İsimlerin anlamları...
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 29-11-2009, 16:52 #1
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

İsimlerin anlamları...

ABDAR: (FAR) Sulu, taze. Parlak. Sağlam vücutlu. Nükteli. Zarif, güzel, hoş.
ABENDAM: (FAR) Güzel vücutlu, güzellik.
ABİDE: (AR) Anıt. Önemli ve değerli yapıt.
ABŞAR: (AR) Şelale.
AÇELYA: (YUN) Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
AÇILAY: (TR) Ayın dolunay halinde olmaya başlaması
ADALET: (AR) Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
ADEVİYE: (AR) İyilik, yardımseverlik.
ADIGÜZEL: (TR) Güzel isim. Verilen ismin güzel olması.
ADİLE: (AR) Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
ADNİYE: (AR) Cennete girmeye hak kazanan.
AFET: (AR) İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
AFİFEAR) Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
AFİTAB: (FAR) Güneş, gün ışığı. Çok güzel, dilber, parlak yüz.
AFRA: (AR) Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak.
AFŞAR: (TR) Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
AFTABE: (FAR) Su kabı. Güneş biçiminde yapılan mücevher.
AĞAN: (TR) Akanyıldız, ağma
AĞCA: (TR) Beyaz tenli kadın.
AHENK: (FAR) Uygun, uyum düzen, armoni. Renkler, sesler arasında uygunluk.
AHLA: (AR) Çok tatlı. Pek şirin.
AHRA: (AR) Daha layık, münasip, uygun
AHSEN : (AR) En güzel, Çok güzel
AHTER: (FAR) Yıldız.
AHU: (FAR) Ceylan / Maral
AJDA: (TR)Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey.
AKANAY: (TR) Yıldız kümesi.
AKASMA: (TR) Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren , tırmanıcı bir bitki.
AKGÜL: (TR) Beyaz gül, gül gibi
AKGÜN : (TR) Aydınlık gün
AKİFE: (AR) Bir şey üzerinde azimle duran, sebatlı, kararlı. İbadet eden hanım.
AKİLE: (AR) Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı.
AKKIZ: (AR) Beyaz kadın.
AKNUR: (TR-AR) Beyaz nur.
AKSU : (TR) Temiz, pırıl pırıl su gibi. Nehir
AKSUNA: (TR) Ak renkli yaban ördeği.
ALAGÜN: (TR) Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava.
ALARA: (TR) Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
ALARCIN: (TR) Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
ALCAN: (TR) Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.
ALÇİN/ ALÇIN: (TR) Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
ALEV: (TR) Ateşin çıkardığı yalım
ALEYNA: (AR) Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan. Allah'ın iyi kullarından olanlar (kelime anlama bizim üzerimize'dir)
ALGUN: (FAR) Aklı alınmış. Al renginde, koyu ve parlak pembe. Tümsek, tepe.
ALİYE: (AR) Yüce, yüksek
ALMULA/ ALMILA: (TR) Elma. Kırmızı Elma/ Elma gibi kırmızı yanaklı güzel kız
ALTIN (Altun): (TR) Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
ALTAN: (TR) Kızıl Şafak
AMİNE: (AR) Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. (Bkz. EMİNE)
ANDAÇ: (TR) Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
ARZU: (AR) İstek, özlem eğilim
ASENA: (TR) AŞINA. Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
ASİYE: (AR) Acılı kadın / Direk
ASLI : (AR) Kerem ile Aslı hikayesindeki sevgili
ASLIHAN: (AR-TR) Kökeni soylu han soyundan
ASRIN: (TR) Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
ASUDE: (FAR) Sessiz, sakin dinlendirici
ASUMAN: (FAR) Gök, gökkubbe, sema
ASYA: (YUN) Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
AŞKIN: (TR) Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
ATEŞ: (TR) Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
ATIFET: (AR) Allah'ın Lütfu
AYBEL: (TR) Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
AYBÜKE/ AYBİGE/ AYBİKE: (TR) Ay hanım. Ay gibi güzel. Eski Türk kadın isimlerinden
AYCAN: (TR-FAR) İçi aydınlık
AYÇA: (TR) Hilal, ayın ilk günlerindeki hali
AYÇİN/ AYÇIN: (TR) Ay gibi, aya benzer
AYDAN: (TR) Aya benzer ay gibi
AYFER: (TR-FAR) Ayışığı
AYGEN: (TR) Gönül dostu
AYGÜL: (TR) Ay gibi güzel ve parlak renkli
AYLA: (TR) Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire
AYLİN: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire. İngilizce Eilee'den alındığı da söylenmektedir.
AYNUR : (TR-AR) Ay gibi ışıklı
AYSEL: (TR) Ay gibi parlak ve güzel
AYSU: (TR) Ay gibi berrak su
AYSUN: (TR)Ay gibi güzel ve parlaksın
AYŞAN: (TR) Şanı ay gibi parlak olan
AYŞE: (AR) Yaşam, dirlik, Ayşegül Güleç, güler yüzlü
AYŞEM: (AR-TR) Ayşe + m (Benim Ayşem)
AYŞEN: (TR) Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
AYŞIN/ AYŞİN: (TR) Ay gibi, aya benzeyen
AYTAÇ: (TR) Ay gibi taçlı
AYTEN : (TR)Ay gibi beyaz tenli
AYTÜL: (TR) Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
AZİME: (AR) Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
AZİZE: (FAR) Onur sahibi yüce, ermiş
AZRA: (AR) Bakire, el değmemiş ABAD: (FAR) Şen, bayındır. (AR) Sonsuz gelecek zamanlar.
ABADÎ: (FAR) Şen, bayındır, mamurlukla ilgili.
ABAKA HAN: (TR) İlhanlı hükümdarı Hülagu'nun oğlu.
ABAY (TR) Beceri. Sezgi, anlayış, dikkat.
ABAZA: (TR) Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk.
ABBAD: (AR) Allaha itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yerine getiren.
ABBAS (AR) Sert, çatık kaşlı kimse. Arslan
ABBAZ: (FAR) Yüzgeç, yüzücü.
ABDİ: (AR) Kulluk ve itaat eden.
ABDULLAH: (AR) Allah'ın kulu.
ABDURRAHMAN: (AR) Rahman'ın kulu. Rahman; Allah'ın isimlerindendir.
ABDURRAUF: (AR) Rauf olan Allah'ın kulu.
ABDUSSABUR: (AR) Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah'ın kulu. Allah'ın isimlerinden
ABDÜDDAR: (AR) Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmet için yaratan Allah'ın kulu.
ABDÜLAFUV: (AR) Geniş af ve mağfiret sahibi yüce Allah'ın kulu.
ABDÜLALİ: (AR) Yüce, ulu, şan ve şeref sahibi Allah'ın kulu.
ABDÜLALİM (AR) Alim ve mükemmel bilgiye sahip olan Allah'ın kulu.
ABDÜLAZİM: (AR) Azamet ve büyüklük sahibi Allah'ın kulu.
ABDÜLAZİZ: (AR) Büyük ve aziz olan, izzet ve şeref sahibi Allah'ın kulu.
ABDÜLBAKİ: (AR) Sonsuz, ebedi olan Allah'ın kulu
ABDÜLCEBBAR: (AR) Cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahibi Allah'ın kulu.
ABDÜLCELİL: (AR) Büyük, ulu, yüce Allah'ın kulu.
ABDÜLCEMAL: (AR) Güzellikleri kendinde toplayan Allah'ın kulu.
ABDÜLCEVAT: (AR) Cömert olan Allah'ın kulu.
ABDÜLFETTAH: (AR) Zafer kazanmış, üstün gelmiş, fetheden açan Allah'ın kulu.
ABDÜLGAFFAR: (AR) Kullarının günahlarını affeden Allah'ın kulu.
ABDÜLGAFUR: (AR) Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah'ın kulu. ABDÜLGANİ: (AR) Zengin, varlıklı, bol, doygun olan Allah'ın kulu.
ABDÜLHAK: (AR) Hak ve gerçek olan, varlığı hiç değişmeden duran Allah'ın kulu. ABDÜLHALİM: (AR) Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah'ın kulu. ABDÜLHAMİD. (AR) Hamdolunmuş, övülmüş, Allah'ın kulu.
ABDÜLKADİR: (AR) Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan,Allah'ın kulu
ABDÜLKERİM: (AR) Keremi bol, cömert olan Aziz ve Celil Allah'ın kulu.
ABDÜLLATİF: (AR) Latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan Allah'ın kulu.
ABDÜLMACİD: (AR) Şanı büyük, cömertlik ve keremi bol olan, Allah'ın kulu.
ABDÜLMALİK: (AR) Sahip olan, her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah'ın kulu.

