Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > Şiirler
Kayıt ol Yardım Resim Yükle Üye Listesi Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Forumları Okundu Kabul Et
Şiirler Şiirleri sevmeyen var mı? şiir aşkın tarifi ve tarifleri aşk şiirleri

şşiir hayyatırR benceee****

Şiirler Kategorisindeki şşiir hayyatırR benceee**** konusu; [align=center] SENİ SEFİORUM şşiir hayyatırR benceee**** İçimde çalkalanan bir dünya hangi kapıyı çalsam sen açıyorsun bana al bütün umutlarımı al senin olsun sensiz bütün karanlıklara razıyım ne seven kaldı beni ...

Cevapla
 
plus
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17-05-2007, 12:16   #1
bLoodLess.3
Azimli Üye
 
bLoodLess.3
Standart şşiir hayyatırR benceee****


[align=center]SENİ SEFİORUM
şşiir hayyatırR benceee****
İçimde çalkalanan bir dünya
hangi kapıyı çalsam sen açıyorsun bana
al bütün umutlarımı al senin olsun
sensiz bütün karanlıklara razıyım
ne seven kaldı beni ne de anlayan
batık gemiler kadar büyük yalnızlığım..

Senin yanında sıyrıldım korkulardan
kara kışta çiçeklendi dallarım
en ölümsüz duyguları sende yaşadım
seninle eridim aşkın potasında
seninle bütünlendim anlıyor musun ?

Ben hala her gece rüyalarımda
ürkek ceylanlar gibi sana koşuyorum
karanlıklar içinden sesin geliyor
dağlardan kopup çığ gibi geliyorum sana
yaklaştıkça artıyor yüreğimin sıcaklığı
seni nasıl özledim duyuyor musun ?

Seni nasıl sevdiğimi biliyor musun ?

****************

EYLÜL VURGUNU

İçimde bir sonbahar
savrulan umutlarım dallarından
yaprak yaprak dökülüyor
içimde sapsarı bir sevda
kendi seçmediği bir kadere boyun eğiyor..


Bu yorgun argın inen güz akşamında
beni hüzünlendiren Eylül değil
yollarımızın ayrılması bir yerde
şimdi gönlümde yorgun bir hazan
ihanetlere kapısını aralıyor
ve kalemimin ucunda bir sevda intihar ediyor..


Sözlerin beni terkettiği bu saatlerde
ateş böcekleri sönerken bir bir gözlerimde
yakamozların denizlere yazdığı
rüzgarın söylediği bir masal gibi
düşlerinden akıp gidiyorum sessizce..


Dalgaların kıyıya vurup ağladığı yerde
köpükler sahillere çizmeyecek resmimi
sesim çınlamayacak martıların çığlığında
sarhoş hazanın serseri rüzgarları
adımı fısıldamayacak bir daha kulaklarına..


İçimde hüzzam bir sevdanın sessizliği
elimde solmuş küçük bir resmin
kalbimde durmadan kanayan yara
ve yastığım ıslanırken gözlerimin yağmuruyla
bir Eylül daha kapaklanıp yıkılıyor
yüreğimin kaldırımlarına..


Şimdi bağıra bağıra ağlamak yakışır bana...

*************


AŞK NAMLUNUN UCUNDA
Artık şiirler sustu
son beste de titremede gönül telimde
kan kusan rüzgarların sürdüğü izlerde
Bak! Bir ömür çığ olup devriliyor geceye
al artık zehrini sök damarlarımdan
istemem senden bir zerre kalmasın yüreğimde..


Bana seni anlatma!
Sensin acıyı ilk başlatan
unut gitsin gözyaşlarımı
ağlamalarımı unut!
gülüşlerime kan doğradın sen..


Şimdi İstanbul denen bu şehr-i viranede
her gece bir intihar;
her intihar bir mavi salıyor bileklerime
ezan sesleri yükselirken yedi tepeden
yalan adreslere gömüyorum seni
zaten hiç gerçek olmadın ki sen..


Bir yürek kaç defa yenilir
kaç defa geçer ölüm hattından
bedenime binlerce aşk saplanmışken
yüreğimi kaçırıyorum senden..
Gidiyorum; mayınlara yalınayak basarak
gidiyorum.; avuçlarımda kan yakarak
hırpalanmış gençliğimin celladı oldun sen
***************

ÖLÜM GİBİ AKLIMDASIN
Sen mavi deryanın
kara köpüklü dalgası
doğurgan karanlıkların
kanamalı gece vakitlerinde
yağmurun yüzüme çarpması gibi
yüreğimin şah damarını vuruyor
yalanların!


