Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree1Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 31-01-2009, 01:56 #21
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

İlk öpücük, ilk heyecan

Alacakaranlık, bir vampir filmi olarak karakterleri gibi aşırı kansız ve soluk. Romantik bir film olarak ise gayet hassas ve ateşli. Bu da, içinde yaşadığımız şiddet dolu dönemle ilgili söylemin muhafazakâr olmasından kaynaklanıyor...

Gözükara âşıkların 'uğruna ölmeye hazırım' vaadinin aynı zamanda 'sonsuza dek birlikte yaşamak' hevesine de denk düştüğü ortada. Yani vampirik sözlüğe de cuk oturan bu sembolik çıkışların bu hafta vizyona giren Alacakaranlık'ın âşık iki ergen gencin arasındaki ana mesele olmamasına şaşmamalı.

Ne de olsa sevdiğine ruhunu teslim etmeye hazır ölümlü genç bir kız ile bu teslimiyetten ne kadar faydalanması gerektiği hususunda ahlaki tereddütler yaşayan vampir bir gencin ilşkisi söz konusu. Açıkça anlaşıldığı üzere, bastırılmış arzular ve tatmin edilemeyen tutkularla ilintili vampir öyküleri bu filmdeki trajik ergenlik enerjisine tercüme edilmiş. Yeni bir şey değil yani. Zaten Amerika'daki tanıtımı Harry Potter serisi misali bir sansasyonla yapılan film, uyarlandığı dört kitaplık dizinin ilki olarak yetişkinlerin dünyasında yer bulamayan ve bu arada başedilemeyen hormonlarla uğraşmak durumunda kalan gençlerin hali ve ahvalini anlatıyor.

Nasıl ki gotik akımı tam da toplumsal çalkantıların, savaş ve açlık gibi insan aklına sığmayacak yıkıcılıklara karşı fantastik bir eleştiri ve kaçış yoluysa film de içinde yaşadığımız bu dönemin aynası olan bir romantik gençlik filmi.

17'LİK KIZA 108'LİK SEVGİLİ
Alacakaranlık bir vampir filmi olarak karakterleri gibi aşırı kansız ve soluk. Romantik bir film olarak ise gayet hassas ve ateşli. Bu da içinde yaşadığımız şiddet dolu, kan ve revan dönemle ilgili getirdiği alternatif söylemin bilakis gayet muhafazakâr olmasından kaynaklanıyor. Nefsine (kan veya sek*) hâkim olamayacağından korkan oğlan, kızla sevişmeyi reddediyor esasen.

Lakin 17 yaşında kerhen vampir olan 108 yaşındaki oğlumuz ile resmen 17'lik fani genç kızımız arasındaki bu eski moda romantikliğe bakıldığında ahlaki olarak çelişki arasanız da buyrun. Gerçi zavallı oğlan, 17 yaş bedeninde olduğu için mecburen dön dolaş lise koridorlarında dolanmanın ilahi sıkıntısını yaşıyordur katmerlice. Aşktan gözü dönen kızımızın oğlanın peşinden ne pahasına olursa olsun gitmek dışında bir irade göstermemesi ve kurtarılmaya muhtaç bir kadın portresi çizmesi şimdinin gençliğine yeterince ahlaki mesaj veriyor. Günümüzün vampir avcısıkorkusuz genç kız Buffy değil de eskilerden Lord Byron'ı hatırlatan bir ahlaki açmaz var ortada.

Doğrusu, oğlan da süpermen misali kızımızın ayaklarını yerden kesiyor (!), muhteşem doğa manzaralarında dağ tepe, ağaç dolaştırıyor. Dolayısıyla babasının yaşadığı küçük bir kasabaya taşınan17 yaşındaki genç kız Bella Swan'ın (manası Güzel Kuğu!) yeni bir çevre, okul ve arkadaş çevresinde yaşadığı açmazlar doğal. Lakin pek ikna edici değil. Çünkü genç oyuncu Kristen Stewart'ın canlandırdığı hafif titrek ve sürekli dudaklarını ısıran Bella, adı gibi gayet güzel bir genç kız aslında. Ergenliğin kendini beğenemez ve güvensiz hallerine nazire olsun istenmişse de nafile. Sevecen duygularını fazla açık edemeyen babanın hediye ettiği külüstür pikabı sevinçle karşılayacak denli de 'punk' havalarda.