Görüntüleme:5033, Cevaplar:97
Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:53 #2
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

ABDÜLMECİD: (AR) Şanı büyük ve yüksek olan, Allah'ın kulu.
ABDÜLMENNAN: (AR) Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah'ın kulu.
ABDÜSSAMED: (AR) Kimseye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Allah'ın kulu.
ABDÜSSELAM: (AR) Barış, rahatlık, selamete çıkaran, Allah'ın kulu.
ABDÜSSETTAR: (AR) Günahları örten, gizleyen Allah'ın kulu.
ABER: (AR) Hz. Nuh'un erkek torunu.
ABGUN: (FAR) Mavi renk. Gök. Parlak. Nişasta.
ABHER: (AR) Nergis çiçeği. Yasemin. Dolu kap.
ABILAY HAN: (TR) Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, karşı ustaca savundu
ABIŞKA NOYAN: (TR) İlhanlı komutan. (XIII-XIV. yy.)
ABHİZ: (FAR) Er. Büyük dalga. Kaynak. Su yolu.
ABİD: (AR) Allah'a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid.
ABİDE: (AR) Anıt. Önemli ve değerli yapıt.
ABİDİN: (AR) İbadet edenler. Zeynel Abidin'den kısaltma isim.
ABUZER: (FAR+AR) Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli.
ABUZETTİN: (AR) Din yolunda çabuk, hızlı giden
ACA: (TR) Amca, ağabey. Güçlü kuvvetli, başladığı işi bitiren.
ACAHAN: (TR) (bkz. Aca).
ACAR: (TR) Becerikli. Atılgan, ele avuca sığmaz. Halk.
ACARALP: (TR) Yiğit, becerikli, cesur kişi.
ACARBAY: (TR) Becerikli. Atılgan yiğit
ACARER: (TR) Becerikli. Atılgan yiğit
ACARKAN: (TR)Yiğit, becerikli, cesur kişi.
ACARMAN: (TR) Çevik, becerikli, girişken.
ACARÖZ: (TR) Özünde yiğitlik bulunan.
ACARSOY: (TR) Yiğit, soylu.
ACEM: (AR) Arap olmayan milletlerin hepsi. İranlı, İran halkından biri.
ACLAN: (AR) Hızlı, çabuk, telaşlı.
ACUN: (AR) Dünya, varlık.
ACUNAL: (TR) Dünyayı kapsayan, dünyayı fetheden.
ACUNALP: (TR) (bkz. Acunal).
ACUNMAN: (TR) Dünyaca tanınmış, ünlü.
ADAHAN: (TR) Adanın hakimi, yöneticisi.
ADAL: (TR) "Adın yayılsın, ün kazan" anlamında.
ADALETTİN : (AR) Dinin adaleti
ADEM: Allah'ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamberi. Adam.
ADİL: (AR) Doğruluk gösteren. Doğru. Eşit, eş, müsavi. Adaletli davranan.
ADİLHAN: (AR+TR) Adil yönetici.
ADNAN: (AR) Cennette ölümsüzlüğe kavuşan kimse.
AFFAN: (AR) Kötü şeylerden kaçınan, kötülüklerden uzaklaşan, temiz.
AFGAN: (AR) Heyecanlı, çabuk öfkelenen. Orta Asya'da yaşayan müslüman bir kavim. AFŞAR: (TR) Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. Çabuk iş gören, çevik, atılgan
AFŞİN: (TR) Zırh, silah.
AGAH: (FAR) Bilgili, haberli, uyanık, afif. Vakıf olmuş, malumatlı.
AĞAR: (TR) Beyaz renkli. Açık tavırlı, samimi. Asil, onurlu, şerefli.
AHAD: (AR) Bir, kişi, kimse.Birler, birden dokuza kadar olan sayılar.
AHFEŞ: (AR) Küçük gözlü, zayıf bakışlı. Yalnız gece gören kimse.
AHİD: (AR) Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. Söz vermek.
AHMER: (AR) Kırmızı, kızıl.
AHVER: (AR) Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. Zeki, akıllı.
AHMET : (AR) Övülmeye değer. Beğenilmiş. Allah'a şükreden
AKABE: (AR) Sarp geçit, çıkılması zor yokuş. Tehlike. Atlatılması zor güçlü.
AKAD: (TR) Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
AKALP: (TR) Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
AKALIN: (TR) Alnı açık, suçu olmayan, onurlu.
AKANSEL: (TR) Akarsu. Uzun mesafeler geçerek denize dökülen akarsu.
AKAR: (TR) Akıp geçen. Gelir getiren.
AKASOY: (TR) Sevilen, sayılan soydan gelen
AKBATU: (TR) Yiğit erkek.
AKBATUN: (TR) (bkz. Akbatu).
AKCEBE: (TR) Beyaz zırh sahibi yiğit.
AKGÜN: (TR) Mutlu, sevinçli gün.
AKHAN: (TR) Dürüst hakan.
AKALP: (TR) Cömert, eli açık yiğit.
AKIMAN: (TR) Cömert, eli açık kimse.
AKIN: (TR) Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip. AKINALP: (TR) Akın yapan yiğit. Yiğit.
AKINCI: (TR) Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.
AKINTAN: (TR) Tan yeri ağarırken yapılan akın
AKİF: (AR) Bir şeyde sebat eden. İbadet eden. Direnen.
AKİL: (AR) Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:53 #3
çîLêkê$
SeniVanGölüGibiHezdıkım(:

teşekkürler..

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:53 #4
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