Sen ömrümü rüzgarında savurduğum sevda
kımıltısız bir yaz gecesinde
son kurban seçtin beni kendine
namluna sürüp en yalan sözlerini
tüm güzellikleri öldürdün gözlerimde..


Gururum; ağlamamı yasaklarken
gözyaşlarım da terketti gözlerimi
sığınsa da suskunluğum
köhne sokak lambasının koyu gölgesine
iki yüzlü rüzgarların peşinde
yalancı bir katile bileniyorum
güz bulaşmış mavi yüreğimde..


Gidişin sadece susturuyor beni
susmalar ağıt ağıt tıkanıyor boğazıma
denizlere savuruyor içimdeki martı çığlıklarını
istemem artık!
Son yalanın da düşmesin gözlerimdeki mavi denize
söyle...Şimdi hangi gece avutur
hangi gece içinde saklar beni
'ölüm şarjörümde son kurşun oldun yine..'


'Aklımın en ücrasında yer açtım sana
ölüm gibi aklımdasın...'
*************


YENEMEDİM SENSİZLİĞİ
Sen bahar güneşi ile
ısıtırken yüreğini
ben yüreğimin üşüyen sokaklarına
kazıdım ismini..
Hazanın sarı yapraklarıyla sarmaladım
çıldırtan özlemini..
İçimde yanan ormanı
gözlerimin sağnak yağmurlarıyla
kendim söndürmeye çalıştım ama;
başarmadım
seni unutamadım..


Ah.. Bu hazan yağmurları
bilsen nasıl da sırılsıklam
özletiyor seni..
Güllerin solması
kuşların göç etmesi gibi..
İçimde buz tutmuş küskün bir mevsim
yüzümde zamanın acımasız izleri
ne sen çıkıp gelebildin
ne de ben yenebildim sensizliği
*******************


HALA YANIYORSUN İÇİMDE
Umutsuzken
en çaresiz anımda bile
hala ilk sen geliyorsun aklıma
her yeni güne seninle başlıyorum
kollarımla kucaklamak
sonsuz mavilerinde kaybolmak istiyorum..


Seni düşündükçe
içimde ak güvercinler kanat çırpıyor
bir ceylan koşuyor sana doğru
al al gelincikler açıyor yüreğimin dağlarında
içimde çağıl çağıl bir nehir
denizine kavuşmak istercesine sana çağlıyor..


Öyle özledim ki seni
duman duman hasret çöktü yüreğime
dışarda uluyan rüzgara inat
saçak altındaki serçeler bile suspus
heryer herşey sessizlik kesildi
ama benim içimde öyle bir çığlık var ki;
susturamıyorum..


Seni özledikçe
tamamlanmamış bir yalnızlık oluyor ömrüm
yarım yaşıyorum her anı
uzakta bir yıldız gibi susuyorum
ne denizin ne göğün mavisi kalmıyor gözlerimde..


Karanlık inince ıslak sokaklara
cama vuran yağmur damlaları
sımsıkı sarılıyor yüreğime
hüzzam bir şarkı sözleri başlıyor gözlerimde
rüzgarın karanlık çığlığıyla elele
bir yağmur damlası gibi düşüyorum geceye..


Sen yanımda olsaydın herşey o kadar başka olacaktı ki...

******************

MUTLU SONLAR KATİLİ
Bu son gece..
son tövbe..
son yemin..
son dua..
ve son..


her son yeni bir başlangıçtır.
artık bitti..
dilimde figan dizimde derman bitti.
bitti..
bu bütün sancıların sonudur.
bitmez karanlıkların imansız aşkların sonudur.
yapılan bütün yanlışlıkların sonudur.
pişmanlıkların sonudur.
bu bütün başlangıçların bütün sonların sonudur.
bütün kırık kalplerin bütün küfürlerin
dedikoduların
bütün yalanların
bütün şerefsizliklerin itaatsizliklerin imansızlıkların sonudur.
bu bir sondur
her şeyin sonu..
geçmişin geleceğin bu günün yarının varlığın yokluğun yolların
kavşakların
dünyanın
cennetin
ahretin sonudur..
her şey bitmiştir artık.
bu.. her şeyin sonudur..
bütün insancıl duygular ölmüştür
ve bu dünyanın çarkları arasında her şeyimle beraber ben de
ölmüşümdür...
*******************

UMUTSUZ GÖZLER
İster misin konuşmak
İçindekileri dökmek anlatmak
Gerekirse dünyaya birlikte haykırmak ?
Söyle güzel kız gözlerindeki şu hüznü ve derin bakışları
O her görüşümde bana ümit veren
Bana ayakta kalma gücü veren o gözlere ne oldu?