Zaten "ben sessizce acı çekenlerdenim" sözleriyle içine kapanık ergen hallerini rahatça ifade ediyor. Lakin okulun havalı ve ulaşılmaz genci Edward'la ( Harry Potter ve Ateş Kadehi'nin kötü çocuğu İngiliz Robert Pattinson) şahsen ilk karşılaşmaları şaka gibi.

Film kendini 'imkânsız aşk' öyküsü olarak ciddiye alsa da hayvan kanından şaşmayan oğlumuz ve soluk benizli ailesinin kendilerine yakıştırdıkları 'vejetaryeniz' esprisi misali klişelerle ortamı rahatlatıyorlar. Edwar'ın kızımıza "Ne biliyorsun belki de ben kötü bir oğlanım" sözleri de uyarı olmaktan ziyade tehlikeli olana meyletme temayülü olarak tipik bir 'baştan çıkarıcı' işlev işte. Anladık yani! Bu arada Debussy dinleyen, sevgilisine piyano çalan bu 'çocuk adamın' kızımıza 'sonsuza kadarı boşver, yaşadığımız ana bakalım" sözlerini kulağa küpe filan, yaparsınız.

16/01/2009 - Sabah/Günaydın [Esin Küçüktepepınar]

Facebook'ta paylaş.

Alt 31-01-2009, 01:57 #22
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleriAlacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Facebook'ta paylaş.

Alt 31-01-2009, 01:57 #23
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Maşallah Çok İyi Çocuk

Alacakaranlık'ı popüler yapan, hele de Amerikan basınının iştahını en çok kabartan yanlarından biri, endüstrideki yeri sağlam bir müzik kültürüyle iyi bütünleşmiş olması.
Amerikan ve İngiliz usulü pop rock, best seller'ı Alacakaranlık'ı yazarken Stephenie Meyer'ın ilham kaynağı olduğu gibi, filmin soundtrack'ini de neredeyse boydan boya kaplamış durumda.
Aynı zararsızlık, bu bol müzikli filmin kendisi için de geçerli. Alacakaranlık, vampirizme tarihindeki en uslu yorumlardan birini getiriyor.
17 yaşındaki Bella'nın (Kristen Stewart) aklını başından alan vampir Edward Cullen (Robert Pattinson), kötü adamlar ve birtakım hayvanlar dışında kimse için tehlike teşkil etmiyor. Cullen ailesi, insan kanıyla beslenmeyi reddeden vampirlerden. Tıpkı Blade'de olduğu gibi, rastgele insan avına dair ahlaki yasağı bozanlar, sadece punk kılıklılar. Cullen'lar ise, vejetaryen, spor yapan, hatta filmde değinilmedi ama muhtemelen yoga da yapan zengin bir aile gibiler. (Aile reisi rolündeki Peter Facinelli'nin Vampirle Görüşme'deki Tom Cruise'a benzerliği gözden kaçmıyor.) Edward, kız arkadaşı Bella'nın kanına girmemek için otokontrolü tamamen ele alabilecek kadar kibar bir delikanlı; ırza dost bir kan emici. 'Kötü çocuk cazibesine sahip bir iyi çocuk' olarak tasarlandığı söylenebilir. Zaten film 'vampirik' durumlarla çok da ilgilenmiyor; türün çeşitlenmesini takip edenler için zengin malzeme sunduğu söylenemez.
Alacakaranlık, uzun zamandır örneği pek görülmeyen ciddiyette bir gençlik aşk filmi, Dirty Dancing'le aynı geleneğe bile bağlanabilir. Fakat James Dean'den beri Edward'ınki kadar ciddi bir pozculuğa nadiren rastlanmıştır. Edward vampir çekiciliğinin parodisi olabilecek noktaya kadar gidiyor ve çizgiyi geçmeden türünün sınırlarına -video klip romantizmi- sadık kalıyor. O kadar ki, filmdeki 'cheesy'lik, neredeyse cesaret edilen bir tuhaflığa dönüşüyor.
Filmin, hedeflediği damarı iyi yakaladığı ortada; Pattinson (kendisi aynı zamanda folk rock müzisyeni ve soundtrack'te iki parçası var) şu anda genç kızların son büyük toplu aşkı / yeni favori poster oğlanı olarak almış yürümüş halde.
Pattinson bu yöndeki fantezileri karşıladığı gibi, Kristen Stewart da 'ağırbaşlı isyanlar'daki yeniyetme genç kızın naif cesaretini güzelce takınmış. Aslında bu, daha çok onun hikayesi.
Vampirlik her zamanki gibi, baştan çıkma arzusuna dair soluk benizli bir bahane.
Önceki filmlerinde (Thirteen; Lords of Dogtown) Amerikan gençliğinin sorunlarına ve alt-kültürle ilişkisine bakan Catherine Hardwicke, Alacakaranlık'ta ilk defa bir hayal dünyasından bahsediyor. Bu hayal dünyası, kitabına / kuralına uyularak yaratılmış, kendisi kışkırtıcı olmamaya özen göstererek, kışkırmanın erdemlerinden bahseden bir yer. "Hoş olan güzel değil"se, sadece hoş olmakla yetiniyor ve 'kaplama dişli vampir' etkisinden şaşmıyor.
Düşünün ki, Dawson's Creek'teki kasabada güneş kapanmış ve ortalığı vampirler basmış; Alacakaranlık'ın yakaladığı ton, aşağı yukarı böyle.

