|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Resim Yükle | Üye Listesi | Ajanda | Skorlu Flash Oyunlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
Şiirler Kategorisindeki Ve ben en büyük zaferime yenildim… konusu; Ve ben en büyük zaferime yenildim… Biz hiçbir zaman öğrenemedik sevmeyi. Belki de bu yüzdendi sıradışı sandığımız ama insanlık dışı vedalarımız… Biteceğini bile bile hiç bitmeyecekmiş gibi kandırdık kendimizi ve ...
![]() |
| | plus | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Deneyimli ![]() | ![]() Ve ben en büyük zaferime yenildim… Biz hiçbir zaman öğrenemedik sevmeyi. Belki de bu yüzdendi sıradışı sandığımız ama insanlık dışı vedalarımız… Biteceğini bile bile hiç bitmeyecekmiş gibi kandırdık kendimizi ve kendimize eş bildiğimiz herkesi. Oysa tenimizin her santimetre karesine eski bir aşk gömmüşlüğümüz vardı ikimizin de… Sev/gilim… Ellerimi uzatamıyorum artık boşluğa. Her an yeni bir veda daha yaşayacağım sanki hiç sahip olmadığım bir şeyle. Ve elimi saran boşluktan bile daha bir boş avuçlarım. Parmaklarının parmak aralarımı doldurmadığını hissedebiliyorum...Damarıma basıyor her gece ılık bir neşter. Kesip atsam diyorum sana dair ne varsa olmuyor. Sonra bir cinnettir giriyor aklıma ardından intihar girişimleri.Canımsın; can tatlı kıyılmıyor…Ezgin Kılıç. ... .. |
| Görüntüleme:720, Cevaplar:11 |
| | #2 |
| Deneyimli ![]() | ![]() Gülümseyebilmek şimdilerde yalancı bir bahar yüzümde… Önce biraz tebessüm ardından parçalı aşklar ve yüzümü yıkayan bir yağmur…Gitmek ne kadar kolaydı. Arkana bile bakmadan el sallamadan ve bir zamanlar bana ait dediğin tene hiç dokunmadan gitmek… Vebalı bir aşkın vedaları kaldı şimdi avuçlarımdan. Düşlerim gülümseyişlerinin tam ortasından kırık ve boğuluyor yüzme bilmeyen umutlarım gözyaşlarımda. Kal demedi belki dilim keşke biraz da yüreğimi dinleseydin…Bir mutfak masasının tam ortasında yalnız duran bir çatal kadar anlamsızım şimdi. Kaldırıp bir çekmeceye atasım geliyor kendimi tırnaklarımı kemiren dişlerimden asılasım var…Mutlu ol… Gülümse her şeye rağmen nereye gittiysen ve kimdeysen onunla… Yarın sabah yine gülümseyecek güneş şimdi içi kararmış gecenin inadına. Ve sesini duymuyorum diye sağır olmayacak hiçbir bestekar. Biz ayrıldık diye deniz maviye sırt çevirmeyecek. Yine sarılacaklar birbirlerine huzurun en koyu rengiyle. Biz hüzünlü bir hikayenin sonunda dökülen iki damla yaş ve mutlu son yalnızca masallarda var unutma. Sen hayata kaldığın yerden yaşamaya ben eksildiğim yerden toparlamaya devam edeceğim hayatı…Yalanım yok en çokta ellerini özledim. O incecik parmaklarının yüzümde gezinmesini… İşaret parmağına saçlarımın dolanması ve en soğuk havalarda eldiven yerine birbirimizin ellerini giymesini özledim ellerimizin. Ve ben ne kadar isterdim bir bilsen ![]() Giderken ‘elveda’ demek için bile sallamayan ellerinin ‘gel’ diye sallanmasını… Bil sen…Küfretmeyeceğim artık yaşamadıklarıma ve iç geçirmeyeceğim içimden gelip geçen hiçbir aşka. Alışamaz da gidersin diye hiç söylemedim seni çok sevdiğimi sevilmediğini sanıp gidileceğini hiç düşünemedim.Çocukluğumun ayakları kırılsın işte koşarken düşmekten dizlerim böyle paramparça. Yarayı sarmayı hiç öğrenemedim hep üfledim yalnızca…Sen hiç bilmedin seni nasıl sevdiğimi oysa Allah...O çok iyi biliyordu kabul olmayan dualarımdan…Ezgin Kılıç. |
|
| | #3 |