Kim veya her ne ise seni üzecek
Takma demek gelir içimden
ama biliyorum ne fayda
sen çoktan yanımdan gitmişsin.
Nerelerdesin güzel gözlü kız
Nerelerdesin o sevgi dolu insan ?
********************

KAÇAMIYORUM SENDEN
Kaçamıyorum senden
Bak yine bir bilye gibi yuvarlandım kucağına
Dokunuşluk bir sıcaklık getirebilir misin bana
Tüm düşüncelerimi silecek
Ya da bir bebeğin ağlamalarını ana kucağından
Diye soruyorum her yeni ihtimale.


Kayalıklara çarpan dalga sesleri geliyor kulaklarıma.


Oysa seninle öyle miydi?
Bir fırt çektiğimiz İstanbul öyle miydi?
Kucaktaki bebek öyle miydi?
Tir tir titrediğimiz öte dünya öyle miydi?
Senden kaçarak nasıl sana kaçıyorum anlamıyorum .
Yuvarlandığım her kelime de bir an "sen" oluyorsun.
Ve akıyorum "ben" zaman hunisinde anlamadan.


Evet sevgilim kaçamamaktan muzdaripim.
Saç telleri uçuşuyor rüzgar estiğinde senin tarafından
Her hızlı adımda bir heyecan var "tam senlik".
Beyaz bir süt tabağında gülümseme olup çıkıyorsun karşıma
İçiyorum o sütü ılık ılık beynime ferahlık veriyorsun bir anlık
Ve sonra kaçıyorsun çocuk gibi..


Yine en çok kafelerde cam kenarlarını seviyorum
Yine sakarım sevgilim
Yine kaygısızım çok karakterliyim değişken yüzlüyüm
Taşlaşmış bir pamuğum her defasında toprak altında
İksirim sende biliyorum
Yumuşatacak önce toprağı
Kazacak sonra en kuytuluklarımı
Verecek bana telaşlarını
Daha çok mutlu olabilmenin.


İşte bu Ankara'nın herhangi bir köşesindeyim yine
Bu kirli gazlı Ankara'nın yozlaşmış duygusuz Ankara'nın
Duyarsız politiğin.


İki taraflı bir oyuna girdim bu aralar bilirsin çapkınlık damarlarımda var.
Kıskanacağım yok ki başı boşum yüksünüğüm.
Çaresiz bir arayıştayım seni doldurabilecek deniyorum olmuyor.
Yontmadan sevmiyor kimse beni senin gibi...



**************
Ey gözlerimin içindeki ışıltı
bu günlerde bana uğramaz oldun.
Onsuzluğun acısı mı vurdu yüreğine
bir bakışına bir gülüşüne hasret mi kaldın?
Sahildeki son konuşmada mı kaldı aklın
yoksa gülüpgelseydin annemle çay içerdin demesindemi?
Onsuz kaldığın günlerde
gecelerin mutsuzluğunu mu özledin?
Söyle gözlerimdeki tebessümün sebebi
söyle içimdeki acının en tatlı kederi
sen beni özlemedin mi?
******************

HASRETİN BİLE...


Aşkın tuttu beni
düşeceğim zamanlar.
aşkına sığındım
aşkınla korudum kendimi
kötülüklerden.
aşkın umut oldu
dayanma gücüm oldu
direndim sayesinde.
bir tek
senden koruyamadı beni.
öyle tutkunum ki sana...
hasretin bile yetiyor
yanmama...
************

Seninle beraber koydum toprağın altına
Neşemi sevincimi umudumu annem..


Benim kara acıma inat
Nasıl akıp gidiyor hayat
Kalbim acınla kanarken
Kanım dolaşıyor hala damarlarımda
Gözlerim durmaksızın sana ağlarken
Altında mor halkalarla da olsa
Hala görüyor yaşama dair olanları..


Ben hep geceyi yaşasam da
Güneşin ışıkları aydınlatıyor doğayı
Ki o doğa
Hiiiç umursamıyor acımı..
Filiz filiz
Tomurcuk tomurcuk
Kutluyor baharı..
Bu ne yaman çelişki
Bir yanım ölmüşken seninle
Bir yanım sürdürüyor yaşamayı..


Gözlerinin yeşili
Gözümün önünde dondu annem
Serum şişeleri
Kollarının kocaman şişlikleri
Ayağında iğne izleri
Son hatıraların oldu annem..


