyoruz. Belki bundan üç gün sonra ayrılmış bile olabiliriz. Her şey çok iyi gidiyor ama ne olacağını bilemeyiz ki... Bu yüzden hep özel hayatımızı korumak gerektiğini düşünüyoruz ve bunu yapmak zorundayız. Çünkü özel hayatımıza o kadar çok müdahale ediliyor ki, hiç elimizde olmayan olaylar etrafımızda geliştiği zaman kırılıyorum. Bu yüzden mümkün olduğunca "Bu bizim özel hayatımız" durumunu korumam gerekiyor. Aynı şekilde Kenan'nın da. O zaten benden çok daha ketum, hiç konuşmuyor. Ben yine elimden geldiğince soruların cevabını vermeye çalışıyorum.

- "Kenan"sız özel hayatında neler yapıyorsunuz?
Arkadaşlarımla buluşuyorum. Vakit bulabilirsem İzmir'e ailemin yanına gidiyorum. Sinemaya ve spora gidiyorum. Sahile iniyorum. Bütün gün yataktan çıkmadan müzik dinliyorum. Evde DVD film izliyorum. Başka da bir şey yapamıyorum. Ancak yorgunluk atabiliyorum.

- Alışveriş yapmayı seviyor musunuz?
Alışveriş yapmayı severim ama üzerime deneyerek alışveriş yapmam. Pantolon, ayakkabı ve jean olmadığı sürece her şeyi denemeden alırım. Çünkü çok sıkılıyorum. Kadınların pek yapmadığı bir şey bu. Hızlı alışveriş yaparım. Bir saat içinde ne almam gerektiğini bildiğim için, her şeyi almış olurum. Çok fazla dolanmayı sevmiyorum. Dolandıkça başım dönüyor ve ne alacağımı unutuyorum. Karışıklığa gelemiyorum. Çok pratik ve hızlı olmak benim için önemli. Ne alacağımı ve az çok neye ihtiyacım olduğunu bilerek alışveriş yaparım.

- Takıntılı olduğunuz markalar var mı? Her markadan alışveriş yaparım. En pahalısından en ucuzuna kadar neyin içinde rahat ediyorsam alırım.

- Güzelliğin için neler yapıyorsunuz?
Hiçbir şey yapmıyorum. Sadece setten geldikten sonra makyajımı temizleyip, nemlendirici kullanıp yatıyorum. Bunun dışında haftada bir kere kendi kendime peeling yapıyorum. Hiç şaşmadan sadece manikür ve pedikür yaptırıyorum. Ben genelde kadınların severek yaptığı her şeyden çok sıkılıyorum. Kuaföre gitmek ve saç boyatmak bana kabus gibi geliyor. Bu saçlarımın kendi rengi, uçlarında daha öncesinden kalan gölgeler var. Artık saç bile boyatmıyorum. Bir kere boyattım ve bir daha yapmam.

- Güzellikte hangi markaları tercih ediyorsunuz?
Alerjik bir cildim var. İnce bir ten yapım var. Bu yüzden Clinique ve Vichy kullanıyorum çoğunlukla. Lancome, Clinique ve Mac gibi kozmetik markalarını tercih ediyorum. Vücudum için sadece nemlendirici kullanıyorum.

- Kozmetik mağazalarında kadınlar kendilerini çok iyi hissederler. Siz öyle değil misiniz?
Hayır, orada da başım dönüyor. "Onu mu alsam bunu mu alsam?" diyerek, gereksiz şeyler alıp eve geliyorum. Neye ihtiyacım varsa hedef belirleyip, etrafıma çok fazla bakmadan alıp çıkıyorum.


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 16:57 #3
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler


Zeynep Beşerler Zeynep Beşerler Zeynep Beşerler Zeynep BeşerlerZeynep Beşerler


Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 16:59 #4
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler



Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 16:59 #5
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler

Zeynep BeşerlerZeynep Beşerler
Zeynep Beşerler

Zeynep Beşerler

Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 17:01 #6
Başκeитiи Mełeği
//

__________________Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler

Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler
Zeynep Beşerler
Zeynep BeşerlerZeynep BeşerlerZeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 17:02 #7
Başκeитiи Mełeği
//

Alacakaranlık'ta gerçek hayattaki sevgilisi Kenan İmirzaloğlu'nun kızkardeşini canlandıran Zeynep Beşerler adının sürekli sevgilisiyle birlikte anılmasından rahatsız olmadığını söylüyor

Kurallarım var


Alacakaranlık'la gönül bağı olduğunu, asla bırakmayacağını söyleyen Zeynep Beşerler oyunculuktaki kurallarını şöyle anlatıyor: 'Sevişme ya da abuk sabuk öpüşme sahnelerinde asla oynamak istemem. Ama öyle bir roldür ki, öpüşme işin can alıcı noktasıdır. Eğer çok istediğim bir projeyse yönetmene yalvarırım 'Lütfen sen bunu hallet' diye ama kabul etmezse yapmak zorunda kalırım. Hiç böyle roller gelmesin diye bol bol dua ediyorum.'