AKMAN: (TR) Temiz, beyaz, güzel insan. Yaşlı kimse.
AKMANER: (TR) (bkz. Ak*man).
AKSIN: (TR) Temiz, doğru, dürüstsün.
AKSOY: (TR) Temiz soylu.
AKSUN: (TR) (bkz. Aksu).
AKSUNGUR: (TR) Doğan cinsinden bir tür av kuşu.
AKŞİT: (TR) Kutlu uğurlu. Ak. Güneş, nur, aydınlık.
AKTAY: (TR) Beyaz tay.
AKTAÇ: (TR) Beyaz taç.
AKTAN: (TR) Aydınlık, mehtaplı gece.
AKTAR: (TR) Parlak, aydınlık sabah.
AKTAŞ: (TR) Mermer.
AKTEKİN: (TR) Parlak, görkemli, temiz huylu yiğit.
AKTEMÜR: (TR) Akdemir.
AKYOL: (TR) Dürüst, doğru ve iyi yol.
AKAD: Soyluluk, Onurlu bir kişiliğe sahip olmak
AKIN: Hızlı bir biçimde düşmana yapılan saldırı
AKİF: Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah'a yönelen
AKİL: Akıllı , Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş , yaptıklarının farkında olan
ALAATTİN: (AR) Dini yüceltmek için din uğruna çalışan kimse.
ALATAY: (TR) Derisinde be*nekler olan tay.
ALEMDAR: (AR+FAR) Bayrak veya sancak tutan, taşıyan, bayraktar, sancaktar.
ALGIN: (TR) Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. Sevdalı, aşık, vurgun. Hızlı akan su.
ALİ: (AR) Yüce, ulu, yüksek.
ALİCAN: (AR+FAR) Ali ve can isimlerinin bir araya gelmesinden meydana gelmiştir.
ALİM: (Ar.) Çok okumuş, bilgin.Çok bilen. Sonsuz. İlim sahibi.
ALİŞAN: (AR+FAR) Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli.
ALİYAR : (AR+FAR) Yar, dost, sevgili. Alinin dostu, sevgili adı. Yüce dost.
ALKIM: (TR) Gökkuşağı.
ALKIN: (TR) Sevdalı, aşık, vurgun. El çırpma, övme.
ALP: (TR) Eski Türklerde kahraman, yiğit, cesur, bahadır, pehlivan.
ALPAGU: (TR) Tek başına düşmana saldıran yiğit.
ALPASLAN: (TR) Arslan gibi cesur ve yiğit, savaş beyi.
ALPAY: (TR) Cesur, yiğit kimse.
ALPER: (TR) (bkz. Alp).
ALPEREN: (TR) Yiğit, bahadır.
ALPERTUNGA: (TR) Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı.
ALPGİRAY: (TR) Yiğit hükümdar.
ALPHAN: (TR) Yiğit hükümdar.
ALPKAN: (TR) Yiğit soydan gelen.
ALPKIN: (TR) Keskin kılıç.
ALPMAN: (TR) Yiğit, cesur, kahraman.
ALPSOY: (TR) Yiğit ve cesur soya mensub.
ALPTEKİN: (TR) Kahraman şehzade. Birleşik isim. Alp: Kahraman, Tekin: Şehzade.
ALTAN: (TR) Sabahın güneş doğarkenki zamanı. Hakanlara verilen unvan,
ALTAY: (TR) Asya'da Batı Sibirya ile Moğolistan'ı ayıran dağlık bölge.
ALTUĞ: (TR) Kırmızı tuğ
ALTUNAY: (TR) Ay'ın sarı renkli hali
ALTUNÇ: (TR) Bakır alaşımı. Kırmızı bakır. Kırmızı, al gözlü.
ALTUNER: (TR) Değerli kimse.
ALTUNHAN: (TR) Zengin hakan.
ANIL: Ölçülü davranan, hoşa giden kimse
ARAF: (AR) Cennet ile cehennem arasındaki yer. Sert, tepe. Adetler, usuller.
ARAL: (TR) Birbirine yakın adalar topluluğu. Orta Asya'da bir göl.
ARASTR) Kalın Yün, At kılı anlamında . Doğu Anadoluda bir nehir.
ARDA: (TR) Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek. İşaret için dikilen değnek. Çıkrıkçı kalemi. Sonra gelen.
AREF: (AR) Pek maruf, çok bilinen. Arif, anlayışlı ve bilgili.
AREL: (TR) Temiz, dürüst kimse.
ARGU: (TR) İki dağ arası, uçurum.
ARGUN: (TR) Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun.
ARGÜN: (TR) Temiz, aydınlık gün.
ARHAN: (TR) Üstün nitelikli, gururlu bakan.
ARICAN: (TR) Temiz, doğru kimse.
ARIÇ: (TR) Barış, asayiş.
ARİF: (AR) Meşhur, çok tanınmış. Bilgi sahibi. Bilen, bilgili, irfan sahibi.
ARIHAN: (TR) (bkz. Arhan).
ARIKAL: (TR) Temiz, doğru, dürüst kal.
ARIKAN: (TR) Temiz soy.
ARIKHAN: (TR) (bkz. Arhan)
ARIN: (TR) Temiz, arı, saf. Alın. Yüz, cephe. Dağların, tepelerin yüzü.
ARINÇ: (TR) Temiz, saf, arı.Barış.
ARISAL: (TR) Arı gibi çalışkan kimse.
ARISAN: (TR) Temiz, doğru tanınmış kimse.
ARISOY: (TR) (bkz. Arısan).
ARITAN: (TR) Temizleyen, arı duruma getiren.
ARKAN: (AR) Temiz, ari kandan gelen.Üstün galip.
ARKIN: (TR) Yavaş, ağır, sakin, gelecek yıl.
ARKUT: (TR) Temiz, uğurlu, kutlu.
ARMAN: (FAR) Hasret, özleme. Zahmet, sıkıntı. Teessüf. Pişmanlık.
ARSAL: (TR) Temiz huylu, namuslu.
ARSEBÜK: Temiz ruhlu ve çabuk. Toy. Namus hususunda titiz.
ARSLAN: (TR) Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan. Cesur adam, bahadır.
ARSLANGİRAY: (TR) Cesur, korkusuz han.
ARSLANŞAH: (TR) Arslan gibi cesur ve yiğit şah, kral.
ARTAN: (TR) Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.
ARTUÇ: (TR) Ucu sivri demirle donanmış mızrak.
ARZIK: (TR) Dindar, sofu.
AS: (AR) Mersin ağacı. (FAR) Değirmen.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:54 #5
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

ASAF: (AR) Vezir. Erdem, ileri görüşlülük, yönetimde başarı.
ASAL: (TR) Başlıca, esaslı, temel.
ASALET: (AR) Soy temizliği, soyluluk.
ASIF: (AR) Pek sert, pek şiddetli, şiddetle esen.
ASİL: (AR) Sağlam. İyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden.
ASIM: (AR) Yasak, yanına yaklaşılamayan. Günahtan, haramdan çekinen.
ASKER: (AR) Ordu, ordu örgülüyle ilgili. Vazife yapan. Rütbesiz asker, er.
ASRİ: (AR) Zamana uygun, çağdaş.
ASUTAY: (TR) Hırçın tay.
AŞIK: (TR) Bir başkasını aşkla seven. Dalgın, unutkan.
AŞİR: (AR) Ondabir, onuncu. Samimi dost ve arkadaş. Koca.
AŞKIN: (TR) Geçkin, aşmış olan. Coşkun. Fazla. Sonra. Benzerlerinden daha üstün.
AŞKINER: (TR) (bkz. Aşkın).
ATA: (TR) Baba. Soyun geçmişte yaşamış ferdi. Vermiş, veriş. Bağışlama, ihsan
ATABEK: (TR) Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. Lala.
ATABEY: (TR) Devlet yönetiminde bir san. Lala.
ATACAN: (TR) (bkz. Ata).
ATAÇ: (TR) Atalardan gelen, atalarla ilgili olan.
ATAERGİN: (TR) (bkz. Ata).
ATAHAN: (TR) (bkz. Ata).
ATAKAN: (TR) Düşünmeksizin her işe sokulan adam. İleri atılan.
ATALAY: (TR) Ünlü, namlı, şöhretli.
ATAMAN: (TR) Ata kişi, başkan, önder.
ATANER: (TR) (bkz. Ata).
ATASAGUN: (TR) Eski Türklerde hekimlere verilen isim.
ATASAN: (TR) (bkz. Ata).
ATASEVEN: (TR) (bkz. Ata).
ATASOY: (TR) (bkz. Ata).
ATATUĞ: (TR) (bkz. Ata).
ATAULLAH: (AR) Allah'ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü.
ATAY: (TR) Bilinen, tanınmış.
ATIF: (AR) Çevirme, meylet*tirme, imale.Merhamet sahibi, şefkatli, acıyan.
ATİK: (AR) Sırtın üst kısmı. Berrak, saf, karışmamış, kıymetli.
ATILAY: (TR) Ünlü, namlı, şöhretli. Atilla'dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.
ATILGAN: (TR) Karşısına çıkabilecek tehlikelerden korkmadan ileriye atılan.
ATİLLA: (TR) Büyük, ünlü. Babacık. Savaşçı, fatih. Hun Türklerinin büyük imparatoru
ATKIN: (TR) Atılmış. Kumaş dokumada kullanılan tabir.
ATLAN: (TR) Ata bin.
ATLAS: (TR) Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. Düz, havasız, tüysüz.
ATLIHAN: (TR) Ata binmiş süvari.
ATTAR: (AR) Güzel kokulu bitki özleri vb. satan, güzel koku ticareti yapan kimse.
ATUF: (AR) Birine sevgisi olan, sevgi duyan. Allah'a karşı sevgi duyan.
AVCI: (TR) Avlanan, av sporu yapan kişi. Bir şeyi elde etmeye uğraşan.
AVNİ: (AR) Yardımla ilgili, yardıma ait.
AVNULLAH: (AR) Allah'ın yardımı.
AYALP: (TR) Ay kadar parlak ve güzel, yiğit.
AYANA: (TR) Saygı.
AYAYDIN: (TR) Ay ışığı, aydınlığı.
AYAZ: (TR) Soğuk ve Durgun hava. Dondurucu soğuk.
AYBAR: (TR) Gösterişli, heybetli, görkemli. Korku veren.
AYBEG: (TR) Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey.
AYBERK: (TR) Sağlam ay, sağlam kişilik. Şimşek, ay'ın şimşek gibi parlaklığı.
AYÇETİN: (TR) Zor, güç ay.
AYDEMİR: (TR) Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi.
AYDIN: (TR) Aylı gece. Aydınlık, ışıklı, parlak. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevver.
AYDINALP: (TR) Münevver, bilgili, yiğit, kahraman kişi.
AYDİNÇ: (TR) Cesur, aydın.
AYDINTAN: (TR) Şafak vakti.
AYDOLUN: (TR) Dolunay, mehtap.
AYGUT: (TR) Karşılık, ödül.
AYHAN: (TR) Ay sahibi, ay hakimi. Oğuz Kağan Destanı'na göre, Oğuz'un altı oğlundan biri. Efsanede bahsedilen, Oğuz'un ışıktan doğan karısından olan 3 oğlundan biri. Ayhan'ın 4 oğlu 24 Oğuz boyunun 4'ünü oluşturur. Bunlar Bozoklu soyudur.
AYKAÇ: (TR) Söyleyen, konuşan.Akıl veren. Ozan, şair.
AYKAN: (TR) Soylu, asil, temiz kişi.
AYKUT: (TR) Kutlu, uğurlu ay. Karşılık, mükafat.
AYKUTALP: (TR) Mükafat veren kahraman, iyi karşılık veren bahadır.
AYMAN: (TR) Ay gibi güzel, ışıklı kimse.
AYRAL: (TR) Benzerlerinden farklı olan, kendine özgü, değişik.
AYSAL: (TR) Ay gibi, ay'a ben*zeyen.
AYSAN: (TR) Ay gibi, ay yüzlü.
AYTAÇ: (TR) Başa takılan ay şeklinde taç.
AYTEK: (TR) Ay gibi (Eski Türkçede tek/teg olarak kullanılmıştır).
AYTEKİN: (TR) Ay şehzadesi, ay prensi.
AYTOLUN: (TR) Dolunay. Ay'ın ondördü gibi güzel.
AYTUĞ: (TR) Mızrağın ucuna yapılmış ayın üstüne yapılan tüy.
AYTÜN: (TR) Ay ve gece.
AYVAZ: (AR) Arapça ivaz sözcüğünün bozulmuş şekli. Karagöz perdesinin belirli başlı tiplerinden biri. Köroğlu destanında bir kahraman.
AYZER: (TR-AR) Altın renginde ay. Ay'ın altın rengini aldığı an.
AZAD/AZAT: (FAR) Hür, serbest. Kimseye bağımlı olmayan. Kurtulmuş.
AZAMET: (AR) Büyüklük, ululuk.
AZER: (FAR- İBR) Ateş. İbrahim'in babası olduğu söylenir.
AZİM: (AR) Büyük, ulu, cesim, iri, muhteşem. Kuvvetli, şiddetli, derecesi yüksek.
AZİZ: (AR) Sayın. Sevgili. Veli, evliya, ermiş. Az bulunur.
AZMİ: (AR) Kasıt, niyetlilik karar. Kemikli. Güçlü, kuvvetli.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:54 #6
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