Bir nefes fazlasına yetmedi
Yetmezdi gücüm
Allahın takdiri ölüm..
Acı çekmiyorsun biliyorum
Yüzünde son gördüğüm melek gülüşün
Gitmiyor gözümün önünden
Gitmiyor annem..


Ellerimle yıkadım seni son kez
Öptüm nurlu ellerini
Kanamıştı iğnelerden
Acını dudaklarımla aldım annem..
Öptüm gül yüzünü son kez
'Anne' kokundan kalanı
Çektim ciğerlerime dolu dolu
Gelmişti yolun sonu
Seninle beraber yarınımı umudumu
Koydum yanına toprağa annem...
******************

KONUŞULMAYAN BİR DİL GİBİSİN COĞRAFYAMDA
Geçmişe döndüğüm her an
Yeni bir başlangıç oluyor 'aşk'a
Anıların pimini çektiği
Duman grisi bir patlamanın yankısı
Açmazların soru işaretlerinde asılı..


Yüreği göz göz olmuş
Aşk yetimi bir çocuğun sancısıyla
Pek çok yüzü olan gerçeğin sorgusundayım..
Yüzleşmelerin kamaştırdığı gözlerime
İğne başı gibi batıyor yaşlar...
Kırık bir gülüş
Yapıştı kaldı adına yeminli dudaklara...
Daraltıyorum yokluğunun kara çemberini
Halka halka anılarla isimlenen
Bilmediğim bir oyunda...


Soyunuyorum kör topal inançlarımdan
Çırılçıplağım eşiğinde yazgının
Göbekten bağlıyım tütkunun esaretine
Gül kokan bebek tenimi kuşanıp
Damıtıyorum imzaladığın hücrelerimi...


Öyle uzaksın ki bu gece hislerimin haritasına
Keşfedilmemiş bir kıta
Konuşulmayan bir dil gibisin coğrafyamda...
**************


İKİ GÜLÜCÜĞÜN KIRMIZI İZİ
Ne gidecek kadar cesur
Ne kalacak kadar güçlü
Kendi kendime yabancı
Bir masal yolcusuyum...”


Şahdamarımın atışında bir aşk bu...Bir masal perisinin sihirli değneğinin
ucundaki ışıltılı yıldız..”.Hayır” diyemez insan bu parlak coşkuya...Sonra bir
gün gelir yeniliverir kahraman yüreğini kötülüğün bürüdüğü devin
hoyratlığına...Al ipekli gümüş sicimlerle sardım sarmaladım seni bir kuytu
köşede ellerin uzanamayacağı bir saraya...Hapsoldun sevdama çarpışan iki gözün
yarattığı bir zindanda...Gönüllü tutsağın oldum esaretinde seni yalnız
bırakmamak adına!


“Alazlanan bir yüreğin
Çatlak sesi kulaklarımda
Özünü eritip akıtmış
Yangınımın en alevli yerine.”


Emanetin; yüreğin gözyaşların sımsıkı tutundu sevdalı gecelerime. Korkma
birtanem hiç üzer miyim kanımla adını yazdığım alt tarafı bir yumruk
büyüklüğündeki parçamı...Kanatır mıyım sanıyorsun? Boğar mıyım gözyaşlarını
kanımla...Kutsal tüm bedenim. Dudaklarınla mühürledin.


“Ben sende saklı
Sen kaderime büyük harflerle yazgılı
Yenilmeyen bir de AŞK var
Yaman mı yaman bir deli savaşçı”


Zamanın acımasız hükümdarlığına yenilir bu aşk dediler. Kilometrelerin koca
kuyusunun içinde yitip gider...Gözden ırak olan gönülden de ırak olur diye
kandırmaya çalıştılar...Birbirimizin yapraklarına dolanan iki sarmaşık olduk.
Mesafeler uzayınca yeşillerimiz yeni filizler verdi. Denizler ayırmaya kalksa
sarmaşıklar yüzmeyi öğreniverdi! Yoklukları barındırdığı o deli tutkuyla
varlığa çevirdi. Ve asla yenilmedi...


“Gözbebeğinle seviştim ben ilkin
Kalbimi öptü gülen bir çift kahve çekirdeği
Belki bu yüzden hiç silinmedi bedenimden
İki gülücüğün kırmızı izi”...
*****************


YARININ ÖLÜSÜYÜM BU ŞEHİRDE
Yarının ölüsüyüm bu şehirde
Tülle peçelenen güneşe dönüp sırtımı
Tökezliyorum huysuz bir acının adımlarında.
Sol yanı dilsiz
Sahra çölünde bir bedeviyim.
Yırtıldı umutlarım
Yazgının boyun borcu ödediğim.
Hedefsiz bir taş gibi
Fırlatıyorum feri sönmüş gözlerimi göğe..