Gay söylentileri


Bir süre sonra evlenip çocuk sahibi olmak istediğini söyleyen Beşerler, Kenan İmirzalıoğlu hakındaki gay söylentilerine de 'meyve veren ağaç taşlanır' şeklinde yanıt veriyor: 'Bu haberler beni hiç rahatsız etmiyor gerçekten. Bana göre şöyle bir şey bu: Karşısındaki insanın başarısından rahatsız olan hasta zihniyetlerin ürettiği şeyler. Bu tarz sözler ortaya atanlardan rahatsız olmak yerine onları tedavi etmek gerek bence.'

Kenan adam gibi adam

Alacakaranlık'ta gerçek hayattaki sevgilisi Kenan İmirzalıoğlu'nun kardeşini canlandıran Zeynep Beşerler 'Genelde kızlar sevdikleri adamın yanındaki kıza gıcık olurlar ama beni seviyorlar, ikimizi yakıştırıyorlar' diyor

İzmir'de lise öğrencisi bir kız. Güzelliği herkesin dilinde. Şarkıcı Çelik yakın arkadaşı. 'Gel seni klibimde oynatayım' diyor. Kız hevesli ama ailesi kabul etmiyor: 'Senin daha yaşı küçük'. Aradan iki yıl geçiyor. Çelik bu defa kendi konuşuyor 17 yaşındaki Zeynep'in ailesiyle. İkna etmeyi başarıyor. Onu 'Ayrılık Deme Bana' adlı şarkısının klibinde oynatıyor. İşte Alacakaranlık'ın Filiz'i, Kenan İmirzalıoğlu'nun sevgilisi oyuncu Zeynep Beşerler'in kamerayla ilk tanışıklığı böyle gerçekleşiyor. Sonrası adım adım geliyor. 'Sanırım yıldızım parlak benim' diyen Zeynep Beşerler'in oyunculuğu ve aşkı üzerine...

Klipten sonra oyuncu olmak için mi geldiniz İstanbul'a?

İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı'nı kazanmıştım. 1998'de girdim, okul hala devam ediyor. Oyuncu olmak gibi bir niyetim yoktu. 16-17 yaşından beri mankenlik teklifleri geliyordu, hepsini reddettim. Öyle bir yerde gözüm yoktu çünkü.

Neden peki?

Mankenlik bana göre bir meslek değil. Ben o kadar zorluğa gelemem. Açıkçası bir de maalesef mankenlik çok da iyi karşılanmayan bir meslek. Ama oyunculuğa başlayana kadar ne zaman fotoğrafımı çekseler altına manken ya da Türkiye güzeli yazdılar. Oysa ben hiç mankenlik yapmadım.

Aklınızda hiç böyle bir şey yokken nasıl oyuncu oldunuz?
Bir gece arkadaşlarla gece kulübüne gitmiştik. O gece de şans bu ya, kulüp güzeli seçiyorlarmış. İçeride yakama bir yıldız taktılar, bir anda kendimi sahnede alkışlanırken buldum. Bir sürü gazeteci fotoğrafımı çekiyor ve ben sadece 'Mini etek de giydim, babam beni öldürecek' diye düşünüyorum. Sinan Çetin, seçici kuruldaymış. Onunla tanıştım. Bana 'Seni reklamlarda oynatacağım' dedi. Kinetix reklamındaki defteri, kitabı fırlatıp deli gibi okuldan kaçan kız bendim. Onun ardından canlı yayınlara konuk oldum ve sunuculuk yapmaya başladım.

Şanslı birisiniz gerçekten. Ardından da bir Tarkan klibi var çünkü.

Evet, Tarkan'ın 'Dudu' şarkısının klip seçmelerine gitmeyi gerçekten hiç istememiştim. Ama gittim ve seçildim. Ajansımın zoruyla çekimlerine gittim ama sonra çok zevk aldım.

İnsan neden Tarkan'ın klibine zorla gider ki?

Bir önceki klibinden ötürüydü. Hani öpüştüğü... Gitmek istemeyince ajans senaryoyu araştırdı. Öpüşme yok, dediler. Ama yine de başta tedirgindim. Öyle bir şey çıkmadı şükür ki.