BADE: (FAR) Şarap, içki.
BADEM: (FAR) Gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç. Bu ağacın yaş ve kuru yenen meyvesi.
BADİYE: (AR) Çöl, kır.
BAĞDAGÜL: (TR) Değeri ölçülemeyen gül. Bağda yetişen gül.
BAĞDAT: (AR) İrak'ın başkenti.
BAĞIŞ: (TR) Bağışlanan şey, ihsan. Sıçrayış, atlama.
BAĞLAM: (TR) Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya da birimler bütünü.
BAHAR: (FAR) Kışla yaz arasındaki mevsim. 22 Mart'la Haziran arası, ilkyaz. Güzellik, güzel. Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şey.
BAHİRA: (AR) Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi.
BAHİRE: (AR) Işıklı, parlak, güzel. Dikenli ağaç. Açık, apaçık. Çok koşan cins deve. Vapur.
BAHİSE: (AR) Söz eden, bahseden.
BAKİYE: (AR) Şehvetli kadın.
BAHRİYE: (AR) Donanmaya ait (bkz. Bahri). Gönlü geniş, cömert vaha gibi verimli.
BAHTINUR: (AR) Talihli, şanslı, yazgısı parlak.
BAHTİSER: (AR-FAR) Talihli, şanslı, iyi yazgılı. İşleri başından beri iyi giden.
BAHTİŞEN: (AR-FAR) Talihi, kaderi, kısmeti şen. (bkz. İkbal).
BAHTİYAR: (AR-FAR) Bahtlı, talihli. Mesut, mutlu.
BAKANAY: (TR) Gökyüzünde duran ay, açık seçik.
BAKİNAZ: (FAR) Sürekli nazlanan, çok nazlı.
BAKİYE: (AR) Ağlayan kadın. Hüzünlü kadın.
BAKYAZI: (TR) Sevilen bir olaydan sonra verilen ziyafet.
BALAHATUN: (TR) Üstün, asil kanlı. Değerli soy mensubu.
BALCA: (TR) Bal damlası, bal gibi.
BALDAN: (TR) Bal gibi tatlı, şirin, hoş.
BALGIN: (TR) Bala doymuş. Çok tatlı, bal gibi.
BALHAN: (TR) Bal+ Han. Hazar denizi sahilinde bir dağ silsilesi.
BALIM: (TR) Kardeş. Çok sevgili, samimi arkadaş.
BALIN: (TR) (bkz. Balım).
BALKI: (TR) Parıltı, ışık. 2. Güzel parlak, süslü. Şimşek.
BALKIZ: (TR) Şirin, tatlı, hoş. Belkıs adının bir başka söyleniş biçimi.
BANU: (FAR) Kadın hatun, hanım. Kraliçe, prenses. Gelin. Şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi.
BANUHAN: (FAR) (bkz. Banu).
BARÇIN: (TR) Bir tür ipekli kumaş.
BARİKA: (AR) Şimşek, yıldırım parıltısı.
BASİRET: (AR) Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. Ön görüş, seziş.
BASRİYE: (AR) Gören, görme ile ilgili, görebilmek.
BAŞAK: (TR) Tahıl tanelerini taşıyan kısım, Buğday başağı. Hasattan artakalan şey. Okun uç kısmındaki sivri demir.
BAŞAY: (TR) Birinci, ilkay.
BAYÇA: (TR) Zengin, varlıklı.
BAYLAN: (TR) Nazlı, şımarık. Saygın,sevilen.
BEDEL: (AR) Değer, kıymet. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık.
BEDİA: (AR) Yüksek estetik değerde, sanat eseri. Beğenilen ve takdir edilen şey. Eşi az bulunur güzellikte. Ülkü, ideal.
BEDİHE: (AR) Düşünmeden, birden bire söylenen güzel söz. Başlangıç.
BEDİNUR: (AR) (bkz. Bedi).
BEDİRAN: (FAR) İşleri kötü idare eden. Çapkın kadın.
BEDRAN: (FAR) Sert başlı at. Daima. Hoş latif, yakışıklı.
BEDREKE: (FAR) Yol gösteren, kılavuz.
BEDRİYE: (AR) Ay gibi. Ay kadar güzel. Ay'a ait.
BEGÜM: (FAR) Kadın hükümdar, prenses.
BEHİCE: (AR) Şen, güzel, güleryüzlü kadın.
BEHİRE: (AR) Güzel kadın. Soylu kadın.
BEHİYE: (AR) (Beha kökünden) Güzel kadın.
BEHNANE: (AR) Güleryüzlü, iyi huylu ve daima gülen kadın.
BEHRA: (FAR) Onun için ondan dolayı.
BEHREM: (AR) Asfur çiçeği kırmızı gül.
BEKRİYE: (AR) Her şeyin evveli, ilk çocuk. Genç ve taze kız. Dişi deve yavrusu.
BELEN: (TR) Dağ beli, dağın aşılacak yeri, dağlık yer.
BELGİN: (TR) Alamet, nişan, marka. Tam ve kesin olarak belirlenmiş, sarih.
BELİK: (TR) Saç örgüsü.
BELİN: (TR) Gözlerini açıp baka kalmış şaşkın.
BELKIS: (AR) Müslümanların seba melikesine verdikleri isim.
BENAN: (AR) Parmaklar, parmak uçları. Parmakla gösterilecek kadar güzel
BENDE: (FAR) Bağlanmış kimse, tutsak. Kul, köle. Yürekten bağlı. Büyük aşkla seven.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:54 #7
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