Dönüşsüz yolların başlangıcında
Acının parlak kristaliyim.
Gözyaşı kıvamında bir leke bulaştı
Tavanarası anılarıma bu zindan gecede..
Çekin çürük tenlerinizin kokusunu
Yetim bir çocuğun ağzındaydı öpüşlerim
Eğri bir acı yerleştirdiniz dudaklarıma
Ruhuma özenle çivilediniz öfkenizi
Azgın bir boşluk duygusuyla pençeleşirken ben
Peşimdeydiniz
Cesede üşüşen akbabalar gibi..


Uzak bir ülkenin yabancısıyım bu gece
Bir yıldızın ışığını giyindim
Islak çıplaklığımı soyunup kuytularda.
Kutsayın kirli erdemlerinizi
Aşka aşkım bir kadın
Terkediyor şehrinizi mor şimşeklerle..
Boynu vuruldu aşkın
Bir firuze soldu batıcı okşamalarınızın kucağında
Siyah bir kum gülünü buladım
Bir damla şarabın alına.
Sevgisizliğin dişleri kemiriyor şehrinizi
Güneşiniz donmuş
Kara tapınaklardaki sunaklarda
Nefretle kutsanan yüreklerinizin izdüşümünde
Günaha gömülmüş gölgeleriniz..


Palmiyeler doğuyor çöllerimde
Çergelerde geceliyorum
Dipdiri hayallerimin elleri üzerimde.
Kırılgan sizin dokunuşlarınız
Denizkestanesi gibi ayaklarıma batıyor
Umutsuz haykırışlarınız.
Alınlarınız solgun günahın kara büyüsünde
Kandilinizdeki alevin rengi yalnızlık.
Yitirdiğim yarınlar yok şehrinizde
Yitirdiğiniz aşka aşık bir kadın
Sahra çöllerinde..


Yarının ölüsüyüm bu şehirde.
Bir deniz kabuğunun tırtıklı düşlerinde
Uzandım boylu boyunca tutkumu alıp koynuma.
Aşka sağır kulaklarınızın duymadığı
Haz çıngıraklarım ninni bedenime..


Sevdanın sırça köşküne uyanacağım
Nefret rengi bataklıklarınızın olmadığı
İnci çiçekleriyle bezeli bir şehirde.
Siz boğulurken düş kırıklıklarınızın denizinde
Ardıç kuşlarının melodileriyle sevişen ben
Bakire yarınlara uyanacağım
Bir yıldızın ışığını giyindiğim şehrimde...

***************


ZAMANI KAYBEDEN KADIN...
Zaman durdu
Keskin bir bıçağın
Sivri ucuyla kanatırcasına
Saplandı yitik etime
Bir ceviz kabuğu
Nasıl sallanırsa
Deli bir denizin dalgalarında
Öyle savruldum
Zamanın olmadığı bir zamanda
Zamansız ayrılığına..


Durdu zaman
Artık ne umudun tatlı sağanağı
Islandığım
Ne de ince sızısı ızdırabın...
Durdururken zamanı gidişinde
Duygularımı da dondurdun...


Kordonboyu'nda ürkek adımlarım
Sana çıkmıyor ki sokaklar..
Vapurda martılarla dertleşmiyorum
Köpüren dalgalarla dost
Tenimi yakan güneşle sırdaş
O l a m ı y o r u m..
Eksiğim ben
Zaman yok..


Ayrıksı bir çiçeğim artık
Rengi olmayan
Kokusu yabanıl
Yitirince zamanı
Tarlanın birinde unutuldum
Gözpınarlarımdan yapraklar dökülüyor
Bilmiyorum günde kaç tane
Zaman kayıp..


Şarap kadehlerinde kayboluyorum
Unutmuşum çok iyi bildiğim yüzmeyi
Boğuluyorum..
Elinin değdiği kadehi
Hatırlamaya çalışıyorum
Olmuyor..
Zamanla beraber
Dünler de kayıp...


Öpmelere doyamadığın
Dudaklarımı arıyorum aynalarda
Hoyratlığım dikiliyor karşıma
Kanatıyorum acı bir hazla..
Sana uzanmıyorsa
Damlayan kan olsun ucunda..
Kırmızıya bulanıyor acım
Kör bir karanlıkta
Gece miydi gündüz müydü
Bilmiyorum
Zamanı da götürdün sen yanında..