| Deneyimli ![]() | ![]() Güzel gözlerin vardı… Ya da güzel görünmeyi bilecek kadar tecrübeliydi bakışların. Bir önemi yok ![]() Yalnızca ölümü intihar etmek için atlamak istedim kirpiklerinden düşüşler sadece bahaneydi…Sırf benden ayrıldın diye yeni bir nesilden yoksun kalacak şimdi dünya. Ve bir daha asla aynı hayalleri kurduğumuz için sevemeyeceğim kimseyi… Biliyorum… Senin de adın gibi bildiğini adım gibi biliyorum aslında benim daha iyilerine layık olduğum koca bir yalandı. Çünkü en büyük yalanlar son söylenen sözler olurdu hep telafisine gerek duyulmadığı için.Bu kez inanmış gibi yapıyorum… Genelevler özerk bir cumhuriyet olmaya devam edecek tüm dindar ülkelerin bile sınırları içinde. Genel acılar barındıracaklar ![]() Yine gensel yalnızlıkları süreli sevişmeler maviye boyayacak. Ben siyah kalacağım. Dışımın kirini belli etmeyecek kadar koyu ve siyah… Oysa hayat kadınları çok iyi biliyordu; hayat kadınları yoruyordu en çok.En fazla gülümseyerek ağlayan onlardı. Ve sırf o..nun çocuğuna bir lakap bulunmasın diye çocukları yoktu. Ağlıyordu işte! Kaybettiği ne varsa unutamadıkları ilk aşklarına.Gözyaşlarının rengi olmazdı kahkahalar bile bazen hüznün en iyi resmi olabiliyordu.Ve daha ne kadar sevişirlerse sevişsinler ![]() Onlar en çok ilk seviştiği adamı seviyordu… Sen dünyanın neresinde olursan ol aynı kalbe mahkum yaşayacaksın. Birine sevdiğini söyleyebilmek için benim öptüğüm dudaklarına muhtaçsın! Yine benim tuttuğum ellerinle tanıyacaksın yeni bir vücudu. Ve benim öğrettiğim şekilde yaşatacaksın içinde sakladığın o kör umudu. "Yarınlar çok güzel olacak…" Ezgin Kılıç. |
|
| | #4 |
| Deneyimli ![]() | Şimdi gidiyorsun Git. Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için. Şimdi gidiyorsun Git. Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor. Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım. Koymazdı öyle üç-beş nöbetleri Geceler içimi acıtmazdı böyle. Bir insan bu kadar eksilebilir m... Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin bir yerlerinde. Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona. Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin. O adam bendim unuttun mu. Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu Seni unutamadı. İşin kolayına kaçmadım Uğruna ölmedim yani. Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep. Sen bunu da bilmedin. Ben bir bakışına bin anlam yükledim Sen aşka kestirmeden gittin. Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun Git... Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun. Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun. Yazıklar olsun yazıklar olsun. Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor. Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin. Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin... Uzun lafın kısası yoktur Anlatacağım çok şey var. Hoyrat bir rüzgar gibi geldin Aklımı hayatımı dağıttın Şimdi gidiyorsun Git... Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen... Allah kahretsin Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı? Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı Şimdi gidiyorsun. Git... |
|
| | #5 |
| Forum Üstadı ![]() | Ankara Bir çelişkidir sensiz Ankara Hayal kurmaktır artık tek işim Seni sevmek aramaktır içki dolu bardaklarda Soğuk gecelerinde bile sen sıcaktın Ankara’da... Seni sevmekmiş Ankara ben Ankara’yı senin için sevmişimYatmakmış sarhoş kafayla sizin mahallede sizin sokaktaBakıyorum da solgun olmuş yüzüm; çok değişmişim Kalmamış forsum iptal olmuş etiketimAnkara gibi Çankırı’dan da sıkılmışım Oysa sen varken ne güzel gelirdi memleketim... Şimdi ayrıyım Ankara dan Dolayısıyla senden de tabi... Oysa ben ikinizi ayrı tutmazdım hiç Dua ederdim ayırmasın derdim ya rabbi...Gerçi ayrılan siz yine birleştiniz kalbimde Önceden aşktınız benim için; Şimdi ise Ankara’yı düşününce hasret ayrılık özlem...Seni düşününce hasret özlem ve de ayrılık...Bilmem ki hanginizi düşününce hangisine yansam... Peki bu âşık hangi memlekette senin gibisini bulacakAşkın dan sizin evin tipik Ankara sokaklarında; Ankara’nın bıraktığı puslu gece sessizliğini... Haykırdığı aşk şarkı sözlerilarıyla; nasıl bozacak Sesli şehrin sessiz sokaklarında...Çelişki var... Hadi başka şehir de bulsam senden bir tane daha Sokaklarında seni yaşayabilir miyim bir daha... Bu sadece düşünce bak karamsarım...O da sen yokken daha... Çelişki var... Hadi diyelim döndüm Ankara ya Sevmeden de yaşarım dedim çekildim kenara... Senin sevgin olmadan; sen olmadan... Yaşanır mı? Ankara’ da Bak karamsarlığım kararımla çelişti bir daha... Yaşanılası bir hal almıyor sensiz Ankara... Kamil Tunç |
