Sponsorlu Bağlantılar:
  Örf ve Adetlerimiz
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 18-07-2009, 03:29 #1
tanınmaz
Yasaklı Üye
Reklamlar

Örf ve Adetlerimiz

Reklamlar
Örf

ÖrflerÖrf ve Adetlerimiz çoğu zaman toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım örnek tutum ve davranışlardır. ÖrflerÖrf ve Adetlerimiz aynı zamanda toplumuÖrf ve Adetlerimiz herhangi bir değer sisteminin bünyesini oluşturan temel taşlarını da temsil ederler. Bu değerler sistemiÖrf ve Adetlerimiz toplumsal yapının durumuna göre giderek özel bir hukuk sistemine göre ya da o sistemdeki bir yasa maddesine de gerekçe olur. Örflerin bireyle bireyÖrf ve Adetlerimiz bireyle aileÖrf ve Adetlerimiz bireyle komşular ve akrabalarÖrf ve Adetlerimiz bireyle halk ve ulus arasındaki ilişkileriÖrf ve Adetlerimiz davranışlarıÖrf ve Adetlerimiz tutum ve tavırları düzenleyen ve belirleyen işlevleri vardır. Toplumun her üyesini sürekli olarak baskı altında tutan örflerÖrf ve Adetlerimiz zorlayıcı yaptırıcı ya da yasaklayıcı yaptırımlarıyla bireyin grupla cemaatla ya da toplumla uygunlaşımını sağlarlar. Öte yandan cinsÖrf ve Adetlerimiz yaşÖrf ve Adetlerimiz sınıf ve mesleklere göre belirlenmiş çeşitli örfler bunlar arasında bağlantıyı korumaÖrf ve Adetlerimiz kollamaÖrf ve Adetlerimiz pekiştirme ve denetleme işlevleriyle de yüklüdürler. Örflere karşı çıkma kimi toplumlarda yasaya karşı çıkmayla bir tutulur; hatta zaman zaman yasaların da üstünde tutularak katı ve bağışlamasız bir tutumla birey cezalandırılır.

Görüntüleme:583, Cevaplar:10
Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:30 #2
tanınmaz
Yasaklı Üye
Adetler

AdetlerÖrf ve Adetlerimiz tıpkı örfler gibi birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekteÖrf ve Adetlerimiz yönetmekte ve denetlemektedirler. Toplumsal yaşamın düzenli gitmesindeÖrf ve Adetlerimiz kuralların uygulanmasında adetler etkili olmaktadırlar; örneğin karşılama ve uğurlamalar; yemek ve sofra düzenleri; geçiş dönemleriyle ilgili kutlama ve kutsamalar; kız istemeÖrf ve Adetlerimiz nişanlılık ve evlenme usülleri; cinslerÖrf ve Adetlerimiz yaş gruplarıÖrf ve Adetlerimiz meslek mensupları arasındaki ilişkilerin biçimleri; selamlaşmaÖrf ve Adetlerimiz hatır sorma sırasında uyulması gereken kurallar; bayramlarÖrf ve Adetlerimiz mevsimlerÖrf ve Adetlerimiz önemli günlerle ilgili davranış biçimleri; 'yas alma'Örf ve Adetlerimiz 'baş sağlığı dileme' gibi durumlarda söylenecek sözlerÖrf ve Adetlerimiz takınılacak tavırlar ve tutumlar adetlerin alanına girerler. Adetler çeşitli kökenlerden kaynaklanmış ve biçimlenmişlerdir; bunlar içerisinde geçmiş zamanların yaşama biçimleriÖrf ve Adetlerimiz dünya görüşleriÖrf ve Adetlerimiz ilginç rastlantı ve olaylar önemli bir yer tutarlar. Bir toplumdaÖrf ve Adetlerimiz toplumun bütününü ilgilendiren adetler olduğu gibiÖrf ve Adetlerimiz çeşitli mesleklerinÖrf ve Adetlerimiz mezheplerinÖrf ve Adetlerimiz etnik grupların v.b. kendilerine özgü adetleri vardır. Adetlerin pratikteki uygulanışını giderek gelenekleşmesini sağlayan bu konuda bilinçli yada bilinçsiz görev üstlenen yaş ve cins gruplarıyla dinsel liderlerÖrf ve Adetlerimiz dernek yöneticileriÖrf ve Adetlerimiz oyun grubu başkanları bulunmaktadır. Kimi adetler oldukça durağan ve sürekliykenÖrf ve Adetlerimiz kimisi de zamanla değişebilen niteliktedir. Adetlerden bir bölümü toplumun büyük değişim çalkantısına ayak uydurarak özlerinde ve biçimlerinde sınırlı değişmelere uyarak benliklerini bir dereceye kadar korurkenÖrf ve Adetlerimiz bir bölümü de tıpkı canlı organizmalar gibi etkinliği ve diriliğini zamanla yitirerek gün gelir ortadan kalkarlar.