Kavgalardayım kendimle
Bir yabancıyı yargılar gibi
Suçlar yüklüyorum
İdam ağır geliyor
Müebbet diyorum cezama
Sonra
Zamansızlığım geliyor aklıma
O an dar geliyor bildiklerim
Zamanın olmadığı bir ceza biçiyorum
Bu hırçın kadına
Geçmişsizliğe ve geleceksizliğe mahkum ediyorum
Usulca...
*****************



İZMİR'E SIĞMAYAN AŞK
İzmir'in koynunda
Uyanmadık hiç yosun kokan sabahlara
Geceyi yüklenip aşkımızla
Saklambaç oynayamadık dolunayla..


Karşıyaka'nın ılık meltemini
Siper edip kıskanç bakışlara
Simit atamadık vapurdan martılara
Bir bardak demli çayı
Paylaşamadığımız gibi birbirimizin yudumlarıyla..


Alsancak'ta
Eğlencenin tavaya vurduğu bir geceye
Teslim edemedik düşlerimizi
Bir bardak biranın buz gibi soğuğunda
Tıpkı emanet edip aşkımızı
Gidemediğimiz gibi saklı diyarlara..


Şirince'de tadına bakamadık şarapların
Kavga edemedik
Şeftali şarabı mı güzel üzüm şarabı mı diye
Gözlerimizden içtik tutku şarabını
Ayın perdelediği gecelerde..


Kemeraltı'nda karışıp kalabalıklara
Eriyip gidemedik sevgililerin arasında
Yüreğimizdeki kalabalığı itip karanlıklara
Sığındık birbirimize
İkimize ait yalnızlığımızdı..


Aşkımızı paylaşmadık biz ne İzmir'le
Ne başka bir şehirle;
Ütopyamızın mavi çizgileri
Sakladı bizi derinliklerine..
Sen deniz renginde gizli adamım
Ben dalgalarla koynunda darmadağın
Şehirler sınırlar dar gelir bize
Kalıplara sığdıramadığım adamım...
*******************
SENDEN GİDİYORUM
Zannetme terk eden sensin
Sen şehrimden gittin
Ben senden gidiyorum..


Soğuk kış gecelerine astığım
İki kırmızı kiraz tanesiydin
Turfandadan vazgeçtim
Mevsimime gidiyorum..


Kor ateş yaz gecelerimde
Dilimin ucundaki buz damlası adam
Buzu buzullara emanet edip
Yangınıma gidiyorum..


Bedenimin soru işaretlerini
İhtirasla tanıştıran adam
Dudağının değdiği tüm hazlarımı
Sattım dünlere yarınıma gidiyorum..


Kelimeleri anlamsız
Şehveti sınırsız
Bilinmeyeni tanımsız
Kavramlara katan adam
Vazgeçip tırmanmaktan zirvelere
Yüreğimi tırmalamaya gidiyorum..


Çelik kilitlerle kapadığım kapımı
Pamuk anahtarınla açan adam
Hapsedip aşkımın sınırları içine seni
Senden gidiyorum…
[/color]*************


O ADAM
Bir zümrüdüanka kanadında
O Adam girdi yaşanmışlığıma
Saklı ücralarımdı konduğu
Gizeme gebe kış güneşimdi
Işığa ayaydınlık yol bulduğu..


Ondan öncesi
Akrebi kovalayan yelkovan
Ritmi bozuk akrep kaçan
Zaman kayıp
Zaman yitik yaşanmamışlığın sancısından..


Adam
Gözlerini kattı yaşanmışlığıma
Gülüşleri alev sıcağında saklı
Sapladı kıpkırmızı okunu
"Aşk"tı ucundaki
Bir daha asla çıkarmadı..


Prangalar bağlandı hücrelerime
Kör karanlık gecelerde
Gizemi düğüm düğüm
Hüzün danseden uykularla
Ay ondört kaldı hep
Takılmadan dolunaya..


Dansetti parmaklarım ellerinde
Melodi yoktu
Ses yoktu
Şahdamarımdı tempom
Yırtıldı tutkudan kanımın her damlası
Bu dansta başlangıç
Bu dansta son yoktu..


Bilmediğim dillerde konuştu adam
Sözlüğümdü dudakları
Yolumdu ayakları
Tenimde keşfetti yeni bir kıtayı
Kaşifti adam
Keşfettiği kadının adı "Aşk"tı...


