|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Resim Yükle | Üye Listesi | Ajanda | Skorlu Flash Oyunlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
Şiirler Kategorisindeki UzunLafınKısasıYokluğunAcı konusu; Adadığım Adaklar Dünlere UzunLafınKısasıYokluğunAcı Yarın Gözlerine Yazılmış Güzel Bir Şarkı Gibi Sensiz Dinlersem Bilki " Gözlerini " U n u t m a d ı m . . . Ne ...
![]() |
| | plus | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Bizden Biri ![]() | Adadığım Adaklar Dünlere UzunLafınKısasıYokluğunAcı Yarın Gözlerine Yazılmış Güzel Bir Şarkı Gibi Sensiz Dinlersem Bilki "Gözlerini" U n u t m a d ı m . . . Ne Çok Direndim Oysa ; Cevabını Bilmek Sorunun Can Yakıcı Ağırlığını Hafifletmiyormuş Zaman Sadece Bir Süs Kolumda ~ Tutki Gece Yorulsa . . . Düşürse Ruhum Bir Yıldız Kayarken Senmi Kayboluyorsun Benmi S ö y l e m e ! ![]() Volta Atıyorum İçimdeki Virajlarında.. Sadece Bir An Körkütük Sarhoş Olsam Kederimle Kontrolden Çıkar Gözyaşlarım Sende Paramparça OlurumTutuyoum Tüm Yolları Gelmiyorsun Gitmiyorum Varlığına Deliyken / Yokluğuna Delir(e)memek Susuzluktan Dudakları Çatlamış Bir Ağıt Gibi Yakıyor Beynimi Tutki Alev Alsa Senli Bildiklerim Senmi Kül Olursun Benmi ! ![]() . .. ... Özlem Sadece Bir Kelime.. Adının Yanında Devrik Bir Cümleye Dönüşen ![]() Deki "Ö z l e m e" ! Özlemek Haram Aslı Yok Gördüğün Rüyanın Hükmü YokHadi Boşa Tek Celsede Senimi Benden.. Hangi Bakışa Dokundun Da Gülüşünü Saklamadın Bana ? Benimdi Sandım Kadife Bir Uykuda Büyütürken Huzurumu Sanmalarım Hangi Yabancı Söze Vuruldu Böylesine ? En Fazla Sensiz Gibi En Fazla Sensizlik Kadar Bu Ömrüm . . . Küf Kokuyor Caddeler / Virajlarında Boğuluyorum Ağıtlar Kendi Kendini Yakıyor ! Kırılıp Dökülüyorum Yavaş Yavaş T o p l a m a ! ![]() Parmağımı Basıyorum Acımın En Kanayan Yerine Öfkem Alnının Ortasından Vuruyor Hayatı Avuçlarımdan Düşüyor ; "Y ü r e ğ i n" Alıntıdır... ... .. |
| Görüntüleme:2561, Cevaplar:179 |
| | #2 |
| Bizden Biri ![]() | Elimi tutan biri olsun istedim. Başımı yaslayacağım . Gözyaşlarımı silecek biri .. Yalanlardan ve yalancıLardan bıktım . Çaresizdim ! Küçüktüm küçücük .. Ellerindi yüreğimi ısıtacak .. Yüreğindi bana aşkı öğretecek .. Masumdum ben çok masum .. Tertemizdi hayallerim .. Rüyalarım .. UmutLarım vardı . Ve tebessüm eksik olmayan yüzüm .. Eskiden aynanın karşısında saatlerce oynardım . En çok zevk aldığımda annemin makyaj malzemeleriyLe gizlice boyanmaktı .. Büyüdüm sanırdım kendimi .. Ve boyumu uzun gösteRmek için giydiğim o kocaman topuklu ayakkabılarla "abla oldum ben " derdim .. Yüzüm kirliydi belki ama ruhum temizdi .. Yüreğim temizdi .. Ellerim temizdi .. Yarınlarımın kirleneceğinden . Umutlarımın biteceğinden . Sensiz kalacağımdan bir haber gülüyordum .. Şimdi .. Aynaya bakmaktan nefret eder oldum . Çünkü her aynaya baktığımda . Ben değil SeN duruyorsun karşımda . Sarılmak istiyorum .. Yanında olmak . Ellerini istiyorum . Nefesinin sıcaklığını hissetmek .. O an sensizlik sızlatıyor içimi . Yüreğim kanıyor hissediyorum .. YalnızLığıma küfrediyorum .! Çok mu şey istedim senden .. Yüreğini istedim .. .. Şimdi Sen'i vurdum sensizlikle .. Yalnızlığıma küfrediyorum bu gece de .. Öksüz kaldı yüreğim sensizlikte .. Bana yüreğini ver sevgili .. Bana beni geri veR .. |
|
| | #3 |
