|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Resim Yükle | Üye Listesi | Ajanda | Skorlu Flash Oyunlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
Hikayeler & Öyküler Kategorisindeki TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ konusu; HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç asker'de vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını ...
![]() |
| | plus | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç asker'de vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez. İstanbul'da kalır. Hastane önünüde incir ağacı Doktor bulamadı bana ilacı Baştabib geliyo zehirden acı Garip kaldım yüreğime dert oldu Ellerin vatanı bana yurt oldu Mezarımı kazın bayıra düze Benden selam söyleyin sevdiğim gıza Başına koysun karalar bağlasın Gurbet elde kaldım diye ağlasın ... .. |
| Görüntüleme:71393, Cevaplar:245 |
| | #2 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | Misket ufacık tefecik bir elma türü... Huriye de Ganizadeler'in ufakcık tefecik şipşirin kızlarının adı. Huriye sık sık evlerinin önündeki elma ağacına tırmanır yolu gözler; sebep Osman Efe... Ankara'nın sayılı efelerinden Osman genç yakışıklı geniş omuzlu burma bıyıklı... Huriye'nin gönlü bu Osman Efe'de. Osman Efe evin önünden geçiyor; Huriye atlıyor bahçeye tırmanıyor misket ağacına. İkisinin de yüreğinden ılık bir şeyler akıyor. Osman Efe Huriye'yi adıyla çağırmıyor hiç ''misket'' diyor Huriye'ye. Yörenin ünlü ağalarından Kır Ağa bir gün Huriye'yi su doldururken görüyor çeşme başında. Aradan bir hafta geçmeden Kır Ağa Huriye'yi istetiyor. Babası ''Kır Ağa yiğit insandır malı mülkü yerindedir'' diyerek Huriye'yi vermek ister. Annesi Huriye'nin ağzını arar fakat Huriye ''ölsem Kır Ağa'ya varmam'' cevabını verir. Huriye akşamı zor eder. Bahçeye çıkıp Osman Efe'nin yolunu gözler. Uzaktan atını görünce tırmanıp çıkar elma ağacına. Durumu bildirir Osman Efe'ye. Osman Efe çılgına döner. Kır Ağa'ya haber gönderir ''Kendini sever sayarım. Yiğit kişi bellerim. Yolumdan çekilsin. Sonu iyi olmaz'' der. Haberi Osman Efe'den Kır Ağa'ya götürenler bire bin katarak anlatırlar ''Osman diyor ki Kır Ağa kim oluyor da benim yavuklumu alacak. Leşini sararım'' diye... Kır Ağa ''Demek dünkü çocuk bize meydan okuyor. Kendine güveniyorsa karşıma çıksın'' diye Osman Efe'ye haber gönderir. Tabii haberi götürenler Osman Efe'ye de bire bin katarak anlatıyorlar. Osman Efe Kır Ağa'ya Kır Ağa Osman Efe'ye kinlenir. Sonunda kıran kırana kavga etmeye sağ kalanın Huriye'yi yani Misket'i almasına karar veriyorlar. Belirlenen gün ve yerde karşılaşıyorlar. Bıçaklar çekiliyor. Huriye ise durumu merakla bekliyor. Çıkmış elma ağacı üstüne yoları gözlüyor. Bir yandan da Osman Efe için dua ediyor. Osman Efe ise Kır Ağa karşısında aslanlar gibi dövüşüyor. Kır Ağa birden duruyor. ''Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide ben kıyamam. Koç olacak kuzuya bıçak çekemem. Vur bıçağını bağrıma. Misket senin olsun'' diyor. Osman Efe önce şaşırıyor sonra oda bıçağını yere atıyor ve koşup ellerine sarılıyor Kır Ağa'nın. Kadın-kız da yollara dökülmüş uzaktan görünen kalabalığı bekliyor. Misket ise çıktığı elma ağacında duramıyor heyecandan. Daldan dala geçip gelenleri seçmeye çalışıyor. Derken kalabalık yaklaşır önde Kır Ağa arkasında kalabalık. Gözleri Osman'ın arıyor göremiyor. Birden başı dönüyor gözleri kararıyor