Mavi bir kuşun kanadında
Ardımda bıraktım adamı
O Adam
ki yaşanmışlığım
O Adam
ki yarım kalmışlığım
O Adam
ki aşkı paylaştığım
Mavi bir kuş kanadında
Geçmişte bıraktığım
Kozalarda sakladığım
Adamım...
****************


SANA UYANDIM
Balçık çamur içinde
Paçalarımda isimlendiremediğim hüzünler
Hergele gülüşünün ardında
Duman kokulu izlerle
Uyandım sabaha seninle
Gece gözlü adamım
Papatya beyazı yanım..


Sabaha serseri bakışınla uyandım bu gün
Gece düşlerim sana kaçtı
Aç bir bebeğin anne memesine yapışması gibi
Yapışıp kaldım gece mavilerinde
Kirpiklerim sımsıkı kapalı
Kanımda kan kırmızı adın
Bekledim düş sokaklarının kapısı
Özlemine açılır diye...
Gün doğdu
Gece soldu
Uyandım
Kaçtın...


Platon girdi sabahıma
Androjen bir varlığa dönüştüm usul usul
Gövdem tekti boynum tek
Ama iki ayrı yüzüm vardı
Biri sen biri ben..
Sarmaşık gibi dolanıp
İsim anası olmuştuk aşka
Derken
Zalim Zeus
Fırlattı kara fırtınalarda sakladığı şimşeğini
Bölündük
Lime lime doğrandık
Parçalandık...
Öbür yanı eksik ben
Kadını olmayan sen
Yarım kaldık şimşek hızıyla..


Aynalarda yarımdı yüzüm
Sol tarafım mavi sağ yanım hüzün..
Öptüm bir yanı kırık camı
Kanadı
Bembeyaz dudağımın kan kırmızı yanı.
Tek elim olmasa kucaklar
Sımsıkı sarar
İçime katar tenimde uyuturdum seni..
Parmaklarımın beşi emanetken bedeninde
Olmadı gece gözlü adamım..


Kaygan zemin üstünde
Bıçak sırtı yaramla
Karıştım
İçinde kaybolduğum hayata
Arzulu bakan gözlere
Bir çizik atıp kanatmak geldi içimden..
“Senin gibi bir kadınım olmadı” dediğin gün
Cicili bicili fiyonklarla paket yapmadan
Hediye ettim sana kadın yanımı
Adın yakarken dudağımı
Tadın değdi tenime
İki deli borandık biz
Maviye bulanan gecede..


Sana uyandım bu sabah
Boz bulanık sulardan atlayıp
Kanat taktım yüreğime
Sana uyandım sevgili
Temmuz sıcağı kıvamında
Mavi bezeli yatağımda
Dudağımda gözyaşımın tadı tuz
Sana uyandım...
******************

BENİM İÇİN BENDEN
Ya sevdan için şarkı sözlerilar söylemelisin
Ya da söylenen tüm şarkı sözlerilar sevdana adanmalı.
Ya yolumu bulasın diye izler bırakmalıyım
Ya da girdiğin tüm yollar bana çıkmalı.


Gözüne düşen damla ben olmalıyım yağmurda
Yüzüne vuran ışık..
Sonbaharda enseni ısıran rüzgar
Yazın tenini kavuran güneş olmalıyım.


Gazetelere kitaplara okumak için bakmayışının
Gözlerinin boşlukta süzülüşünün
Sağı ve solu varken yatağın ucundan kalkışının.
Mutfağa gidecekken banyoya girişinin
Kapıları çarpışının bağırışlarının
Sebepsiz sanılan ağlayışlarının
Ani tebessümlerinin sebebi ben olmalıyım.


Gözlerim gözlerine düşmeli heran
Yüreğim yüreğinin tam ortasına.
Öyle yanmalı ki yüreğin
Kendini sokaklara atmalısın.
Heryerde beni arayıp bulamamalısın.
Yemeğine göz konulmuş kaplan gibi korumalısın beni
Ama gururunla oynatmamalısın.
Benden vazgeçemeyeceğini düşünmelisin;
Ama öyle sevmelisin ki beni
Benden vazgeçebilmelisin...
*****************



YILLAR VAR Kİ...
Yıllar var ki aramızda bizi birbirimizden ayıran
ölüm gibi acı bir düş gibi
gerçek olan tek bildiğim seni bulup ta yitirdiğim ..



Üzülme yorgun akşamlarda gökyüzüne bakıp bizi düşle sevdiğim
yılma bizi düşlemekten düşler gerçek olurmuş derler unutma ..