| Bizden Biri ![]() | ![]() . ![]() Kurtlanmış yalnızlığıma tuz basıp içimdeki kapıların sürgüsünü çekerken Mevsimine düşman nice sonbaharlar gövdemde ağlıyor. Gökyüzüyle sarmaş dolaş öpüşen gözlerimde şimdi toprak kokusu Avuçlarıma kurak tarlalar oturmuş sanki Hangi yağmurun damlasına sokulsam kırgın. . ![]() Öksüzlük kadar sancılı artık; Paslı yıldızların altında yüreğimin uçurumlarından çelme yiyip Ağzıma bulaşan çamurların sözlerime duvar oluşu.. Zilâl ![]() Yüreğimin ortasına çakılı kurşunlar fidan verdikçe Her düşüm intihar. Ki; Parmak uçlarıma konan serçeleri Gözyaşlarıma birikmiş özleminle vururken eksiliyorum. Cinayetlerimi tetikliyor yokluğun Cinnet saatlerinde sarhoşluğumsun. ![]() Kimi zaman; Sus! Diyor Karanlığıma gelip Kanıma kül basarken damarlarımı gün ışığına aç bırakan Çingene Oysa; Hücrelerime uzanan yollarda adımların kaldı Çelimsiz gülüşlerimle yetinemiyorum. Zilâl… ![]() Aşk kudurmuş köpek gibi ruhumu kemirirken Kangrenlerim oldun Ayyaş bedevilerin şişe diplerinde bıraktığı acılarla demlenirken Soluğuma -Sen- diye sardığım yaşam kurudu. ![]() Şimdi; ölüm dersem gel. Hayat dersem; S u s Y a l v a r ı r ı m -alıntıdır. |
|
| | #4 |
| Bizden Biri ![]() | ![]() Bu gece; kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım… Tenimde sus(uz)luktan kurumuş elbiseleri yırtılmış öfke kanamalı Aşk sözcükleri kazılı…Yine gri karanlıkların mürekkebine düştü kalemim… Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden… ![]() BEN BÜTÜN YARALARIMI MUTLULUĞUN İÇİNDEN GEÇERKEN ALDIM… Soğuk rüzgarlar yüzümü n ağrısını içimin Maltalarına savururken;Tutuklu adımlarla voltalıyorum yargısız hüküm giydiğim karanlıkları…Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki Suskunluğuma kilitlediğim…Üstü çizilmemiş iri puntolu harfler duruyor gözümün önünde onarılmayı bekleyen…ON(u)ARIYORUM… Neresi zordu ki sevmenin; Eğer duyulmasaydı kalbimin atışları… Çatlarken sevimsizliğin ar damarı acemi bir işkenceci kesiliyor hayat…Oysa yıkılması zor değildi yüreğime ördüğüm duvarın…Kİ O DUVAR EN ÇOK KENDİ İÇİNDE YIKILMIŞTIR* Şimdi ; Her okuduğumda kırık-dökük güncemi en çok beni vuruyor![]() Büyük yıkımlardan devşirdiğim içe zalim-dışa can cümlelerim…Hangi sularda yüzdürsem kağıttan gemilerimi soğuk bir rüzgara yenik düşüyor düşlemler…DÜŞ(T)ÜM BATTI(M) DERİNLERE Dipteyim… Yunus'un karnında Yusuf_ i sancılarla sabı r tespihleri çekiyorum…Duaya açılıyor mücrim ellerim ![]() Gecenin yarısı duvarları nda küfür yazılı odamda...İhbar ediyorum sevda kaçakçısı duygularımı ![]() Durmadan (d)üşüyorum geçmişin karanlıklarında. . Usul usul dolaşıyorum düştüğüm duvarların gerisinde… İzi duran yaralarımdan biriktirdiğim bir bırının hesapsı zca çöreklendiği kıştan kalma bir ayazım şimdi üşüten…"ZATEN BEN HİÇ BAŞEDEMEDİM Kİ ![]() OLUMSUZ SATIRLARIN BOŞLUĞA DÜŞÜREN ÜNLEM İŞARETLERİYLE…"Her paraf bir yanılışım ![]() Her satır başı bir umut ve her nokta bir ölüm oldu gecenin çıldırtan sessizliğinde… ![]() Oysa ben seni her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım…Hüzün büyüğü gözlerine yaslanmanın ne büyük bir onur olduğunu bil(e)medin…Artık içimin ağıtlarına dokunma ey kelepçesi hükümlü rüzgar !.. Kaç ölüm düştü tutsak günceme… Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim… Şimdi her gülüşümde yüzüm kirli… Koşarken yırtıldım işte.. -alıntıdır. |
|
| | #5 |