tepe üstü ağaçtan aşağı düşerek cansız yere yığılıyor. Çok geçmeden kalabalık elma ağacına ulaşınca bir feryattır kopuyor. Osman Efe sığmıyor oralara. Kadınlar kızlar perişan. Misket kızın yani Huriye'nin hikayesi dilden dile dolaşıp türkü oluyor. Güvercin uçuverdi Kanadın açıverdi Elin oğlu değil mi Sevdi de kaçıverdi A benim aslan yarim Duvara yaslan yarim Duvar cefa götürmez Sineme yaslan yarim Güvercinim uyur mu Çağırsam uyanır mı Yar orada ben burda Buna can dayanır mı A benim hacı yarim Başımın tacı yarim Eller bana acımaz Sen bari acı yarim Caminin müezzini yok İçinin düzeni yok Çok memleketler gezdim Misget'ten güzeli yok Daracık daracık sokaklar Misget şeker topaklar Pul pul olsun dökülsün Seni öpen dudaklar Caminin ezan vakti İçinin düzen vakti Ben Misget'i yitirdim Sonbahar gazel vakti Gökte yıldız sayılmaz Çiğ yumurta soyulmaz Üçer avrat almayan Hiç erkekten sayılmaz |
|
| | #3 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının yeşillik etrafı ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. Bu ozanların çoğunluğunu Sorgun ilçesindeki ozanlarımız oluşturmaktadır. Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.O sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına yayılmış ahu gözlü sürmeli kaşlı ay yüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey ailesini salarak babasından sevdiğini istetir mağrur adam kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler ağalar girer ama boşuna bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler. Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına obasına ve Akdağlar'a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediği işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri. Dersini Almış Da Ediyor Ezber Dersini almış da ediyor ezber Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler Aman aman ben yarelendim aman Bu dert beni iflah etmez del'eyler Benim dert çekmeye dermanım mı var Aman aman sürmelim aman Kaşın çeymelenmiş kirpik üstüne Havada bulutun ağdığı gibi Aman aman ben yarelendim aman Çiğ düşmüş de gül sineler ıslanmış Yağmurun güllere yağdığı gibi Aman aman sürmelim aman Yozgat'ı sel almış Soğluk'u duman Sıtkınan severim billahi inan Aman aman ben yarelendim aman Ölünce mezara girdiğim zaman Ben susuyum kemiklerim söylesin Aman aman sürmelim aman Nida Tüfekçi Akdağmadeni |
|
| | #4 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler Annesinin bir tanesini hor görmesinler Uçan da kuşlara malum olsun Ben annemi özledim Hem annemi hem babamı Ben köyümü özledim Babamın bir atı olsa binse de gelse Annemin yelkeni olsa uçsada gelse Kardeşlerim yollarımı bilsede gelse Çok eski bir söylentiye göre Malkara köylerinden birinde Zeynep adında çok güzel bir kız vardr. Onun güzelliği dillere destandır . Günün birinde Zeynep´in köyünde büyük bir düğün olur.Bu düğüne çevre köy ve kasabalardan insanlar cağrılır.oyunlar eğlenceler yapılır.Gösterilerin en önemliside at yarışlarıdır . Bu düğüne üc gün üc gece yol teperek gelen Ali adında bir genç iyi bir at yarışçısıdır.Bu gencin gözü bir ara Zeynep´ e ilişir ..Yüreğinde sıcak nehirler dolaşmaya başlayan Ali köyüne döndüğünde durumu babasına açar aldığı olumlu cevap karşısında aile büyükleri ile Zeynep´i istemeye gelirler. Kız babası-anası kızlarını uzak yere vermek istemeselerde kısa zamanda düğünleri olur.. Zeynep gelin olduktan