Asıl parlama klibin peşi sıra oldu sanırım...

Klipten sonra bir sürü dizi ve film teklifi geldi. Alacakaranlık'ta karar kıldım çünkü diğerlerinde kendimi bulamamıştım. Zaten Uğur Yücel denince akan sular durdu. Senaryoyu bile okumadan kabul ettim. O beni reklamlarda görüp ajansımla konuşmuş. Onun sayesinde oyunculuğa adım attım.

Oyunculuk dersi aldınız mı?

Almayı düşünmüştüm ama gerek olmadığını söylediler. İşi ustalarından, mutfağında öğreniyorum zaten. Her şeyi gözlemliyorum ve bol bol soru soruyorum. Derse gerek olmadığını, doğallıktan kaçmayıp sadece gözlemleyerek bu işi kotaracağımı söylediler bana.

Alacakaranlık'ta Ferit'in kardeşi Filiz'i oynuyorsunuz. Nasıl anlatırsınız Filiz'i?

Her şeyi kendi içinde yaşamayı seven, ailesini üzmemek için onlarla çok fazla bir şey paylaşmayan ama onlara çok bağlı bir kız. Aynı zamanda aklına koyduğu her şeyin peşinden gidebilecek kadar da güçlü bir karaktere sahip. Filiz'in başına gelenler yaşıtlarının da yaşadığı olaylar. Onun üzerinden gençlerin yetişmesi hususunda ailelere çok fazla görev düştüğünü anlatmaya çalışıyoruz.

Filiz'in sıkıştığında yanına koştuğu güçlü bir ağabeyi var. Peki ya Zeynep kimin yanına koşar?

Ailesinin tabii ki. Onun dışında çok yakın dostlarının ve sevgilisi Kenan'ın. Kenan benim her daim yanımda. Beni yatıştırıp sakinleştiriyor. Bu konuda çok şanslıyım.

Çok fazla teklif aldığınızı söylüyorsunuz. Şimdi başka bir projede başrol gelse Alacakaranlık'ı bırakır mısınız?

Geldi ama bırakmadım, bırakmam. Çok bağımlıyım bu diziye ben, gönül bağım var.

Bir röportajınızda 'Kurallarım var' demişsiniz, başka yerde 'Kuralları olanı anlamıyorum.' Hangisi doğru?

Benim için kural şöyle bir şey... Sevişme ya da abuk sabuk öpüşme sahnelerinde asla oynamak istemem. Ama öyle bir roldür ki, öpüşme işin can alıcı noktasıdır. Eğer çok istediğim bir projeyse yönetmene yalvarırım 'Lütfen sen bunu hallet' diye ama kabul etmezse yapmak zorunda kalırım. Hiç böyle roller gelmesin diye bol bol dua ediyorum.

Sizden bahsedilirken her defasında isminizin önüne 'Kenan İmirzalıoğlu'nun sevgilisi' ibaresinin konması rahatsızlık vermiyor mu peki?

Açıkçası bu insan Kenan olmasaydı da başka biri olsaydı, bu beni çok rahatsız ederdi. Ben bu noktaya kimsenin yardımı olmadan geldim. Bunun önüne bir ismin geçmesi gerçekten sinir bozucu olabilir. Ama bu kişi Kenan olduğu için rahatsız etmiyor. Şimdi onunla birlikte olduğum için söylemiyorum. Allah korusun, yarın öbür gün ondan ayrıldığımda da yine böyle düşünürüm. Çünkü o adam gibi bir adam.

Kenan İmirzalıoğlu ailesinin onu evlilik hususunda sıkıştırmaya başladığını söylüyor. Siz ne düşünüyorsunuz evlilik hususunda?

Bu aslında çok fazla planlanacak bir şey değil. Kader kısmet işi. Tabii ki neden olmasın ama herhalde belirli bir süreye daha ihtiyaç var. Ben inanılmaz derecede çocuk isteyen biriyim. O yüzden de belirli bir zaman sonra neden olmasın.

Aileler tanıştı mı?

Biz birbirimizin ailesiyle tanıştık ama henüz ailelerimiz tanışmadı. Biraz zamanı var. Ama sorular geliyor tabii. Ben annemlere 'Evlenmeyeceğim' diyorum ki çok sıkıştırmasınlar. Bazı şeyler kesinleşince, direkt gidip evleniyorum diyeceğim.

Sevgiliniz sizin için 'Evde aslan gibi dolaşır' demiş. Evde hükmeden siz misiniz yoksa?