BENGİ: (TR) Sonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedi.
BENGİSU: (TR) İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
BENGÜ: (TR) Ebedi, sonu olmayan.
BENGÜL: (TR) Üzerinde benekler bulunan gül
BENNA: (AR) Yapı yapan, mimar, kalfa, dülger.
BENSU: (TR) Su gibi aziz benlik
BERAY. (TR) Ayın en ışıltılı, en parlak hali
BERCA: (FAR) Yerinde tam doğru ve uygun.
BERCESTE: (FAR) Seçilmiş, beğenilmiş. Güzel, hoş, latif.
BERCİS: (AR) Müşteri yıldızı, Jüpiter gezegeni. Sütü çok olan deve.
BERÇİN: (FAR) Toplayıcı.
BEREKET: (AR) Bolluk. Saadet, mutluluk, Allah vergisi.
BERFİN: (FAR) Kardan yapılmış. Tertemiz, kar gibi beyaz.
BERGÜZAR: (FAR) Hediye, hatıra, andaç.
BERGÜZİN: (FAR) Seçkin, beğenilmiş makbul.
BERİA: (AR) Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili.
BERİL: (AR) Arınmış, aklanmış. (TR) Mücevher olarak kullanılan bir maden.
BERİRE: (AR) İhsan ve yardım sahibi.
BERMAL: (FAR) Dağ tepesi, doruk.
BERNA: (FAR) Genç delikanlı, yiğit.
BERRA: (AR) Doğru sözlü, hayır işleyen kimse.
BERRAK: (AR) Duru, saf, nurlu. Şimşek, parıltı. Kulağa hoş gelen ses.
BERRİN: (FAR) Yüksek yüce.
BERŞAN: (FAR) Ümmet. Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden, onaylayan kimse.
BERŞE: (TR) Hep, bütün, çok.
BESAMET: (AR) Güleryüzlülük, şenlik.
BESİME: (AR) Güleryüzlü, güleç.
BESTE: (FAR) Kapalı, bağlı, bağlanmış. Müzikte, şarkının makam ve ahengi.
BEŞARET: (AR) Müjde, muştu, iyi haber. Güler yüzlülük, gülümseme.
BEŞİRE: (Ar.) Müjde getiren, müjdeci. Güleryüzlü, güleç hanım
BETİGÜN: (TR) Gün gibi aydınlık yüzlü.
BETİK: (TR) Yazılı olan şey, yazılmış yapıt.
BETİM: (TR) Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.
BETÜL: (AR) Bakire. Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. Ayrı kök salan fidan.
BETÜLAY: (bkz. Betül).
BEYAN: (AR) Bildirme, söyleme, açıklama. belirli apaçık.
BEYAZ: (AR) Ak, en açık renk. Aydınlık. Deri rengine göre bir insan ırkı.
BEYDA: (AR) Tehlikeli yer. Sahra, çöl.
BEYHAN: (TR) Hükümdarların üstünü. Seçkin han.
BEYTİYE: (AR) Eve ait, evle ilgili.
BEYZA: (AR) Daha ak, çok beyaz. Günahtan kaçınmış. Günahla kirlenmemiş.
BEZEN: (TR) Süs, benek, zinet.
BEZMİ ALEM: (AR) Dünya meclisi, sohbet toplantısı.
BİDAYET: (AR) Başlama, başlangıç.
BİGE: (TR) Evlenmemiş, çouğu olmamış.
BİHRUZ: (FAR) İyi gün, güzel gün anlamında.
BİHTER: (FAR) Pek iyi, daha iyi.
BİHTERİN: (FAR) En iyi, pek iyi.
BİKE: (TR) Benzersiz, eşsiz.
BİLAY: (TR) Ay gibi asil ol.
BİLEN: (TR) Bilgili, görgülü, anlayışlı.
BİLGE: (TR) Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse.
BİLGEN: (TR) (bkz. Bilge).
BİLGİNUR: (TR-FAR) Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.
BİLGÜN: (TR) (bkz. Bilgin).
BİLLUR: (AR) Bazı cisimlerin tabi olarak aldıkları geometrik şekil. Duru, berrak, kesme cam, kristal. Necef taşı. (Mecazi anlamı) Temiz, pırıl pırıl insan.
BİLSEN: (TR) Kendini bil.
BİLUN: (*) Yarım Ay
BİNAY: (TR) Bin tane ay, çok kuvvetli ışık.
BİNHAN: (TR) Hanların hanı.
BİNNAZ: (TR) Nazlı. Cilveli.
BİNNUR : (TR) Nurla özdeşleşmiş. Bin tane nur.
BİRAY: (TR) Ay gibi tek, eşsiz.
BİRCE: (TR) Tek, eşsiz, biricik.
BİRCİS: (AR) Gezegen, Jüpiter, müşteri yıldızı, bercis.
BİRGÜL: (TR) Bir tane, tek gül. Kıymetli gül.
BİRHAN: (TR) Tek yönetici.
BİRİCİK TR) Tek, bir tane, emsalsiz
BİRİM: (Fars.) Bir tanem, biriciğim.
BİRKE: (AR) Büyük havuz. Gölcük. Göğüs.
BİRSEN: (TR) Sadece sen, tek sen.
BİRSEV: (TR) Tek sevgili.
BİRSİN: (AR) Yonca. (TR) Bir tanesin.
BİRSU: Özel bir su biricik su gibi
BİTENGÜL: (TR) Güllerin bitmesi.
BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
BUHAYRA: (AR) Küçük deniz. Mısır'ın kuzeybatısında bir şehir.
BUKET: (FAR) Çiçek demeti.
BUKLE: (FAR) Kıvrılmış, küçük lüle şeklinde saç.
BURCU: (TR) Güzel koku.
BURÇAK: (TR) Baklagillerden, taneleri yemiş olarak kullanılan bir bitki.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:55 #8
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

BURÇİN: (TR) Dişi geyik.
BUSE: (FAR) Öpüşmek, öpmek.
BÜKLÜM: (TR) Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka.
BÜLBÜL: (AR) Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. Sesi çok güzel olan kimse.
BÜLENT: (FAR) Yüce yüksek, ala, ulu.
BÜRGE: (TR) Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse.
BÜRKE: (AR) Martı. Havuz, gölcük.
BÜŞRA: (AR) Müjde, sevinçli haber.
BÜTE: (TR) Fidan.
BÜTEYRA: (AR) Güneş. Sabah. BABÜR: Hindistan'da yaşayan bir tür kaplan/Babür imp. kurucusu Babürşah'tan
BAĞATUR: (TR) Cesur yiğit.
BAĞDAŞ: (TR) Yakın arkadaş, dost.
BAĞIŞ: (TR) Bağışlanan şey, ihsan. Sıçrayış, atlama.
BAĞIŞCAN: (TR) (bkz. Bağış).
BAĞIŞHAN: (TR) (bkz. Bağış).
BAĞLAM: (TR) Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste.
BAHA: (AR) Değer fiyat, kıymatinin karşılığı, Ederi
BAHADIR: (FAR) Cesur, yiğit, kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen. BAHADIRHAN: (FAR-TR) (bkz. Bahadır).
BAHAEDDİN / BAHATTİN : (AR) Dinin güzelliği.
BAHAMRA: (AR) Irak'ta bir yer.
BAHAULLAH: (AR) Allah katında değer ve kıymet sahibi.
BAHİR: (AR) Deniz, derya. belirli, besbelli, açık, apaçık. Işıklı, parlak, güzel.
BAHİT: (AR) Bahtı açık şanslı.
BAHRA: (AR) Timur devletinin güney sınırını koruyan eski bir sınır kalesi.
BAHRİ: (AR) Denizle ilgili, denizci, denizin gücü, sonsuzluğu
BAHTİYAR: (FAR) Mutlu, talihli, Hayatından memnunolan
BAKİ: (AR)Süreklilik sahibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan
BALA: (TR) Çocuk yavru. Yüksek, yüce, yukarı. Azat.
BALABAN: (TR) Er. Bir tür yırtıcı kuş. İri cins bir tür Doğan (kuş). Gürbüz canlı, cüsseli, insan veya hayvan.
BALAMAN: (TR) (bkz. Balaban).
BALAMİR: (TR) Eski bir Türk kağanı. (IV. yy.) Alanları ve Ostrogotları yenerek batıya sürdü.
BALATEKİN: (TR) (bkz. Balaban).
BALCAN: (TR) Bal gibi tatlı canlı.
BALDEMİR: (TR) Güçlü, kuvvetli, şirin.
BALER: (TR) Tatlı dilli, cana yakın kimse.
BALIM. (TR) Kardeş. Çok sevgili, samimi arkadaş.
BALİ: (AR) Eski, koca, köhne.
BALİSOY: (AR+TR) Eski, köklü soydan gelen.
BALK: (TR) Şimşek.
BALKAN: (TR) Sarp ve ormanlık sıradağları. Avrupa'nın güneydoğu bölgesine verilen isim. Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya, Arnavutluk ve Romanya'yı içerir.
BALKAR: (TR) Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyu. Kıpçaklann bir kolu.
BALKI: (TR) Parıltı, ışık. Güzel parlak, süslü. Şimşek.
BALKIR: (TR) Parıltı, ışık, şimşek.
BALKOÇ: (TR) (bkz. Balkı).
BALSAN: (TR) (bkz. Balım).
BARAK: (TR) Oğuzların Bayat boyuna mensup bir oymak. Gaziantep, Kilis ve Nizip çevresinde yaşarlar.
BARAN: (FAR) Yağmur.
BARANSEL: (FAR+TR) (bkz. Baran).
BARAY: (TR) Ezeli, öncesi olmayan, öncesiz.
BARBAROS: (İTA) Kırmızı sakal. Baba Oruç. Türk denizci kaptanı derya. Oruç Gazi'nin İtalyanlarca meşhur olan ismi. Kanuni döneminde yaşayan ünlü denizci. Barbaros Hayrettin olarak bilinmektedir.
BARIK: (TR) Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. Yeşillik, çayırlık yer.
BARIKHAN: (TR) (bkz. Barık).
BARIM: (TR) Varlık, servet, zenginlik.
BARIN: (TR) Bütün, hep. Güç kuvvet. Göğüs. Moğol devrinde Orta Asya'da büyük beyliklerden biri.
BARIŞ: (TR) Savaşsızlık durumu. 2. Savaştan sonra silah bırakma, uzlaşma. Dirlik, düzenlik.
BARIŞCAN: (TR) (bkz. Barış).
BARİK: (AR) Parıldayan. Nazik, dakik, ince.
BARKAN: (TR) Çöllerde rüzgarın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan ay biçimindeki küçük kumsal külle. Hareketli kumul.
BARKIN: (TR) Yolculuk eden, yolcu gezgin.
BARLAS: (TR) Kahraman, savaşçı.
BARS: (TR) Kaplana benzeyen yırtıcı hayvan. Arı oğulu. Pars
BARTU: (TR) En eski Türk kağanlarından biri.
BASRİ. (AR) Gören, görme ile ilgili, görebilmek
BAŞAR: (TR) Başarılı ol, işi sonuçlandır.
BAŞARMAN: (TR) Yaptığı işi başarıyla sonuçlandıran.
BAŞAY: (TR) Birinci, ilkay.
BAŞBUĞ: (TR) Başkumandan, hükümdar.
BAŞEĞMEZ: (TR) Buyruk altına girmeyen, kişilikli.
BAŞER: (TR) (bkz. Başar).
BAŞİR: (AR) Müjdeci. Güler yüzlü, mesut, mutlu. (bkz. Beşir).
BAŞKAYA: (TR) Kayaların başı, güçlü, kuvvetli.
BAŞKAYNAK: (TR) İlk kaynak. Ana kaynak.
BAŞKUR: (TR) Türk çadırlarının çevresindeki kanatlan örten bölümlerin üst tarafına bağlanan kuşak.
BAŞKURT: (TR) Ural dağlan güneyinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy. Asıl ismi Başkırt'tır.
BAŞKUT: (TR) Kutlu, talihli kimse.
BAŞOK: (TR) Önde olan yiğit.
BAŞOL: (TR) Başta ol, önder ol.
BAŞÖZ: (TR) Önemli soydan gelen.
BAŞSOY: (TR) (bkz. Başöz).
BAŞTUGAY: (TR) (bkz. Başok).
BAŞTUĞ: (TR) (bkz. Başman).
BATIBOY: (TR)Türklerin göç sonucu batıya yerleşen oymakları.
BATIHAN: (TR) (bkz. Batı).
BATI: (TR) Güneşin battığı yön ve bu yöndeki ülkeler.
BATIKAN: (TR) Batı+ Khan Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında
BATIR: (TR) Yiğit, kahraman, bahadır.
BATIRAY: (TR) (bkz. Batır).
BATIRHAN: (TR) (bkz. Batır).
BATTAL: (AR) Cesur, kahraman. Pek büyük.
BATU: (TR) Üstün gelen, gücü yeten, galip.
BATUĞ: (TR) (bkz. Batu).
BATUHAN: (TR) Altınordu devletinin kurucusu (1204-1255). Cengiz Han'ın torunu.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:56 #9
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

BATUR: (TR) Kahraman, yiğit, cesur, bahadır.
BATURALP: (TR) Yiğitler yiğidi.
BATURAY: (TR) (bkz. Batur).
BATURHAN: (TR) (bkz. Batur).
BAVER: (FAR) inanma, güvenme. Sağlam, pek doğru.
BAYAR: (TR) Ulu, yüce saygın, soylu. Ekilmemiş toprak.
BAYAZID: (AR) (bkz, Bayezit).
BAYBARS: (TR) Bahri Memlüklerin sultanı olup Kıpçak ülkesinde doğmuştur.
BAYBAŞ: (TR) Zengin, ileri gelen, saygın.
BAYBEK: (TR) (bkz, Baybaş).
BAYBORA: (TR) Fırtına.
BAYCAN: (TR) (bkz. Baybaş).
BAYÇA: (TR) Zengin, varlıklı.
BAYDAK: (TR) Bayrak.
BAYDAN: (TR) Şımarık, gururlu, kendini beğenmiş.
BAYDAR: (TR) Kırım yarımadasında Sivastopol şehrinin güneyinde tartada bir Türk köyü. Güzellik ve bereketiyle ünlüdür.
BAYDIR: (TR) Güçlü, kuvvetli.
BAYDU: (TR) İlhanlı devleti hükümdarı Hulagunun torunu. 11 ay İlhanlı devleti hükümdarı oldu.
BAYDUR: (TR) Güçlü, kuvvetli, cesur.
BAYDURALP: (TR) (bkz. Baydur).
BAYER: (TR) Zengin, varlıklı kimse.
BAYEZİT: (AR) Çeşitli zamanlarda yaşamış Osmanlı şehzadelerinin genel adı.
BAYGÜÇ: (TR) Zengin ve güçlü kimse.
BAYKAN: (TR) (bkz, Baygüç).
BAYINDIR: (TR) İmar edilmiş, mamur.
BAYKAL: (TR) Yaban kısrağı. Deniz. Moğolistandaki büyük göl
BAYKAM: (TR) Hekim, doktor.
BAYKAN: (TR) Bay soyundan, zengin.
BAYKARA: (AR) Bir kuş türü. Malı çok olan. Böbürlenerek, salınarak yürüme.
BAYKOCA: (TR) Varlıklı, saygın.
BAYKURT: (TR) (bkz. Baykoca).
BAYKUT: (TR) Kutlu talihli.
BAYKUTAY: (TR) (bkz. Baykut).
BAYMAN: (TR) Varlıklı, saygın.
BAYRAKTAR: (FAR) Bayrak taşıyan.
BAYRAM: (TR) Neşe ve sevinç günü. Dini ya da milli bakımdan özel değeri olan ve milletçe kutlamalar yapılan gün veya günler.
BAYRI: (TR) Çok eski zamanlarda var olmuş, eskiden beri var olan.
BAYRU: (TR) (bkz. Bayrı).
BAYRUALP: (TR) (bkz. Bayru).
BAYRUHAN: (TR) (bkz. Bayru).
BAYSAL: (TR) Soylu, ünlü kişi.
BAYSAN: (TR) Zengin, tanınmış.
BAYSU: (TR) (bkz. Baysan).
BAYSUNGUR: (TR) Akkoyunlu hükümdarlarından.
BAYTAL: (TR) Kısrak. 2. Bayır, yokuş.
BAYTEKİN: (TR) (bkz. Baytal).
BAYTUGAY: (TR) (bkz. Tugay)
BAYTÜZE: (TR) (bkz. Tüze).
BAYTÜZÜN: (TR) (bkz. Tüzün).
BAYÜLKEN: (TR) (bkz. Ülgen).
BEDAYİ: (AR) Eşi benzeri olmayan güzel, mükemmel, yeni şeyler.
BEDEL: (AR) Değer, kıymet. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık.
BEDİ: (AR) Bir şeyi örneği olmadığı halde meydana getiren. Yoktan vareden. Allah'ın 99 isminden birisidir. Güzel, güzellik.
BEDİD: (FAR) Meşhur, görünür, açık meydanda.
BEDİH: (AR) Şan ve şerefi büyük olan.
BEDİHİ: (AR) Besbelli, açık-apaçık.
BEDİR: (AR) Dolunay, ondört gecelik ay.
BEDİRHAN: (FAR) İleri görüşlü, aydın lider.
BEDREDDİN / BEDRETTİN: (AR) Din'in nuru, ışığı. Dinin aydınlığı, dinde bilgelik.
BEDRİ: (AR) Er. 1. İçi altın dolu kese. Ay'la ilgili, ayın ondördü gibi güzel.
BEDRÜLCEMAL: (AR) Ay yüzlü.
BEDÜK: (TR) Büyük, yüce, gösterişli, önemli.
BEDİR: (AR) Ayın ondördü. Dolunay. Ay.
BEDİRHAN: (AR-TR) Ay+ Han gibi Bedir + Han
BEDRETTİN: (AR) Bedreddin. Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce
BEDRİ: (AR) Ay gibi, aya benzeyen, Aya ait
BEHÇET / BEHCET: (AR) Sevinç. Güzellik, güleryüzlülük. Şirinlik.
BEHİÇ: (AR) Şen, güzel, güleryüzlü adam.
BEHLÜL: (AR) Çok gülen, çok gülücü. Hayır sahibi, çok iyi adam.
BEHMAN: (FAR) Filan filanca. Fars takviminde 11. ay'a ve her ayın 2. gününe karşılıktır.
BEHMAR: (FAR) Çok ziyade, fazla.
BEHNAN: (AR) Güleç, güler-yüzlü, iyi huylu ve daima gülen adam.
BEHRAM: (FAR) Merih yıldızı. Her ayın 20. günü.
BEHZAD / BEHZAT: (AR) Ressam, minyatürcü.
BEKATA: (TR) İleri gelen, saygın. Soylu, isim yapmış sülaleden.
BEKBARS: (TR) (bkz. Bekata).
BEKDEMİR: (TR) (bkz. Bekata).
BEKDİL: (TR) Doğru sözlü, mert. Gönlü zengin.
BEKİL: (AR) Yakışıklı, süslü delikanlı, genç.
BEKİR: (AR) Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse, bakir.
BEKRİ: (AR) El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.
BEKRİYE: (AR) Her şeyin evveli, ilk çocuk. Genç ve taze kız. Dişi deve yavrusu.
BEKSAN: (TR) Tanınmış, ünlü, saygın. Bey ünvanı taşıyan.
BEKTAŞ: (FAR) Yaşıt, Akran. Eş, müsavi.
BEKTÖRE: (TR) Güçlü, değişmez töreleri olan, törelerine bağlı.
BENDER: (FAR) Deniz veya büyük nehir üzerindeki liman. Ticaret limanı.
BENGİ: (TR) Sonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedi.
BENGİALP: (TR) (bkz. Bengi).
BENGİSAN: (TR) (Bengi).
BENGİSOY: (TR) (bkz. Bengi).
BERA: (AR) Fazilet. Seçkin olma vasfı. Olgunluk.
BERAT: (AR) Resmi belge, imtiyaz belgesi.
BERCA: (FAR) Yerinde tam doğru ve münasip.
BEREN: (TR) Güçlü, kuvvetli, akıllı.
BERGİN: (TR) (bkz. Berkin).
BERHUZ: (FAR) Dağarcık, torba.
BERİ: (AR) Salim, kurtulmuş. Temiz, Arınmış.
BERİD: (AR) Haberci.
BERİN: (FAR) En yüksek, çok yüce. Soylu.
BERK: (TR) Sağlam, kuvvetli. Katı, sert. Şiddetli.
BERKA: (AR) Kuzey Afrika'da eski bir şehir.
BERKAN: (AR) Şakıma, parıldama. Kıvırcık tüylü kuzu postu kürkü.
BERKANT: (TR) Güçlü, bozulmaz, yemin.
BERKAY: (TR) (bkz. Berk).
BERKE: (TR) Kama. Altınordu hükümdarı.
BERKEL: (TR) Güçlü el.
BERKER: (TR) Güçlü, sağlam kişilikli.
BERKİ: (TR) Şimşek gibi parlak.
BERKİN: (TR) Sağlam güçlü kuvvetli.
BERKKAN: (TR) Güçlü soydan gelen.
BERKMAN: (TR) Güçlü, sağlam, kişilikli.
BERKSAN: (TR) Güçlü tanınan kimse.
BERKSOY: (TR) (bkz. Berksan).
BERKSU: (TR) Soğuk ve keskin su.
BERKÜN: (TR) Sağlam, güçlü tanınmış.
BESALET: (AR) Korkusuzluk, yüreklilik.
BESİM: (AR) Güleryüzlü, güleç adam.
BEŞAREDDİN / BEŞARETTİN: (AR) Dinin müjdesi.
BEŞİR: (AR) Müjde getiren müjdeci. Güleryüzlü güleç adam.
BETİK: (TR) Yazılı olan şey, yazılmış yapıt.
BETİM: (TR) Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.
BEYAN: (AR) Bildirme, söyleme, açıklama. belirli apaçık.
BEYATİ: (AR) Gece uyuma, gece iş görme, geceyi işiyle geçirme. Türk müziğinin en eski makamlarından.
BEYAZIT: (AR) (Bkz. Bayezit)
BEYBOLAT: (TR) Çelik gibi güçlü, saygın kimse.
BEYBARS: (TR) (bkz. Baybars).
BEYCAN: (TR) (bkz. Beybolat).
BEYHAK: (AR) Horasan'ın Nişabur eyaletinde bir bölge.
BEYKAL: (TR) (bkz. Beycan).
BEYKAN: (TR) (bkz. Beycan).
BEYREK: (TR) Çok nazik, efendi, bey. Hüzünlü.

Facebook'ta paylaş.