sonra yedi sene ailesini kardeşlerini ve köyünü göremez ... Tüm yalvarmaları boşa giden Zeynep´in yüreğindeki hasret günden güne büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Zeynep artık teselliyi Türkülerde bulur .Ezgiler yakmaya başlar .Kına gecelerinde ve düğünlerde söylediği türkülerle gelinleri kızları büyüler.. Zeynep´in evi köyün en yüksek tepesindedir türkülerini oradan söyler.. Kocası Zeynep´in hasretine aldırış etmez sevgisi çoktan bitmiş itip kakmalar başlamıştır .. Zeynep kocasının bu tutumundan yataklara düıer ...Sonunda köy halkı Zynep´in anne ve babasının gelmesine karar verir kocasının da baska çaresi kalmamıştır .. Uzun yolculuktan sonra Zeynep´in anne ve babası gelirler ..Zeynep son nefesinde yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar türküsünü anasına babasına mırıldanır .Çevresindeki tüm insanlar duygulanıp göz yaşı dökerler . Hasretini biraz olsun gideren Zeynep için çok geç kalınmıştır .O bir daha yataktan kalkamaz.Türküsü de o günden bu güne söylenip durur. |
|
| | #5 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | Tekirdağ'ın Kayı köyünden genç bir kız ve bu kızın bir sevgilisi vardır. Fakat kızın ailesi istemeye geldiklerinde kızlarını bu gence vermezler. Aynı köyden bir başka genç ile kızlarını evlendirmeye karar verirler. Düğün günü gelip çatar ve kına gecesi geline kına yakılır. Gelin bu evliliğe karşı olduğu için ertesi gün sabaha karşı herkes uykuda iken kendini denize atar. Halk arasında genç kızın arkasından sevgilisinin de kendisini öldürdüğü söylenmektedir. ARDA BOYLARINDA KIRMIZI ERİK Arda boylarında kırmızı erik Halime'nin ardında on yedi belik Ah anneciğim ah anneciğim yaktın ya beni Şu genç yaşta denizlere attın ya beni Alıverin feracemi anneciğim diksin O gıymatlı İsmail’ e kendisi gitsin Ah anneciğim ah anneciğim yaktın ya beni Şu genç yaşta denizlere attın ya beni Uy uyan Recebim senin olayım Ardalar aldı ya nerde bulayım Arda boylarına ben kendim gittim Dalgalar vurdukça can teslim ettim Ah anneciğim ah anneciğim yaktın ya beni Şu genç yaşta denizlere attın ya beni Nihat Kaya Rumeli |
|
| | #6 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | Dillerden düşmeyen türkülerimizden birisi de "Bir Cigara İç Oğlan" dır. Bu türkü de Siverek'e ait yer adları yörenin şivesi ve deyimleri bulunduğu için başka yörelere mal edilmesi mümkün olmamıştır. Siverek'in meşhur mevkiilerinden Hacı Pınar düzünde dükkanı olan Bakkal Mahmud'un güzel mi güzel bir kızı vardır. Olayın yaşandığı dönemde Siverek'te bulunan Süvari alayında askerlik görevini yapan bir genç Hacı Pınarındaki Bakkal Mahmud'un dükkanının önünden geçerken babasına yardım için dükkanda bulunan kızı görünce mıhlanır kalır. Gözü kızdan başka birşey görmez olur. Kız da bunun farkına varır. Asker bundan sonra sık sık alışveriş bahanesi ile oradan gelir gider. İki genç birbirine vurulmuşlardır. Gençlerin tavırları komşularının da dikkatini çeker. Kizin babası da işin farkına varır. Asker kızı babasından ister. Ancak bu yabancı gence verecek kızı yoktur babanın. Kız derdini türküye döker ve oğlana "Şimdi söyleyeceklerini duyunca üzülmemesi için" "Bir cigara(sigara) iç oğlan" iç ki üzüntün biraz azalsın "Gel kapıdan geç oğlan" "Beni sehen(sana) vermezler" boşuna uğraşma beni sana vermezler der. Bu sevdaya dayanamazsın erimeni ve yıkılmanı istemiyorum. "Bu sevdadan geç oğlan" diye sevdiğinin umudunu kesmesini ister. Oğlan ise içindeki sevda ateşini "Hacı Pınar'ın düzü felek ayırdı bizi" deyip kızı vermeyen anne babayı feleğe benzeterek sitemini dile getirir. "Bakkal Mahmud'un kızı yaktı yandırdı bizi" dizeleriyle bu sevda ateşinin yüreğini yakıp kavurduğunu dile getirir. Kız ise oğlanın kendisine de sitem ettiğini sanarak "Oğlan seni seviyem kimselere demiyem" diyerek oğlana sevdalı olduğunu belirtir. "Anam babam vermiyor da onlara edemiyem" sözleriyle istemeyenin kendisi olmadığını anasının babasının vermediğini ve onlara da gücünün yetmediğini anlatmaya çalışmaktadır. Nihayet babasının kızı vermeyeceğini anlayınca kızla anlaşarak kaçmaya karar verirler. Sözleştiği bir gece kızı atına attığı gibi kaçırır ve kendi memleketine götürür. Araya yıllar girer. Çoluk çocuk derken barışırlar. Daha sonra Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesine yerleşirler. Hayatlarının sonuna kadar burada yaşarlar. Bir Cigara İç Oğlan Bir cigara iç oğlan Gel kapıdan geç oğlan Beni sehen vermezler de Bu sevdadan geç oğlan di gel gel Oğlan seni seviyem Kimselere demiyem Anam babam vermiyor da Onlara edemiyem di gel gel Hacı Pınar'ın düzü Felek ayırdı bizi Bakkal Mahmud'un kızı da Yaktı yandırdı bizi di gel gel Kekliğim avla beni Dağlara salma beni Gece yanında uyut Gündüzler bağla beni di gel gel Ramazan Özgültekin Siverek ![]() |
|
| | #7 |
| Acemi Üye ![]() | slm ayşe bunların bazılarını biliyordum benim içlerinden en sevdiğim hastane önünüde incir ağacı türküsü tahmin ediyorum bu türkünün hikayesi bu kadar kısa değil yinede sağolasın |
|
| | #8 |
| Forumun Tiryakisi ![]() | okudugun icin tsk ederim owen ![]() |
|
| | #9 |
| Forum Heveslisi ![]() | ellerıne saglık canım hepsı cok guzell ![]() |
|
| | #10 |
| Acemi Üye ![]() | ellerine saglik cokkkkk güzel |
|
![]() |
| . |
antep turkusunun hikayesi vikipedi,
merik türküsünün hikayesi,
meyrik türküsünün hikayesi,
türküler ve hikayeleri vikipedi,
türkülerimiz ve hikayeleri,
türkülerimiz ve hikayelerimiz,
zeynebim türküsünün hikayesi,
Yaz Yaz Bitmez.. |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ Konusuna Benzer Konular |
| Fatih Erkoç yorumuyla türkülerimiz: ''Seher Yeli''
Dinleyicilerin yıllarca beğenerek dinlediği, atalarımızdan miras türkülerimiz bu kez usta müzisyen Fatih Erkoç yorumuyla karşımıza çıkıyor Türk pop...Devamı...
Gösterim: 146 - Yorum: 0 - Ekleyen: Nş
|
| Yol hikayeleri
Manastırın girişinde elle sürülen tahtadan yapılmış bir araç üzerinde satılan bir yiyecek dikkatimi çekti. Aç olduğum aklıma geldi. ‘Momo’ adında...Devamı...
Gösterim: 628 - Yorum: 0 - Ekleyen: • ¥аqмuя •
|
| ???Türkülerimiz Hakkinda Hersey???
Türkü: Türki kelimesinden gelişen ve "Türk'e ait" anlamına gelen bu kelime genelde bütün kırık havalar (ritmli ezgiler) için kullanılmaktadır....Devamı...
Gösterim: 2773 - Yorum: 33 - Ekleyen: aşк-ι ѕüкũη
|
| !!! aşk hikayeleri !!!
1 prens varmış sevmenin ne olduğunu bilmeyen. aşk kelimesini hiç duymamış taş kalpli biriymiş. zaman içinde komşu krallıktaki hizmetlilerden 1'i bu...Devamı...
Gösterim: 1994 - Yorum: 4 - Ekleyen: kasirga
|
| TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ
Arkadaşlar hiç misket türküsünün hikayesini merak ettinizmi ben ettim araştırdım buldum sizlerle paylaşmak istedim buyrun sizde öğrenin
Misket,...Devamı...
Gösterim: 858 - Yorum: 4 - Ekleyen: tatlı_bela
|