18 Ocak 2009/Sabah-Günaydın

Facebook'ta paylaş.

Alt 31-01-2009, 02:01 #24
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Alacakaranlık-(Twilight) resimleriAlacakaranlık-(Twilight) resimleriAlacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

“‘And so the lion fell in love with the lamb…,’ he murmured. I looked away, hiding my eyes as I thrilled to the word.
‘What a stupid lamb,’ I sighed.
‘What a sick, masochistic lion.’”
– Edward and Bella

Facebook'ta paylaş.

Alt 31-01-2009, 02:03 #25
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

En yakışıklı vampir ile en güzel kızın aşkı

ABD ve Avrupa'yı sarsan romantik gerilim filmi Alacakaranlık-Twilight bu hafta vizyona girdi. Sinemada gelecek 10 yılın kraliçe ve kralını görmek için kaçırılmaz fırsat Türkiye'de ne yazık ki Batı mantığında bir edebiyat tüketimi yok. Daha doğrusu roman okuma alışkanlığı sinema izleme alışkanlığıyla birbirini tetiklemiyor. Mesela Alacakaranlık’ın uyarlandığı roman ABD'de 40 haftadır en çok satanlar listesinin başında yer alıyor. Stephanie Meyer'ın yazdığı Alacakaranlık yurtdışında bir fenomen. Bu kitabın filme çekileceği duyulduğu zaman filmin başrollerinde kimlerin yer alacağı merak konusu oldu. Yapımcılar öyle iki seçim yaptılar ki turnayı gözünden vurdular diyebiliriz. 18 yaşındaki Kristen Stewart, “Panic Room” ile başlayan başarılı filmler serisinin sonunda Alacakaranlık'ın başrolünü kaptı. Gelecek 10 yılın en önemli ismi olacağına inancımız tam. Gizemli yüzü, derin bakışları ve bağımsız filmlerin diline uyan müthiş oyunculuğuyla filmin başarısında büyük rol oynuyor. Stewart'ın aşık olduğu vampir rolünde ise “Harry Potter, Ateş Kadehi”nde Cedric Diggory'i canlandıran Robert Pattinson romandaki karakteri müthiş bir başarı ile filme aktarmış. Karizmatik ve farklı bir yakışıklılığa sahip Pattinson, Stewart ile öyle bir ikili oluşturmuşlar ki tüm zamanların en başarılı aşk filmi Love Story'daki Ali Mcgraw ve Ryan O’Neal'a taş çıkartıyorlar neredeyse. Bram Stoker'ın Dracula'sında yer alan vampir ile bir insanın imkansız aşkını anlatan Alacakaranlık tabii ki Drakula’dan çok daha naif bir düzlemde ilerliyor. Ama etkileyiciliği hiç de azımsanacak gibi değil. Romantizm ve imkansız aşklar kategorisinde en üst sıraları hedefleyecek bir hikayeye sahip Alacakaranlık. Bu anlamda Romeo ve Juliet’in hikayesini de anımsatan filmin iki başrol oyuncusu dışında diğer karakterler de başarılı. 2007 yapımı “Feast of Love”dan hatırlayacağımız Stewart'ın babası rolünü oynayan Billy Burke bunlardan biri. Anne babası ayrı olan Isabella babasının yaşadığı kasabaya gider. Uzun yıllardır babasıyla beraber olmamıştır. Yeni okul ve arkadaşlar zaten toplumun geneliyle çok da uyumlu olmayan Isabella için sıkıcı deneyimlerdir. Fakat bütün kalabalık içinde Edward Cullen ile karşılaştığında her şey değişecektir. İnsan olmanın sıcaklığını bir vampire duyduğu aşkın ateşine tercih eden Isabella ile onun kanına susamışlığını aşkının sıcaklığına tercih eden vampir Edward'ın hikayesi artık başkalaşmıştır. Birbirlerini bulan iki sevgili bu imkansız aşkları için her şeylerini feda etmeye hazırdırlar. Bütünüyle maddileşen hayatımızın böylesi basit bir hikaye ile sarsılması ne garip. İnsanlık geçirdiği her türlü çirkin değişime rağmen aşka duyduğu ihtiyacı bastıramıyor. Belki de onun için Alacakaranlık'ın romanı 40 haftadır en çok satanlar listesinin başında ve belki de bu yüzden bu hafta bu filme gitmelisiniz.