Gelenek

Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgiÖrf ve Adetlerimiz tasarımÖrf ve Adetlerimiz boş inançÖrf ve Adetlerimiz yaşantı biçimi; daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür. Dar anlamda iseÖrf ve Adetlerimiz kuşaklar boyunca bir toplumun örneğin kutsal yada politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir. Gelenekler sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılırlar. Tıpkı adetler gibiÖrf ve Adetlerimiz ama onlardan daha güçlü olarak toplumsal yaşamın düzenlenmesinde ve denetlenmesinde önemli rol oynarlar. Nitelikleri bakımından genellikle tutucu olan gelenekler aileÖrf ve Adetlerimiz hukukÖrf ve Adetlerimiz din ve politika gibi toplumsal kurumlar üzerinde etkilidirler; bilim ve sanatÖrf ve Adetlerimiz geleneklerin daha az etkisi altındadırlar. Bireyin bağlı bulunduğu grubun yada toplumun geleneklerine karşı çıkmasıÖrf ve Adetlerimiz bu karşı çıkışın derecesine göre bireyin toplulukça afarozundan saldırıya uğramasınaÖrf ve Adetlerimiz hor görülmesinden alaya alınmasına kadar genişleyen tepki türlerinde biçimlenir. Geleneklerin tıpkı örfler gibi yasalarla belirlenmiş türleri vardır. YasaÖrf ve Adetlerimiz geleneklere ve onlara aykırı davranışlar için verilecek olan cezaları bir ölçüye sokmaya çalışır. GeleneklerÖrf ve Adetlerimiz genellikle yasalardan çok daha geniş bir alanı yönetirler.




Görenek

Göreneğin örfeÖrf ve Adetlerimiz adeteÖrf ve Adetlerimiz geleneğe bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunluğuÖrf ve Adetlerimiz adet ve gelenekdeki yapılmalı özelliği görenekteki yapılabilme özelliğini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldiği gibi yapma alışkanlığı olan görenekÖrf ve Adetlerimiz öteki sosyal alışkanlık gibi gerekli ve uygun görülenleri kapsar. Ama bunların mutlaka yerine getirilmesini istemez. Öteden beri yapıla gelmekte olanÖrf ve Adetlerimiz fakat henüz adet durumunu kazanmamış olan bu davranış biçimlerine grubunÖrf ve Adetlerimiz toplumun gelişmesin uygun yenilikler eklenir. Bunlar süreklilik kazandığı gibiÖrf ve Adetlerimiz bir süre sonra ortadan kalkabilirler. GöreneklerÖrf ve Adetlerimiz günlük yaşantımızın gerekli gördüğü ilişkilerin düzenlenmesindeÖrf ve Adetlerimiz bireyler arasındaki sürtüşmeleri azaltmaktaÖrf ve Adetlerimiz toplumsal ilişkilerin kolaylaşmasındaÖrf ve Adetlerimiz belirleyici rol oynarlar. Komşu ziyaretlerindeÖrf ve Adetlerimiz hasta yoklamalarında alış-verişteÖrf ve Adetlerimiz ortak taşıtlara inip binmedeÖrf ve Adetlerimiz tanışma ve tanıştırılmalarda nasıl davranılacağını belirleyerek ilişkilerin düzenli gitmesine yardımcı olurlar.