| Bizden Biri ![]() | ![]() Düş önüme yalnızlığım yolumuz uzun biraz sessiz bıraz tılsımlı rengi ya Siyah ya Kırmızı.. Gittiğim sona seninde şahit olmak istiyorum istiyorum ki sende hatalısın dediğin kelime oyunlarından UTAN diye... içimdeki çığlığı bilmiyormuş gibi üstüme külçe külçe gelen Yalnızlık suçlusun ve yüreğimde asılacaksın ...At attır kendini düş yakamdan Git benden Öl öldürt kendini... ve Artık beni bana ver yarı yarınlarımla ... |
|
| | #6 |
| Bizden Biri ![]() | Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın yüreğini paralayan ve sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi.Kollarda başta en ufak güç bırakmayan yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi… |
|
| | #7 |
| ~adrese teslim HASRET~ ![]() | ![]() " gül " ler Güzeldir Dikeni Acıtır Derler.. Neden Acıtsın Ki Tutmasını Bilince Eller... |
|
| | #8 |
| Bizden Biri ![]() | Nereye sürüklendiğim belliydi gene de koştum peşinden. Canımdaki canı çekip alman da ders olmadı bana. Senden kaçarken sana sığındım. Yaptığımızın ölüm dansı olduğunu bile bile kollarındaki sarhoşluğumu sürdürdüğüm için ben de en az senin kadar suçlu değil miyim? |
|
| | #9 |
| Bizden Biri ![]() | ![]() Yazılan mı Önemliydi Çizilen mi Sevdalara? Oysa Ben Ne Yazdım Ne Çizdim sevdamı...İçimde Büyüttüğüm Ufaklıktın Sen... Ben Ne kadar Büyüttüysem Seni; o kadar Ufaltmışsın Kendini... Sen Giderken "Gitme Kal Yanımda sana ihtiyacım Var!" Diyemedim ki...Diyemezdim de.. Çünkü Sen Kararlıydın Gitmeye...Ki Kalma Meraklısı da hiç mi hiç Olmamışsın...Ben Ne Savaşlar Vermiştim Yüreğimde... Ne Volkanlar Patlatmıştım "Hep sen ol" diye... Sensiz Olmak Benim sonum Olurdu Biliyordum... Bildiklerimin de Başıma Gelmesinden Öyle Çok Korkuyordum ki... Korkularıma Rağmen Savaşlarımı hiç ertelemedim... Ertelenmiş bir sevda bana göre değildi... Ya Sen? Savaştın mı Benim gibi? Korktun mu Kaybetmekten Deli Sevdalanı? Kaç Kere Yemin ettin Bozacağını;dayanamayacağını Bile Bile? ![]() O kadar Gözyaşı döktüm ki Ardından... Hiç Utanmadım Ve Hiç silmedim Gözyaşlarımı... Çünkü Görünen Sadece Gözümdeki Yaştı... Kalbimdeki Acıları bitmişliği Göremezdin...Bu Yüzden Ağladım Karşında... İşte Bu Yüzden Ağlamaktan; Göz Yaşlarımdan Asla ve Asla Utanmadım... Ben Sevdamdan da Utanmadım... Seni Sevmekten de... Pişman Değilim Bir Kere Dünyaya Gelsem Bin Kere de Olsa Seni Severim!Umudumu yitirdiğimde Utandım Ben Yar! Çünkü Umutlarımda Binlerce Güzellik Var... Şimdi Bana Kalan Ardından; Bomboş Bir Hayat... ve Bir O kadar da Dolu Kalbimin Yamaları... Bir Avuç Göz Yaşı Ve Bir dünya Kadar Sevdan... Gittin İşte... Bitti... Bu sefer Dönüşü Yok... Kalbim Alıştı Belki de Bu sefer ama Telafisi Yok... Olmayacak da... "Unut" Deme Sakın...Unutmak İçin Sevmedim ki seni... Kolay mı ki Unutmak o kadar Savaşın O kadar Acının O kadar Sevdanın Ardından Seni? Hadi Sen Unut Beni Sevgili... Ben Es geçtim Unutulması Gereken Her şeye... Hoşça kal..."Hoşça" kal...Aşkların En Güzeli... |
|
| | #10 |
| Bizden Biri ![]() | Gözlerim o eski mutluluklardan yan çizmiş. Virajı bol uçurumu kör bir yol boyunca ilerliyordum. Susmak diyordu içimdeki o ses. Susmak; sanki pimi çekilmiş bir bomba gibi patlıyordu içimde. Tenha sokakların hüzünlü şarkı sözlerilarında yürürken geriye ayak izlerini bırakıyorum anılarımın. Hep gülecek değilim ya bu günde ağlıyorum hem de o deniz kenarlarında simit bekleyen martılar gibi çığlık çığlığa… Bu şehri tükettim; kaldırımlarını köhne sokaklarını karanlıklarda eve üç beş kuruş götürmeye