Serdar Akbıyık/CineDergi Şubat

Facebook'ta paylaş.

Alt 31-01-2009, 18:51 #26
·• ΒєşiкţĀŞК•·
Çǿκ کe√díκ طę dطí
yh birbirLerini öptükLeri resimLeri koymayın yh

t$kLer (=

Facebook'ta paylaş.

Alt 01-02-2009, 02:10 #27
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleriAlacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri
Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Facebook'ta paylaş.

Alt 01-02-2009, 02:11 #28
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Gerçek Adı: Edward Anthony Masen Cullen
Lakap: Lion
Doğum tarihi: 20 Haziran 1901
Doğum Yeri:Chicago, Illinois
Değişim Tarihi: 1918
Yaş: 17
Özel Yetenek: Bella Swan istisna olmak üzere diğerlerinin zihinlerini okuyabilmek.

Fiziksel Özellikleri:
Saç Rengi: Bronz/Bakır
Göz Rengi:İnsanlarınki gibi , yeşil. insan yerine hayvan yiyen vampirlerinki gibi,acıktığındaysa kara.


Yaşamı:

Edward Alacakaranlıkta Bellayla ilk karsılaştığında Bellanın kanının kokusu Edward'ı çılgına çevirir ve onu öldüreceğinden korkar . Bu felaketi önlemek için Alaska’ya gider, ama sonunda evine yani Forks'a geri döner. Bella’nın hayatının düzeninin bozulmasına izin vermemekte kararlıdır. Edward Bellayla sınıfta konuşmaya başlar. Onun dönüşünden sonraki gün , Bella’yı bir minibüs tarafından vurulmaktan kurtarmak için doğaüstü hızı ve kuvvetini kullanarak insan olmadığı gerçeğini dışa vurup kendini tehlikeye atar. Bella Edward'ın yeteneklerine şahit olur ve ondan şüphelenmeye başlar ama Edward sıradan bir insan olduğu hususunda ısrar eder. Ve iki arkadaş sonunda birbirlerine aşık olur. La Push'a yapılan bir gezide , Bella Jacob Black tarafından güya Cullen ailesinin büyük büyük babasının zamanından beri yasayan ve hayvan kanıyla beslenen bir vampir topluluğu olduğunu öğrenir.

Edward'la olmak Bella için öldürücü bir risktir çünkü Edward'ın onun kanına olan isteğiyle sürekli savaşması gerekiyordur. Bella'nın onunla olmaması için onu sürekli uyarır , hayatı için korkması gerektiği düşüncesini ona aşılamaya calışır ve eğer onunla olursa tehlikede olduğunu Bellaya sürekli hatırlatır .Yine de Bella'nın sevgisi ve inancı Edward'ın baskılarında , onun uyarılarına kulak asmadığında hatta en kötü korkusunda haklı çıktığı zamanda Edward ve onun ailesiyle birlikteyken Bella "vejeteryan olmayan" bir vampirin hedefi haline gelir. Ailesinin yardımıyla Edward Bella'yı James'a av olmaktan kurtarır ama asıl soru Bella'nın bundan sonra nasıl güvenli kalmaya devam edeceğidir.

Doğum günü partisi esnasında Bella kazara elini keser ve Edward'ın erkek kardesi Jasper'ın içgüdüsel olarak Bella'nın kanını istemesi üzerine Edward Bella'yı kendi ailesinin yanına getirdiğinde onun tehlikede olduğunu tekrar hatırlar. Bella'nın basına birşey gelmesinden korktuğu için onu artık sevmediğine kendisini ikna eder ve ailesiyle birlikte oradan ayrılır. Kalbi çok kırılmıştır ama onu korumak ve bencil olmamak zorundadır.

Bellayla tanışmadan önce Edward bir vampir olmasına rağmen neredeyse bir yüzyıl aşık olmadan yaşamıştır ama sonunda Bellasız yaşayamayacağını anlar. Fakat sonra yanlışlıkla Bella'nın öldüğünü zanneder, Volturi'yi kendisini öldürmeleri için ikna etmeye çalışır. Edward'ın ileriyi görme yeteneği olan kız kardeşi Alice'le birlikte Bella İtalya’ya gelir ve Volturi onu almadan önce Edward'ı durdururlar.

Edward Bella'nın çektiği acının farkına varınca Bella'nın insanlığını kaybetmesinden korkmasına rağmen Bella başarılı bir şekilde vampire dönüşmek için Edward'ın ailesinin desteğini alır. Edward Bella'nın onunla olması için insanlığını kaybetmesi düşüncesine çok sinirlenir, ama sonra eğer Bella onunla evlenirse gönülsüz bir şekilde onu değiştirmeye razı olur.

Edward Bella'yı vampire dönüştürmekte gönülsüz olduğunu açıklar çünkü vampirlerin cennette yeri olmayan ruhsuz yaratıklar olduğuna inanıyordur. Evlilik hususunda kendi ailesinin erken boşanması sebebiyle isteksiz olan Bella Edward'la evlenmeyi tek bir koşulda kabul eder; evliliklerini Bella hala insanken bitireceklerdir...

Victoria Bella'yı avlamaya başlar ve bir topluluk yaratmak için yeni vampirler oluşturur. Bu yüzden Cullen Ailesi ve Sam Uley ve Bella'nın çocukluk arkadaşı Jacob Black başkanlığındaki Yerli-Amerikan kurtadamları arasında bu tehditle savaşmak için gönülsüz bir anlaşma yaparlar. Yine de bu anlaşma Bella'yı tehlikeye atar , Edward'a verdiği söze rağmen Jacob'a abayı yakar. Eninde sonunda Edward Bella'nın Jacob’dan hoşlandığını kabul edecek ve Victoria'yı başarılı bir şekilde yok edecektir.

Bu arada Bella Edward'ın hayatındaki en önemli insan olduğunu kabul eder ve babasından Edward'la nişanlanabilmek için izin ister.

Facebook'ta paylaş.

Alt 01-02-2009, 02:12 #29
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Ad: Carlisle Cullen
Yaş: 23
Doğum Tarihi: 1640larda
Doğum Yeri: Londra

Fiziksel Özellikler:
Saç Rengi: Sarı
Tasvir: Zayıf ama kaslı; bir modeli, film yıldızını andırıyor, Charlie (Bella'nın babası) hastanedeki birçok hemşirenin Carlisle yüzünden işine konsantre olamadığını söylüyor =P

Yaşamı:

Carlisle Cullen, bir Anglikan papazının tek oğlu, 1640larda Londra'da doğdu,İngiltere’de dinsel karışıklığın olduğu sıralar. Carlisle'nin babası ve diğer papazlar, kurt adamlar, cadılar, vampirler için avlar düzenlerlerdi .Kötülük ve günah dünyasını kurtarmayı deniyorlardı ama çoğunlukla bu gruplar masum insanları öldürüyorlardı, gerçek kötü yaratıkları değil. Carlisle, babası tarafından bu baskıncıların başına getirildi. Suçluları yakalamak hususunda pek iyi değildi ama çok inatçı ve zekiydi. Şehrin kanalizasyonunda yaşayan sadece geceleri avlanan bir grup vampiri keşfetti. Carlisle ve grubu vampirleri öldürmek için geldiklerinde aksilik oldu ve Carlisle yaralandı vampir tarafından. Bu durumun evde nasıl karşılanacağını bilmiyordu muhtemelen diğer vampirlere yapıldığı gibi yakılarak öldürülecekti. Bu yüzden Carlisle kendini bir patates kilerinde sakladı sakladı, yaralarının üzerine çürük patates koydu. 3 gün süren o acı verici değişimden sonra Carlisle vampir olarak ortaya çıktı.
Carlisle, ne haline dönüştüğünü anlayınca dehşete düştü. Kendini yok etmek istedi. Birçok yol denedi. Uçurumdan atladı, kendini okyanusta boğdu. Ama hiçbiri işe yaramadı. Çünkü o bu yeni hayat için çok genç ve güçlüydü. Beslenmek... Buna karşı koyması imkansızdı üstelik daha yeni dönüşmüşken. Ama o bu durumdan o kadar iğrenmişti ki aç kalarak kendini öldürmeye çalıştı. Fakat güçsüz düştü. İnsanlardan elinden geldiğince uzak durmaya çalışıyordu çünkü iradesi giderek zayıflıyordu. Bir gün bir geyik sürüsüne rastladı ve dayanamayıp saldırdı. O insan kanını içmektense hayvan kanını içmeyi daha insancıl buldu böylelikle korktuğu o canavara dönüşmeyecekti. Carlisle bu gerçekte yeni yaşamını buldu ve iki yüzyıl boyunca, insan kanının kokusu tarafından sebep olan kan arzusuna direnme yeteneğine sahip oldu. Carlisle artık sonsuz bir ömre sahip olduğu için zamanını daha verimli şeylere harcamaya başladı. Geceleri çalışıyor gündüzleri ise plan yapıyordu. Titiz çalışmasının sonucu olarak, Carlisle, parlak bir doktor olabildi. Bu yeni profesyonel Carlisle tutkusunu ve kefaretini insanların kurtarmakta buluyordu.
Diğer vampirleri- Aro, Marcus, ve Caius (Solimena onlara Sanatın Akşam Efendileri diyor)- keşfettiğinde İtalya’da okuyordu. Onlar Londra kanalizasyonlarında yaşayanlardan çok daha eğitimli ve bilgiliydiler ama hâlâ insan kanı içiyorlardı. Carlisle’yi doğal besin kaynağı ( yani hayvan kanı yerine insan kanı) tüketmesi hususunda ikna etmeye çalıştılar tabi Carlisle tam tersi bir biçimde onları. Fakat işe yaramadı. Carlisle o anda Yeni Dünya’ya geçmeye karar verdi. Grip salgını başladığında geceleri Chicago’daki bir hastanede çalışıyordu. Bu salgın hastalık esnasında Carlisle Edward’ı buldu. Edward bir odada ölmeyi bekliyordu. Carlisle Edward’ın ailesinin olmadığını öğrendiği zaman Edward’ı dönüştürmeye karar verdi. Böylelikle yalnız kalmayacaktı. 1921’de ise Esme’yi buldu. Esme bebeğinin ölümünden sonra bir uçurumdan atlayarak intihar etmişti. Carlisle onun hayatını kurtarmak istedi, ona aşık oldu. Ve evlendiler.
Carlisle sonra sarhoş nişanlısı ve arkadaşları tarafından tecavüz edilmiş ve neredeyse öldürülüp caddenin ortasına bırakılmış bir genç kız olan Rosalie Hale’i dönüştürdü. Rosalie avlanırken ayı saldırısına uğrayan Emmett’ı buldu. Ve onu kmler boyunca Carlisle’ye taşıdı. Carlisle sonradan Rosalie’nin sevgilisi olacak Emmett’i dönüştürdü Rosalie bunu kendi başına yapmakta isteksiz olduğundan. Carlisle Emmett’ı dönüştürdükten sonra, Alice ve Jasper da Carlisle’yi bulup onlara katıldı.
Daha sonra , Carlisle ve ailesi Forks’a taşındı. Fakat önce Quileuteler ile insanların yaşadığı topraklardan uzak durmaları hususunda bir anlaşma yapıldı. Cullenlar bu antlaşmayı kabul etti, ve barış içinde yaşadılar. Carlisle Forkstaki hastanenin başhekimi olarak işe başladı. İki yüzyıl boyunca biriktirdiği parayla siyah bir Mercedes S55 AMG satın aldı.