Dogum Adetleri
Gebelik:
KadınÖrf ve Adetlerimiz gebeliği ilk önce uygun bir dille duyurulur. Eşler birlikte kızın
evine giderler. Anne adayıÖrf ve Adetlerimiz mutlu haberi kendi annesine iletir. Anne de
eşine söylerÖrf ve Adetlerimiz tüm aile bu mutlu olayı kutlar. Bazı yörelerde horoz kurban
edildiği bile olur. Mutluluk haberini duyan aileÖrf ve Adetlerimiz kızları ve damatlarına
hediyeler verir. Bebek için giysilerÖrf ve Adetlerimiz yatak malzemesi gibi hazırlıklar
yapılır. EltilerÖrf ve Adetlerimiz görümcelerÖrf ve Adetlerimiz oğlan ve kız annesiÖrf ve Adetlerimiz gelinin arkadaşlarıÖrf ve Adetlerimiz gebe
kadının doğum hazırlıklarına yardımcı olurlar.









Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:32 #3
tanınmaz
Yasaklı Üye
Gebe gelinin baş bağlaması:
Gebe kaldığını anlayan gelinÖrf ve Adetlerimiz durumu kaynanasına bildirir. Durumu öğrenen
kaynanaÖrf ve Adetlerimiz sevinçle bir kasaba gider ve 7 adet koyun kellesi alır. Bunları
yıkarÖrf ve Adetlerimiz temizlerÖrf ve Adetlerimiz bir kazanda kaynatır. Kelle yemeği olarak hazırlar. Yanına
pilavÖrf ve Adetlerimiz kompostoÖrf ve Adetlerimiz tatlı vb. de yapar. Mevsim meyvelerini de katarak sofraya
getirir. Gelinin akranıÖrf ve Adetlerimiz yeni evli gelinleri bu sofraya davet eder. Gelin ve
arkadaşları yemeklerini yerÖrf ve Adetlerimiz türküler söylerÖrf ve Adetlerimiz oyunlar oynar.
Geline yakasız köyneğiniÖrf ve Adetlerimiz üç etekleriniÖrf ve Adetlerimiz kısa enli cepkenini giydirirler.
Giysileri giydirilirken selavat getirirler. Gelinin başıÖrf ve Adetlerimiz renkli poşularla
bağlanır; poşunun üzerine altından veya gümüşten takılar takılır. Bu poşular
7 renktir. Her rengin ucu birer metre kadar uzunlukta sırttan aşağı
sarkıtılır. Ayrıca bir kırmızı poşu ile de gelinin ağzı örtülür.
GelinÖrf ve Adetlerimiz bu sırada konuşmaz. EşiÖrf ve Adetlerimiz kaynata ve kaynanasıÖrf ve Adetlerimiz yakınlarıÖrf ve Adetlerimiz arkadaşları
baş bağlanmasının arkasından hediyeler (anmalık) verirler. Konuşmasını
isterler. Gebe kalanÖrf ve Adetlerimiz başı bağlanan gelinÖrf ve Adetlerimiz artık aile içinde statü
kazanmıştır. Gelinin eteğineÖrf ve Adetlerimiz çocuk şapkası ve başörtüsü koyarlar. GelinÖrf ve Adetlerimiz
eteğiyle bunları 3 kez havalandırır. Etekteki şapkayı kapan konuk
gelinlerden birinin oğlu olacağıÖrf ve Adetlerimiz başörtüsünü kapanın iseÖrf ve Adetlerimiz kızı olacağına
inanılır. Bu atış üç kez tekrarlanır. Son atışta şapkayı ve başörtülerini
kapan gelinlerÖrf ve Adetlerimiz bunlara sahip olur. Başı bağlanmış olan gelin artık
konuşmaya başlar.