Unutma gözlerimin rengini parıltısını
sakın ağlama birgün öldüğümü duyacak olursan
bil ki son nefeste bile ismini andım
bil ki seninle yaşadığımız anıları yeniden yaşadım ..



Bil ki bu beden asla ölmez
seni bulur seninle olur yaşarım seninle elbet yeniden

*****************


YİRMİDÖRT SAAT
Günün yirmidört saati seni düşünüyorum
sabah kahvaltı ederken öğle ve akşam yemeği yerken
o olsaydı nasıl yemek yerdi acaba
hangi yemeği daha çok severdi diye düşünüyorum ..



Mutlu bir zamanım olduğunda da
aklıma sen geliyorsun hiç çıkmadığın gibi
keşke burda olsa diyorum
burda olsada mutluluğuma mutluluk katsa diyorum ..



Hüzünlü bir zamanım olduğunda da seni yanımda istiyorum
şimdi diyorum burda olsa yüzüme bir baksa
baksada içimdeki acımı unuttursa diyorum ..



Uykumda rüyalarımda bile sen varsın
birtek rüyalarımda yakınsın
birtek rüyalarımda ellerimi tutuyorsun
ve birtek rüyalarda sevgi sunuyorsun bana ..



Sabahları ise yüzümü yıkayıp aynaya her baktığımda
kendimi değil hep seni görüyorum
geceleri yatmadan önce dilime dua diye doladığım ismini anıyor
lanet olsun ki günün yirmidört saati seni düşünüyor ve seni seviyorum ...

****************

SEN ÖYLE BAKMA
Sen öyle bakma
Kırışmış yüzüme yorgun bedenime
Ceviz pirinden kapkara olmuş ellerime.
Merak etme bu gövde daha çok yük çeker
Dehre ile kavak çiperini çok ufaltır bu eller.
Hasret bazen mağlup eder beni
O zaman
Avuçlarım açılınca semaya rengim çıPage Rankingık gibi aklaşır
Yanık yüzüm dost mekanımda daha da nurlaşır.
Ben alışmışım
Topal Hafız'ın cırtlak ezan sesi ile sabahları uyanmaya
Salavat getirerek sabah ayazında buz gibi suda abdesimi alımaya.
Etrafımda
Ne var sanki erkenden kalkacak diye; söylenecek ne bir gelin var
Ne de
Soframda hiç sevmediğim türlü türlü kahvaltılıklar.
Yeter bana hafif çiselenmiş bir iki tandır ekmeği
Bir de hafif göğermiş tulum peyniri.
Bu sene bir külek basmışım sapsarı tereyağını
Gelinime inat her övün yiyeceğim gahırdaklı pıhpıh pilavını.
İhtiyat o ya
Belki ölürüm belki derin kış olur diye
Sunguru'lu Münür'e mezarımı bile kazdırdım.
Üç beş tut tahtası bir haral samanlı gazel hazırladım.
Sandıktaki bohçama
Lifi sabunu kefenimle kafuruyu sardım.
Kırmızı kesede beşi bir yerdem var onu veresiniz ki gelinime
Hacı babandan kalma zemzemi bolbol serpsin üzerime.
Heveslenme oğul
Bu sene hiç bir yere getmiyecegim
Oturup mekanında rahmetli babanı yad edeceğim.
Kokusu her kapı açışımda dolar gibi sanki evin içinde
Paltosu askıda goppiği hala iç cebinde
İmamesiz kehribar tesbihi bile durur misafının üstünde.
Bıldır bu zamandı pencerenin pervezına dayamıştı başını
Huma kuşunu dinlerken tek tek dökmüştü gözyaşını
Derin derin bir nefes çekmişti kacak tütününden
Az kalsın boğuluyordu
Sivinkteki kuşlar hep kaçmıştı öksürüğünün sesinden
********************


*******bLoodLess.3********
[/font]

...
..
 
Görüntüleme:290,
Cevaplar:0
Alıntı ile Cevapla

Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Facebook Yorumları



şşiir hayyatırR benceee**** Konusuna Benzer Konular
yeni resimler ekledim bakmadan gecmeyin benceee(2)resimlerin

Gösterim: 344 - Yorum: 7 - Ekleyen: düşler_perisi



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:51 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

2005-2012 Tatliaskim.org Forumları

Bu sitede video izle, çocuk oyunu oyna veya indir, sanatçı biyografi, vikipedi ve şarkısı dinle, bunların hayatı ve sözleri gör.