|
| | #6 |
| Deneyimli ![]() | ![]() Yabana atma bu aşkı. Ya içine at ya bana… Seni seviyorum yasak bir dinin günah emirleri gibi inanıyorum gözlerine. Ben en çokta bu yüzden yanacağım biliyorum. İman kemiğine alnımı koymak isterim yine de Yüreğinde kopan kıyamete kulak vermek istiyorum. Ve benim yatacak bir yerim bile yok ölünce göğsünün soluna gömülmek istiyorum… Boynundan öpüyorum asi kadın her gidişini. Büktüğün boynumun acısını boynundan çıkarır gibi. Kirpiklerinden parmaklarını açtığında düştüğüm o avuç içlerinden ve ısmarlaşır gibi uğurlayarak birbirimizi ısmarlama aşklara. Son kez alnından öpüyorum kadın seni… Soluyorum… Suya doymuş ama ışığa aç bir çiçek gibi saksısında renklerim birbirine karışıyor bulanıklaşıyorum. Soluyorum enseme bıraktığın o son nefesi son kez. Kokunu bıraktığın yerden kokmaya başlıyor ölü tenim. Yavaşça solunumum duruyor sen solum oluyorsun. Ve sonra sağ kalıyorsun iç savaşlarımda. Beynime sokuyorum gittiğin o yolların en uç noktalarını. Beyin ölümüm gerçekleşiyor ardından bakarken. Susuyorsun doğmamış bütün aşklar hayat suyunda boğulurken… Elimi sallasam; el veda eder aşka. Bir ülkenin bayrağı yarıya iner apansız ve harfsiz kalır tüm dillerin alfabesi bir konuşsam. Ağlasam bir ağlasam kıskanır Kızılırmak gözlerimden dudaklarıma uzanan dünyanın en uzun akarsuyunu… Ve utanır Kızıldeniz göz çukurlarımın kızıllığından. Ağlasam ışık kırılır gözyaşımda. Gök kuşağını reddeder evlatlığından… Tüm gazetelere manşetlik bir ‘ah çektim’ sen gidince. Terk edilmiş bir şekilde bulunursa bir gün cesedim işte o gazetelerden örtülsün üzerime… Ve teşhisim ‘terk edilmiştir’ diye geçsin belgelere… Titreyişinden öpüyorum kadın seni ‘üzgünüm’ diyişinden… Üzüldüğün ve üzüldüğünü söylediğin yerden öpmek isterken… Bu yüzden nefesim ılıman bir iklim şimdi dudaklarım olabildiğine kurak. Gecelerin bu kadar karanlık oluşunun nedeni olmayışın aslında. Canımın canına karışmadığından ar damarım böyle çatlak… Güçsüzlüğüm elimden tutmadığından ve kaldırmadığından düşüşlerimde bu yüzden kirpiklerim okyanuslar kadar ıslak. Yüzünün eksikliğinden çirkinim. Hep bu yüzden çaresizliğim… Onca şeyden sonra Bana yaşattığın ne varsa özetliyorum. ‘Özlüyorum…’ Ezgin KILIÇ |
|
| | #7 |
| Foruma Isınan Üye ![]() | O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi bahçesinde ebruliii hanımeli açan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin yapamazdı yapısını çalamazdı kapısını bahçesinde ebruliiii hanımeli açan evin. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! deyip mavi gözlü deve girdi zengin bir cücenin kolunda bahçesinde ebruliiii hanımeli açan eve. Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: bahçesinde ebruliiiii hanımeli açan ev.. |
|
| | #8 |
| Foruma Alışıyor ![]() | ![]() ----------------------------------Seni özledim ama bil bakalım neden Sensiz yaşayamadım ama bil bakalım neden Çünkü ben seni sevdim |
|
| | #9 |
| Deneyimli ![]() | Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkı sözlerilar bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorumTam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp Seni içimden terkediyorum Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi içimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! Geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum "Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda "Ya öldür beni"dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum Kahraman Tazeoğlu |