Facebook'ta paylaş.

Alt 01-02-2009, 02:12 #30
LêyLetüL Arus
Hayali Prenses

Alacakaranlık-(Twilight) resimleri

Önceki Adı: Emmett McCarty
Adı : Emmett Cullen
Doğum Tarihi: 1915
Değişim Tarihi: 1935
Yaş: 20


Fiziksel Görünüş:
Tasvir: Çok uzun ( hatta Cullenların en uzunu ), yapılı, gamzelere sahip, kıvırcık koyu saçlara sahip, yuvarlak bir yüzü ve çocuksu bir bakışı var ( Bella onun bir oyuncak ayıyı andırdığını söylüyor =P )
Saç Rengi: Koyu
Göz Rengi: Altın rengi

Yaşamı:

Emmett 1935'te Carlisle Cullen tarafından vampire dönüştürüldüğünde 20 yaşındaydı, Rosalie Hale'in dönüştürülmesinden 2 yıl sonra. Emmett Tennessee dağlarında tırmanışı sırasında bir ayı tarafından yaralanmıştı. Saldırıdan dolayı neredeyse ölecekken Rosalie onu kurtarmış ve kmlerce taşıyıp Charlisle'ye getirmişti. Emmett başına gelen bu olayı Tanrıdan gelen bir meleğin onu kurtarması olarak tanımlıyor. Rosalie Carlisle'ye döndüğünde Carlisle Emmett'ı bir vampire dönüştürdü. Eclipse’de, Rosalie Bellaya Emmett'in hayatını kurtardığını itiraf eder çünkü onun dış görünüşü Rosalie'nin Henry adındaki çocukluk arkadaşını hatırlatıyordur. Acı veren değişimin süreci tamamlanınca Rosalie ona vampir olduğu haberini verdi. Bu Emmett'i bozmadı ne kadar bunu Rosalie ve Carlisle'nin yapmış olduğunu düşünse de. Başta Cullen ailesinin vejeteryan olma kurallarına uymakta sıkıntı çekse de birkaç fırsatta insan kanını tattı.

Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Alacakaranlık-(Twilight) resimleri Konusuna Benzer Konular
Twilight [Alacakaranlık] 'da Hangi Karakter ?
Twilight 'da Hangi Karakter ? Sizin Seçiminiz En Çok Size Yakın GeLen Karakter Hangisi ?
Twilight ( Alacakaranlık ) Kitap Kapaklarının Anlamları
1.kapak - Twilight ( Alacakaranlık ) Yasak meyve = Yasak aşk bağlantısı. Edward’ın Bella’yı sevmesi kesinlikle yasak çünkü ona çok fazla zarar...
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay (The Twilight Saga: New Moon)
. Yönetmen: Chris Weitz Senaryo: Melissa Rosenberg, Stephenie Meyer (kitap) Görüntü Yönetmeni: Javier Aguirresarobe Müzik: Alexandre...
BeLLa & Edward ve Alacakaranlık (Twilight) Avatar - İmzaları..
Stephenie Meyer-twiLight (aLacakaRanLık)seRisi
Twilight(Alacakaranlık) Üç şeyden emindim. Birincisi Edward bir vampirdi. İkincisi, ne kadar baskın olduğunu bilemesem de onun bu vampir yani kanıma...



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:23 .