Hükmetmek değil de çok kolay kolay çoğu şeye boyun eğmeyen biriyim. Dikbaşlılıktan kaynaklanan bir şey bu, sanırım onu söylemek istemiş Kenan. Keçi inadı var bende. O da inatçı aslında ama birbirimizi dengeliyoruz işte.

Evleneceğim kız sarma yapmayı bilecek demiş, biliyor musunuz peki?
Sarma yapmayı açıkçası bilmiyorum ama yemek yapabiliyorum. Kariyeri, çocuğu ve yemeği aynı anda yapabilirim. Gezmeyi de çok seviyorum ama evcimen bir insanım. Kenan da öyle. Evine çok bağlı bir insan.

Kenan İmirzaloğlu'nun gay olduğuna dair haberler çıkıyor basında. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?
Etmiyor gerçekten. Bana göre şöyle bir şey bu: Karşısındaki insanın başarısından rahatsız olan hasta zihniyetlerin ürettiği şeyler. Bu tarz sözler ortaya atanlardan rahatsız olmak yerine onları tedavi etmek gerek bence.

Birlikte sokakta gezerken insanların size yaklaşımı nasıl?

Bana 'yenge' muamelesi yapıyorlar. Daha çok 'Birbirinize çok yakışıyorsunuz' diyorlar. Biri nazar boncuğu getirdi, 'Allah sizi nazardan saklasın' diye. Bunlar insanı mutlu eden şeyler. Genç kızlardan da aynı tepkileri almak bizi çok şaşırtıyor. Genelde kızlar gıcık olurlar ya sevdikleri kişinin yanında olan kızlara ama beni seviyorlar

alintidir..Zeynep BeşerlerZeynep Beşerler

Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 17:04 #8
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler: Silahımı Verin Bana


Oyuncu Zeynep Beşerler silahla atış yapmayı çok sevdiğini, bir gün rol olarak da iyi bir polis ya da ajanı canlandırmayı arzu ettiğini söyledi.


Beğenilen oyuncu Kenan İmirzalioğlu'nun sevgilisi Zeynep Beşerler silah kullanmak hususunda oldukça iddialı olduğunu açıkladı. Ihlamurlar Altında isimli dizide aşk acısı çeken bir kadını canlandıran Beşerler'in en büyük arzusu elinde silah, koşup zıplayabileceği ve polis olacağı bir dizide oynamak. Aksiyona bayıldığını belirten güzel oyuncu şunları söyledi; "Polis olmazsa, ajanı da oynamak isterim. Bu bir sinema filmi de olabilir. Tabanca kullanmayı çok seviyorum.




ATTIĞIMI VURURUM


Poligonda atış yapmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Hem de attığımı vuruyorum. Hatta Kenan bile bu duruma şaşırıyor. "İnanamıyorum" filan diyor. Atış yaparken inanılmaz deşarj oluyorum. İşte bu nedenle adrenali bol bir aksiyon filminde rol almayı hayal ediyorum. Şunu da söylememde fayda var; birey olarak toplumun silahlanmasına karşıyım."



Zeynep Beşerler


Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 17:04 #9
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler

Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Alt 07-02-2009, 17:11 #10
Başκeитiи Mełeği
//

Zeynep Beşerler

Zeynep Beşerler


Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Zeynep Beşerler Konusuna Benzer Konular
Zeynep Beşerler yeni bir aşka yelken açtı
Evlilik planlarını sürekli erteleyen Kenan İmirzalıoğlu'ndan ayrılan Zeynep Beşerler, çok geçmeden yeni bir aşka yelken açtı. Beş yıldır...
Zeynep Beşerler, Şahan Gökbakar ile Aşk Yaşar Mı?'
Zeynep Beşerler, Şahan Gökbakar ile Aşk Yaşadığı İddialarına Bakın Nasıl Yanıt Veriyor. Zeynep Beşerler "Şahan'la bir şey yaşamam imkansız....
Zeynep Beşerler Kenan ile aşklarının nasıl başladığını anlattı!
"Kenan ile Alacakaranlık'ta beraber oynuyorduk. Dizi başladıktan altı ay sonra çıkmaya başladık. İnanmayacaksınız ama kendisinden hoşlandığımı gidip...
Kenan imirzalıoğlu’yla zeynep beşerler ayrıldı!..
ERDİ!.. KENAN İMİRZALIOĞLU’YLA ZEYNEP BEŞERLER AYRILDI!.. Geçen şubat ayında askerden dönen ve bugünlerde Uğur Yücel’le oynayacağı sinema filminin...



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:51 .