çalışan tıpkı o seyyar satıcılar gibi bağırıp çağırdım ama yine de anlamadı beni bu şehir yada anlamak istemedi.Gülerek anlamamak diyorum kendi kendime. Zaten hayatımızı bu kelime mahvetmedi mi? Biz birbirimizi anlamadan kötülemedik mi? Sevaplarımızı günahlara değiştirmedik mi? Çocuğunu anlamayan bir babanın ızdırabıyla harap etmedik mi kendimizi? Yada birbirimize anlatacağımız onca şey varken anlama-ma yı tercih ederken yani bu olumsuzluk “ma” ekini hayatımızın önüne koyarak devlet gibi susturup dar ağaçlarına asmadık mı kendimizi? Birbirimizi... içimde devrimini yaşarken aşkların kimliği gizli sokaklarda ölüyorum. daha güzel yaşama susamış bir dünya kurmak varken savaş tehditleriyle çoçukların küçücük ellerinde bir ceset gibi dağılıyorum.... bakışlarım yanlızlık parangalarında paslanırken ellerimi müstehcem hayallere daldırıyorum. bedenimde tarifsiz bir çarmıh acısı... Son durakta iniyorum geceyarısına bir Mecidiyeköy mesafesinde... içime çekiyorum İstanbul''u... Yalnızlığın nefessiz oksijensiz boşluğunda... hesabını soracağım kimsesizliğimin..sensizliğimin İstanbul''dan... gözlerimde suskunluğun jilet izleriyle bir isyan türküsü gibi öylece bir boşluğa damlıyorum. gece geç saatlere kadar oturup şiirler yazdığım o satırlara gömülmeyi deniyorum. örneğin bir kuşun kanatlarında özgürlüğü yaşarken ansızın bir kör kurşunla özgürlü elinden alınmış bir milletin çaresiz çırpınışlarıyla uçmaya çalışıyorum. Kulaklarımda aşkların devrimci marşları bayrağı çiçeklerle çevrili bir kalp gibi dalgalanıyor gökyüzünde... Gece geç saatlere kadar kurduğum hayallere dalmayı deniyorum bu sefer. Bir ülke kuruyorum kendime. Ve kendimi yalan bir düzenin ucuz propagandalarında buluyorum. Ellerimde hayatın çirkin yüzünü gösterin pankartları taşıyorum... Yüreğim paslı parmakların arasında can çekişen mahkumlar gibi inim inim inliyor... Gri bulutlara takılıyor gözlerim. O bulutlar bana hüznü çağrıştırıyor. Nasıl isyan etmem gerektiğini anlatıyor. Haksızlığa karşı nasıl kan tükürüp elinin tersiyle itmem gerektiğini de… Mutluluklara güvenim kalmamış. Her seferinde rüşvet almış bir memur tedirginliğiyle yaklaşıyorum mutluluğa. Eski ve renkli ama baktıkça siyah beyazlaşan o resimlere bakmaya cesaret edemiyorum. Baktıkça içimden bir şeylerin koptuğunu hissediyorum. Sanki çocukluğumun o gölgelerinde eriyorum. Bir ızdırabın denizlerinde kendimle boğuşuyorum. Bir şehir arıyorum kendime. Beni ben gibi kabul eden beni yalnızlığımla seven bir şehir… Hani bıkarsın ya yaşamaktan aniden bir tren istasyonunda bulursun kendini. Elinde üç beş hatıralık siyah beyaz bir fotoğrafla ve bir çanta vardır. Yüreğinde yağmur yüklü bulutların acı burukluğu vardır. Gözlerinde ise gideceğin o şehrin hayalleri…. Gideceksin; ama son bir kez düşüneceksin. Bir yanın kal diyecek bir yanın git… Ama gitmeyi arzu edecek içindeki o ses. Yeni bir hayat kurmak isteyeceksin. Yeni bir yol döşeyeceksin raylara.Tüm eskileri atacaksın bir kenara. Belki de pişman olacaksın ama iş işten geçmiş olacak. Sen artık gideceğin o yere aitsin. Yerin yurdun olacak. Gurbetçisi olacaksın içindeki o yabancı şehrin. İşte bende içimdeki o yabancı şehre giden bir mülteciyim...bir vatansızlık bir dağlaşmış yalnızlık oluyorsun mavzerleşmiş bir haksızlık yanıtsız bir dilekçe gibisin alıpta veremediğim bir tanrı selamı..! |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |