|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Resim Yükle | Üye Listesi | Ajanda | Skorlu Flash Oyunlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
Hikayeler & Öyküler Kategorisindeki yanlış numara konusu; Numarayı çevirirken nasıl oldu bilmiyorum yanlış numara ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın öteki ucundan yanıt verilmesini bekledim. Yaşlı bir adam aksi bir ses tonuyla yanıt ...
![]() |
| | plus | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| fihi ma fih ![]() | Numarayı çevirirken nasıl oldu bilmiyorum yanlış numara ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın öteki ucundan yanıt verilmesini bekledim. Yaşlı bir adam aksi bir ses tonuyla yanıt verdi. "Yanlış numara!" dedi ve telefonu yüzüme kapattı. Canım sıkkın aynı numarayı bir daha çevirdim. Aynı ses "Size yanlış dedim!" dedi ve yine telefonu yüzüme kapattı. Yanlış bir numara çevirdiğimi nereden biliyordu? Bir polis çevresinde olan bitene karşı her zaman ilgili olmak konusunda eğitim görür. Hiç düşünmeden aynı numarayı üçüncü kez çevirdim. "Yeter artık" dedi adam. "Yine sen misin?" "Evet" dedim. "Daha ağzımı bile açmadan yanlış numarayı çevirdiğimi nereden biliyorsunuz?" "Bunu da sen bul!" diyerek telefonu tekrar yüzüme kapattı. Oturduğum yerde ahize elimde kalakaldım. Sonra büyük bir kararlılıkla adamı bir daha aradım. "Buldun mu?" dedi. "Aklıma bir tek şey geliyor... Sizi kimse aramaz." "Tamam buldun!" dedi ve telefonu dördüncü kez yüzüme kapattı. Sinirlerim gevşediği için gülerek aradım adamı bu kez. "Şimdi ne istiyorsun?" diye sordu. "Yalnızca... Bir 'Merhaba' demek istedim." "Merhaba mı?" diye sordu adam şaşkınlığını gizleyemeden. "Neden?" "Ne bileyim. Sizi kimse aramıyorsa bari ben arayayım dedim." "Peki. Merhaba. Kimsiniz?" Sonunda başarmıştım. Meraklanma sırası ondaydı. Kendimi tanıttıktan sonra ona kim olduğunu sordum. Adını söyledikten sonra "seksensekiz yaşımdayım ve son yirmi yıldır bir günde telefonla bu kadar yanlışlıkla olsa da!" dedi ve gülmeye başladık. Yaklaşık on dakika sohbet ettik. Ne ailesi ne de bir arkadaşı vardı.Yakınlarının tümü ölmüştü. Asansör görevlisi olarak çalıştığı günlere ilişkin anılarından söz ederken sesi çok içten geliyordu. Kendisini tekrar arama konusunda izin istedim. "Neden böyle bir şey yapmak istiyorsun?" diye sorarken şaşkınlığını saklayamıyordu. "Ne bileyim. Telefon arkadaşı olabiliriz hani şu mektup arkadaşları gibi." Tereddüt etti. "Yeni bir arkadaşım olmasının bence bir sakıncası yok"dedi. Sesi oldukça duyarlıydı bu kez. Ertesi gün ve sonraki günlerde onu yeniden aradım. Sohbeti tatlıydı. Bana Birinci ve İkinci Dünya Savaşı anılarından öteki tarihi olaylardan söz etti. Ona evimin ve ofisimin telefon numaralarını verdim. O da beniarayabilecekti. Aradı da... Hemen hemen hergün. Yalnız ve yaşlı bir adama iyilik yapmak değildi amacım yalnızca. Onunla konuşmak benim için önemliydi çünkü benim yaşamımda da büyük bir boşluk vardı. Yetimhanelerde bakıcı ailelerin yanında büyümüştüm hiç babam olmamıştı. Zamanla onu baba gibi görmeye başladım. Ona işimden üniversitedeki derslerimden söz ediyordum. Yaşamımda psikolojik danışmanım rolünü üstlenmişti. Üstlerimden biriyle aramdaki anlaşmazlıktan söz ederken yeni arkadaşıma "Onunla aramdaki bu sorunu bir an önce çözmem gerekiyor" dedim. "Acelen ne?" diye uyardı beni. "Bırak aranızdaki olaylar biraz yatışsın.Benim yaşıma geldiğinde zamanın pek çok şeyin ilacı olduğunu anlıyorsun. İşler kötüye giderse o zaman konuş onunla." Uzun bir sessizlikten sonra "Biliyorsun..." dedi sakin bir sesle. "Seninle kendi oğlumla konuşuyormuşum gibi konuşuyorum.Her zaman bir ailem ve çocuklarım olmasını istedim. Bu duygunun ne olduğunu anlayamayacak denli gençsin." Hayır değildim. Ben de hep bir ailem ve bir babam olsun istemiştim. Fakat ona hiçbir şey söylemedim. Çok uzun zamandır yüreğimde taşıdığım acıyı daha fazla taşıyamamaktan korktum. Bir akşam seksendokuzuncu doğum gününün yaklaşmakta olduğunu söyledi. Kendi ellerimle hemen çok büyük bir doğum günü kartı hazırladım. Kartın üzerinde birdoğum günü pastası ve ¤¤¤¤endokuz tane mum vardı. Tüm iş arkadaşlarımdan kartı imzalamalarını istedim. Yaklaşık yüz imza oldu kartta. Bundan çok hoşlanacağından emindim. Dört aydır telefonda sohbet ediyorduk artık yüz yüze gelmemizin zamanı gelmişti. Doğum günü kartını kendi elimle götürmeye karar verdim. Kendisini ziyarete gideceğimi söylemedim. Sürpriz yapmak istiyordum. Telefon rehberinden adresini buldum ve oturduğu apartmana gidip arabamı sokağının başına park ettim. Apartmana girdiğimde postacı elindeki mektupları ayırıyordu. Adının yazılı olduğu postakutusunu denetlerken postacı doğru yerde olduğumu işaret etti başıyla.Yüreğim heyecanla çarpıyordu. Acaba telefonda kurulan aramızdaki kimyasal yaklaşım yüz yüze de kurulacak mıydı? İçimden bir kuşku duygusu gelip geçti. Belki de babamın beni reddettiği gibi o da reddecekti. Kapısını çaldım. Yanıt gelmeyince daha hızlı çaldım. Postacı başını kaldırıp bana baktı. "Kimse yok" dedi. "Evet" dedim. Kendimi biraz tuhaf duyumsuyordum. "Telefonu yanıtlaması ne denli uzun sürüyorsa kapıyı açması da...""Akrabası mısınız?" diye sordu postacı. "Hayır arkadaşıyım yalnızca." "Çok üzgünüm" dedi üzgün bir sesle. "Bay Meth önceki gün öldü." "Öldü mü?" dedim. Şaşkınlık içindeydim inanamıyordum bir türlü duyduklarıma. Sonra kendimi toparladım postacıya teşekkür ettim ve dışarıya çıktım. Arabaya doğru yürürken gözlerim yaşlarla doluydu. Yaşamlarımızdaki güzelliklerin ayırdına varmak kimi zaman ani ve beklenmedik bir olayla olanaklıdır. Şimdi yaşamımda ilk kez birbirimize ne denli yakın olduğumuzu anladım. ne denli de kolay olmuştu; bir dahaki sefere kendime yakın bir arkadaşı çok daha kolay bulacaktım. Yavaş yavaş bir sıcaklık kapladı bedenimi. Birden sanki onun ters sesini duydum. "Yanlış numara!" Sonra kendisini neden bir daha aramak istediğimisorması geldi aklıma. Yüksek sesle "Çünkü sen benim için önemlisin" dedim. "Çünkü ben senin arkadaşınım." Açılmamış doğum günü kartını arabamın arka koltuğuna koydum ve direksiyona geçtim. Arabamı çalıştırmadan arkama döndüm bu kez fısıldadım: "Ben yanlış numara çevirmedim. Sen benim arkadaşımdın." ... .. |
| Görüntüleme:143, Cevaplar:3 |
| | #2 |
| Azimli Üye ![]() | İnsanın aklında hep böyle birsey vardır. "Acaba devam etseydim neler olurdu?" gibilerinden.. Merakımı giderdin. Ellerine sağlık ![]() ![]() |
|
| | #3 |
| fihi ma fih ![]() | yorumun için teşekkür ederim ![]() bir yabancıyı kendimize yakın hissedebiliyoruz güzel bir tesadüf olmuş ama neden hikayelerin genelinin kötüdür sonu hayat tuhaf tesadüflerle dolu |
|
| | #4 |
| Azimli Üye ![]() | Öncelikle önemli degil ![]() Olaya su acıdan bak; eger masal orada bitmeseydi o durumdan daha kötü bir durumda bitebilirdi kayıp olabilirdi manevi acıdan. Ama masallar kötü diye okumamaktan vazgecmeliyiz diye düsünüyorum ben ![]() Yeni bir güne uyandıgın zaman kendini bugün olabilecek en kötü seye hazırlamalısın. Her zaman elinin altında b planı olmalı. O zaman daha az yara alırsın ![]() |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| yanlış numara Konusuna Benzer Konular |
| Yanlış Numara ;)
- Alo!
+ Efendim!
- Pardon, galiba yanlış numarayı çevirdim.
+ Dikkat etsene geri zekâlı!
- Geri zekâlı sensin, üstüne üstlük bir de bit...Devamı...
Gösterim: 125 - Yorum: 1 - Ekleyen: Mehmet93
|
| Yanlış Numara <
numarayı çevirirken, nasıl oldu bilmiyorum
ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu
bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın
öteki ucundan...Devamı...
Gösterim: 373 - Yorum: 12 - Ekleyen: "Hamuş"
|
| yanLış NumaRa..
Numarayı çevirirken, nasıl oldu bilmiyorum ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın öteki ucundan yanıt...Devamı...
Gösterim: 158 - Yorum: 2 - Ekleyen: TaM{1}ManYaq
|
| yanlış numara
arandığında aradığınız kişi
dışında bririnin telefonu açması durumudur:)Devamı...
Gösterim: 285 - Yorum: 15 - Ekleyen: shadeprincess
|
| YANLIŞ NUMARA :)))
YANLIŞ NUMARA
"Alo efendim"
"Pardon galiba yanlis numarayi çevirdim"
"Dikkat etsene geri zekali "
"Geri zekali sensin, üstüne birde bit...Devamı...
Gösterim: 211 - Yorum: 8 - Ekleyen: *dj_uyusum*
|