|
| | #10 |
| Deneyimli ![]() | ![]() Uzaklardan bir Sezen Aksu şarkı sözlerisı duyuluyor. "Ne böyle senle ne de sensiz / Yazık yaşanmıyor çaresiz..." Kendimi bir anda "şarkı sözlerilara sığınan insan koleksiyonu"nun bir parçası olarak buluyorum. Gecenin her şeyi saklayan siyah battaniyesi bir tek yalnızlıktan üşüyen kırılganlıklarımı örtemiyor. Deniz almak istediğim hiçbir teselliyi vermiyor bu gece. Sığınandaydı zaten kabahat! Hırçın lodos saçlarımı dağıtıyor... Şarkı devam ediyor... "Suçlu ne sensin ne de benim / Şimdi sensizim sen de bensiz..." Hiçbir zaman bir arada olamayan ama ayrı da yaşayamayan insanların hikayesini anlatıyor bu şarkı sözleri. Tıpkı aşka yenilgilerle başlayıp her yenilgide ayağa kalkmayı başaran fakat![]() kanatlarını yitirdiğini ancak uçmaya çalıştıklarında anlayan kuşların hikayesi gibi... Sizin hiç varlığı yokluğunuz olan bir aşkınız oldu mu? Ve içinde "kal" saklayan bir "git"iniz? Benim oldu. Kaybettiğinize üzülürsünüz böylesi bir aşkta; tıpkı kazandığınıza sevinemeyeceğiniz gibi... Ne yapsanız olmaz işte... Ya sizin hayalleriniz sevdiğinize bir beden büyük gelir ya da sevdiğinizin aşkı size dar... Sıkar... Boğar... Vazgeçmezsiniz. Vazgeçemedikçe de boğulmaya devam edersiniz. Varlığı sizi yok edecekmiş gibi yaşatır yokluğu ölür gibi... Her "git"in içinde bir "kal"; her "kal"ın içinde bir "git" saklıdır. Dedim ya işte... Ne yapsanız olmaz. Donarak ölmek üzere olan iki kirpi gibisinizdir. Isınmak için ne kadar birbirinize yaklaşırsanız o kadar birbirinizi yaralayacaksınızdır; Uzaklaşsanız soğuktan öleceksinizdir. Tıpkı Sezen'in o şarkı sözlerisındaki gibi "Ne böyle senle ne de sensiz / Yazık yaşanmıyor çaresiz..." Şimdi tek başıma beklediğim bu deniz kenarında o son akşamı düşünüyorum.Tüm cesaretimle ona son kez ayrılalım dediğimde ağlamak için yaslandığım omuz başlarına takılmıştı gözlerim. Ve aylarca gözümün önünden gitmemişti beni avutan o omuzların ölen bir asker gibi düşüşü... Her gece hafızam o veda sahnesinin tekrarlarından geberen bir köpek pişmanlığında köreldi... Yine de dönmedim geri! Çünkü iyi biliyordum ki her yalnızlığımda sığınmak için aradığım o omuzlara bir gün tekrar koşarsam; bana uçurum olacaktı... Ve şarkı sözleri devam ediyordu... "Suçlu ne sensin ne de benim / Şimdi sensizim sen de bensiz..." Kahraman Tazeoğlu / bAŞKa |
|
![]() |
| . |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| Ve ben en büyük zaferime yenildim… Konusuna Benzer Konular |
| YENİLDİM
Birazdan, yıllar sonra karşılaşacağım, eski bir dostla olmanın aşırı heyecanını taşıyordum. Ortaokul yıllarımın anıları, birden bire fırlayarak...Devamı...
Gösterim: 217 - Yorum: 1 - Ekleyen: tuğsecan
|
| Yenildim
YENİLDİM
Bir dönem imparatordum
Bir dönem süründüm
Bazen zirvede uçarkenDevamı...
Gösterim: 949 - Yorum: 6 - Ekleyen: vasıf
|
| YeNiLdİm AnN£m:(
Anneciğim!
Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar...
Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne.
Keşke olsaydı da, seni...Devamı...
Gösterim: 323 - Yorum: 14 - Ekleyen: |>*[S]aRMa$IK>*|
|
| YENİLDİM
K.Koyuncu:gidiyorum
http://www.musicwebtown.com/kosedekigolge/playlists/39291/334658.mp3
Nedensiz yaşlar akarsa birden gözünden
Anla ki ben...Devamı...
Gösterim: 660 - Yorum: 15 - Ekleyen: kosedekigolge
|
| ***YeNiLdİm ANNE***
Anneciğim!
Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar...
Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne.
Keşke olsaydı da, seni...Devamı...
Gösterim: 216 - Yorum: 7 - Ekleyen: b_rojda
|