|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Resim Yükle | Üye Listesi | Ajanda | Skorlu Flash Oyunlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
Hikayeler & Öyküler Kategorisindeki --# EfSaNeLeR #-- konusu; Hakkaten ilgi çekici ve güzeller. Yıllardır büyüklerimizden dinlediğimiz şeyler. Hala çok seviyoruz. ellerine sağlık ......
![]() |
| | plus | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #21 |
| Foruma Alışıyor ![]() | Hakkaten ilgi çekici ve güzeller. Yıllardır büyüklerimizden dinlediğimiz şeyler. Hala çok seviyoruz. ellerine sağlık ![]() ... .. |
|
| | #22 |
| Ailenizin Yöneticisi ![]() | ellerinize sağlık ![]() |
|
| | #23 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | ellerinize saglik |
|
| | #24 |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() | Ilginizden ötürü hepinize tesekkürler arkadaslar.. ARZU İLE KANBER Birbirlerini kardeş sanarak büyüyen iki gencin asklarini anlatan ve 17. yüzyilda ortaya çiktigi sanilan Türk halk öyküsü. Konusu söyledir: Bir kervan yolda eskiya baskinina ugrar. Baskindan yalniz küçük bir erkek çocugu sag olarak kurtulur. Bir aile tarafindan evlatlik olarak alinan çocuga Kanber adi verilir. Bir süre sonra bu ailenin bir kiz çocugu olur adini Arzu koyarlar. Iki çocuk birbirlerini kardeş sanarak büyürler. Bir süre sonra aralarında ilgi veyakınlık başlar. Kardeş olmadiklarını ögrenince de evlenmek isterler. Arzu"nun annesi bu evlilige karsi çıkar ve kızını zengin bir tüccarla evlendirir. Ama adam kisa bir süre sonra ölür.Arzu ile kanber evlenmek için yeniden uığrasırlarsa da anne engel olur. Asıklar bir rastlantı sonucu birbirlerini bulurlar. Kavusmanin heyecaniyla ikisi de bayilir. Sürekli olarak kızını izleyen kötü yürekli anne onlari gene ayırmak ister ama gençlerin çevresi su ile kaplandigindan yanlarina ulasamaz. Az sonra iki sevgilinin gögüslerinden birer güvercin çikarak uçar ve böylece ikisi de orada can verirler |
|
| | #25 |
| Ailenizin Yöneticisi ![]() | Japon Mucizesini Mimar Sinan Yarattı ![]() 1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye'ye gelmiş. Heyet İmar ve İskan Bakanlığı'ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofyayı Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinanın kalfalık eseri Süleymaniye Camisi'yle Sinan'ın öğrencisi Mimar Davut Ağa'nın eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmiş.Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevşek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akıl sır erdirememişler. Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar.Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise dumurları ikiye katlanmış. Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler. Daha derin araştırma yapmak için Edirne'ye Sinan'ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne gitmişler. Ordaki olağanüstü sistemleri görünce iyice dumur olmuşlar. Selimiye'nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya'ya döndüklerinde ise Sinan'ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan'ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani şuan gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem yüzyıllar önce Sinanın geliştirdiği mekanizmalarmış. |
|
| | #27 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | herkezin eline saglik süperler yanii ![]() |
|
| | #28 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | Ellerinize saglik süperler |
|
| | #29 |
| Ailenizin Yöneticisi ![]() | TaTLixPeRi sağolasınAySe teşekkürler |
|
| | #30 |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() | ![]() Sevgililer Günü'nün öyküsü Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu. EVLİLİĞİ YASAKLADI Öylesine ileri gitmişti ki askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı kimse sevdiği ile beraber olamıyor Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti. Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır. GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar Valentinus ona Roma tarihini doğanın yapısını aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür onun bilgeliği ile aydınlanır güçlenir ve teselli bulur. Bir gün sorar; - "Valentinus Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"Aziz gülümser; - "Evet herbirini."Julia; - "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum."![]() Valentinus; - "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar yeter ki buna inanalım." Julia yere diz çöker ve;- "Böylesine inanmak istiyorum yardım et."Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır; - "Valentinus görüyorum görüyorum." 14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir Aziz Julia'ya son bir not yazar Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup ertesi gün Julia'ya ulaşır o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.) Julia mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır. GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ İşin aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı. Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da Tanrısal aşkla dünyasal aşkın birleştiği yer Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir. |
|
![]() |
| . |
asi nehri efsanesi,
asi nehri efsanesi,
asi nehrinin efsanesi,
kerem ile aslı efsanesi,
olağanüstü efsaneler,
Yaz Yaz Bitmez.. |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| --# EfSaNeLeR #-- Konusuna Benzer Konular |
| Efsaneler İstanbul'da buluşacak!
Efsaneler İstanbul'da buluşacak!
NBA'in iki yıldızı Türkiye'ye geliyor...
NBA'in geçmişteki efsane oyuncularından Kareem Abdul-Jabbar ve bu...Devamı...
Gösterim: 75 - Yorum: 0 - Ekleyen: Öba
|
| Efsaneler Ansiklopedi Oluyor!
Madonna'dan Morrissey'e kadar çok sayıda isim için özel ansikolpediler var!
Beğendiğiniz ya da hayranı olduğunuz sanatçı hakkında hemen...Devamı...
Gösterim: 128 - Yorum: 0 - Ekleyen: For Answers
|
| Efsaneler kapışıyor!
Frank Rijkaard-Thomas Doll... İkisi de aynı jenerasyondan ve forma giydikleri dönemde Avrupa'nın en önemli orta saha oyuncuları arasında yer...Devamı...
Gösterim: 153 - Yorum: 2 - Ekleyen: Dιяє¢тσяу
|
| bilimsel efsaneler....
Su, kuzey yarımkürede ayrı, güney yarımkürede ayrı yönlerde mi döner?
Giderinden girdap oluştura oluştura akan suyun, kuzey yarımkürede ayrı...Devamı...
Gösterim: 256 - Yorum: 6 - Ekleyen: tokio-hotel
|
| efsaneler.........
George Best
Eric CantonaDevamı...
Gösterim: 542 - Yorum: 3 - Ekleyen: ice-world
|