Alt 29-11-2009, 16:56 #10
Ottoman Empire
Osmanlı İmparatorluğu

BEYSAN: (TR) (bkz. Beycan).
BEYSUN: (TR) Nazik insan.
BEYZADE: (FAR-TR) Beyoğlu. Soylu kimse.
BİCAN: (FAR) Cansız, ruhsuz. Canını esirgemeyen, şehit.
BİLAL: (AR) Su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık.
BİLAN: (TR) Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.
BİLAY: (TR) Ay gibi asil ol.
BİLDAR: (FAR) Bel, belleyen, yer kıran, kürek çeken.
BİLEK: (TR) Güç, kuvvet.
BİLEN: (TR) Bilgili, görgülü, anlayışlı.
BİLGE: (TR) Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse.
BİLGEALP: (TR) (bkz. Bilge).
BİLGEHAN: (TR) Göktürk hakanı (683-734). Babası Kutluğ İlteriş Han'dır.
BİLGEKAĞAN: (TR) (bkz. Bilge). Bilge Kağan (683-734). Göktürk hakanı. İkinci Göktürk hanedanlığının kurucusu.
BİLGEKAN: (TR) Bilgin soydan gelen.
BİLGER: (TR) Akıllı, bilgili, bilge, bilgin.
BİLGİN: (TR) Bilgili kişi,alim.
BİLKAN: (TR) Bilgili.
BİLMEN: (TR) Bilen, anlayan, bilgili.
BİLTAY: (TR) (bkz. Bilmen).
BİNALİ: (AR) Ali'nin oğlu.
BİNALP: (TR) Yiğitler.
BİNKAN: (TR) Soylu kanlar.
BİRANT: (TR) Özel, tek yemin. Özelliği olan yemin.
BİRAT: (TR) Asil, soylu, bir aileye mensup. İlk erkek çocuğa verilen isim.
BİRAY: (TR) Ay gibi tek, eşsiz.
BİRCAN: (TR) Tek, eşsiz.
BİRGE: (TR) Kamçı. Birlikte, beraber.
BİRGİT: (TR) Birleşik, birleşmiş, birlik almış.
BİRHAN: (TR) Tek yönetici.
BİRKAN: (TR) Soylu.
BİRKE: (AR) Büyük havuz. Gölcük. Göğüs.
BİROL: (TR) Tek ad, bir ol.
BİRTAN: (TR) Bir tane, tek.
BİRUN: (FAR) Dışarı. Dış harici. Osmanlı Devleti'nde saray dışında görevli memurlar.
BİSTAMİ: (FAR) (bkz. Bistem).
BİSTEM: (FAR) Horasan eyaletinde El-Bürz eteklerinde bir şehir. 2. Bistam tarafından kurulduğu için bu ismi almıştır. Elmaslarıyla ünlüdür.
BİŞAR: (FAR) Esir tutsak. Altın, gümüş kakmalı işlemeler. Saçılan şey, saç. Güçsüz, dermansız.
BOĞAÇ: (TR) Küçük yaşta boğa öldürdüğü için kendisine bu ad verilen, Dede Korkut hikayelerindeki bir kahraman. Dirse Han'ın oğlu.
BOĞAÇHAN: (bkz. Boğaç).
BOĞATAŞ: (TR) Ünlü Türk beylerinden biri.
BOLGAN: (TR) Eski Türk adlarından.
BOLHAN: (TR) (bkz. Bolgan).
BORA: (İTA) Araziden çıkan şiddetli rüzgar.
BORAN: (Tür.) Rüzgar, şimşek, gökgürültüsü, sağanak yağmurun birlikte olduğu iklim olayı.
BORANALP: (bkz. Boran).
BORATAY: (bkz. Boran).
BOYLAN: (TR) Kibirli, mağrur.
BOYRAZ: (TR) Kuzey rüzgarı.
BOYSAN: (TR) Uzun boylu, yakışıklı delikanlı.
BOYSEL: (TR) Uzun boylu.
BOZBEY: (TR) Kır beyi, gri.
BOZBORA: (TR) Fırtına.
BOZDOĞAN: (TR) Bir şahin türü.
BOZER: (TR) Beyaz tenli.
BOZKAYA: (TR) (bkz. Bozer).
BOZKURT: (TR) Göktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan.
BOZUN: (TR) Büyük Selçuklu emirinin adı. Sürülmemiş tarla.
BOZYEL: (TR) Yağmur getiren lodos rüzgarı.
BOZYİĞİT: (TR) (bkz. Bozer).
BÖKE: (TR) Kahraman, güçlü kimse. Önder, başkan, reis. Kabadayı, cesur efe. Güreşçi, pehlivan.
BÖRÇETİN: (TR) Tarihçilere göre Türkleri Ergenekon'dan kurtaran demircinin adı.
BUDAK: (TR) Ağacın dal olacak sürgünü. Dal. Dalın gövde içindeki sert bölümü.
BUDUN: (TR) Halk, kavim, ahali.
BUDUNALP: (bkz. Budun).
BUĞRA: (FAR) Büyük erkek deve, iki hörgüçlü deve. Turna kuşu, sürünün önünde uçan turna.
BUĞRAHAN: (FAR-TR) Bkz. Buğra
BUHRİ: (AR) Tütsüye ait. Denize ait.
BUKA: (AR) Ülke, yer. Büyük bina. Ben, benek.
BULAK: (TR) Kaynak, pınar, çeşme.
BULUT: (TR) Su buharlarının yoğunlaşmasıyla meydana gelen ve gökyüzünde farklı yükseklikte bulunan kütle.
BUMİN: (TR) Baykuş, Puhu kuşu. Göktürk devletinin kurucusu (Öl. 552).
BUMİNHAN: (TR) (bkz. Bumin).
BURAK: (AR) Berk sözcüğünden (Yıldırımdan) türetilmiştir.
BURÇ: (AR) Süryanice Burgus kelimesinin Arapçalaştırılmış biçimi.Kalenin köşelerine yapılan daha yüksek ve daha kalın çıkıntı kule. Güneşin ayrıldığı oniki kısımdan herbiri.
BURÇAK: (TR) Baklagillerden, taneleri yemiş olarak kullanılan bir bitki.
BURÇHAN: (TR) (bkz. Burç).
BURHAN: (AR) Delil, kanıt. İlahi aydınlık.
BURHANEDDİN / BURHANETTİN: (AR) Dinin delili.
BURKAN: (Tür.) Uygur Türklerinin Budaya verdikleri ad.
BURKHAN: (TR) Put, heykel, Buda heykeli.
BUYAN: (TR) Mutluluk, uğur, talih.
BUYRUK: (TR) Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı güç. Emir. Direktif.
BUYRUKALP: (bkz. Buyruk).
BÜLENT: (FAR) Yüce yüksek, ala, ulu.
BÜNYAMİN: (AR) Yakup peygamberin en küçük oğlu. İbranice Sözcük anlamı: Sağ elin oğlu
BÜRGE: (TR) Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse.
BURKAN: (AR) Yanardağ, volkan.

Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



İsimlerin anlamları... Konusuna Benzer Konular
Ünlü isimlerin özel kareleri
Sahne ve televizyon dünyasının ünlü isimleri de milyonlarca insanın yaptığı gibi Facebook ve Twitter modasına uydu... Sosyal paylaşım sitelerini en...
Ünlü isimlerin Alsancak çıkarması
Hafta sonu İzmir Alsancak'a ünlü yağdı. 'Yetenek Sizsiniz' yarışmasının elemeleri için İzmir'e gelen yarışmanın jüri üyeleri Hülya Avşar ve Ali...
yabancı isimlerin Türkçe karşılıkları
zinedine zidane - bünyamin fidan michael jordan - mikail yorgan jennifer lopez - kilover obez eros ramazzotti - erol ramazanoğlu tony...
YABANCI İSİMLERİN TÜRKÇE KARŞILIKLARI...
YABANCI İSİMLERİN TÜRKÇE KARŞILIKLARI eros ramazzotti - erol ramazanoğlu bill gates - bilal geçer alexander graham bell - ali ihsan...
Ünlü İsimlerin Karikatürleri.. :)



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:10 .