Gebelikle ilgili ve gebelik süresince uygulamalar:
· KadınÖrf ve Adetlerimiz gebeliği süresinceÖrf ve Adetlerimiz al basmasın diye başına al örtü bağlar.
· Gelinin ağırlığı düşmesin diye boynuna altın takılır.
· Nazarı önlemek için iseÖrf ve Adetlerimiz göz boncuğu ve maşallah gibi takılar
takılır.
· Kadın gebeliği sırasında al yanaklıÖrf ve Adetlerimiz güzel yüzlü iseÖrf ve Adetlerimiz oğlan
doğuracak demektir.
· Kadının karnı büyükçe ve yukarıda ise kız doğuracak şeklinde
yorumlanır.
· Aşeren kadınÖrf ve Adetlerimiz çirkin bulduğu şeylere bakmazÖrf ve Adetlerimiz kelle yemez.
Gebe kadın için “kız kasıktaÖrf ve Adetlerimiz oğlan karında durur” derler. Kız çocuğunun
doğumu sırasında kasıkÖrf ve Adetlerimiz oğlan çocuğunun doğumunda annenin sırtı ağrır.
Aşerme sırasında kadınaÖrf ve Adetlerimiz özlemini duyduğu herşey yedirilir.
· Aşeren kadına sakız çiğnetilmezÖrf ve Adetlerimiz sevmediği yiyecekler yedirilmez.
· Çirkin bulduğu korktuğuÖrf ve Adetlerimiz çekindiği şeylere baktırılmaz.
· Tilkiye bakarsa çocuğunun sinsiÖrf ve Adetlerimiz tavşana bakarsa yarık dudaklıÖrf ve Adetlerimiz
mandaya bakarsa hantal olacağına inanılır.
· Çirkin bulduğu kadına da erkeğe de bakmaz.
· Gebe kadına çevresindekilerce sürekli iyimser ve neşeli olması
öğütlenir.





Doğum:
Yaşamın başlangıcı olan doğumÖrf ve Adetlerimiz her toplum gibi Tahtacılarda da çok çok
önemsenir. Duygular yoğunlaşır. ÇünküÖrf ve Adetlerimiz doğum olağanüstü bir olaydır. Soyun
sürmesi demek olan doğumdan önce; doğum kolay olsun diye:
· Çeşmenin musluğu açılır.
· Oklavalar kırılır.
Her obanın doğuma yardımcı bir ebesi vardır o çağırılır. Komşu-akraba olan
becerikli kadınlar da doğum için çağırılır. Çocuğun giysileri hazırlanırÖrf ve Adetlerimiz
bir kazan su kaynatılır. Bu su ile doğuma yardımcı tüm kadınlarÖrf ve Adetlerimiz ellerini
yıkarlar. Gebe kadınıÖrf ve Adetlerimiz sancısı gelsin diye iki kadın kollarından tutar
yürütür. Sonra bir battaniye içine kadını yatırır sallarlar. Bundan amaçÖrf ve Adetlerimiz
çocuğun karında doğuma hazır duruma gelmesidir. Bu arada kadınlarÖrf ve Adetlerimiz gebe
kadının kasığını çekerler. Doğum zor oluyorsaÖrf ve Adetlerimiz tavana bir ip bağlanırÖrf ve Adetlerimiz kadın
ipten tutunup güç alarak ıkınırÖrf ve Adetlerimiz rahim avuç içi kadar açılırsa çocuk doğuma
hazır demektir. EbeÖrf ve Adetlerimiz kasığa basarÖrf ve Adetlerimiz yardımcı kadınlar sürekli gebe kadına
moral vererek cesaretlendirir. Doğan erkek çocuk iseÖrf ve Adetlerimiz sevinç daha fazla olur
Ailenin başka oğulları olsa bile bu sevinç değişmez. Doğumdan sonra çocuğun
eşi düşerÖrf ve Adetlerimiz düşmezse ebe elini yıkarÖrf ve Adetlerimiz zeytinyağı ile yağlarÖrf ve Adetlerimiz göbek bağından
tutarak eşi çıkarır. Çıkarılan eşÖrf ve Adetlerimiz evin uzağında ayak basmayacak bir yere
gömülür.





Göbek kesme:
Ebe eliyle çocuğun göbeğiyle eşi arasında bir karışlık boşluk bırakır. Elini
çıkıntılı göbeğin üzerine koyduktan sonra keser. Göbek bağı ikiye katlanırÖrf ve Adetlerimiz
çok sıkı olarak bağlanır. Sıkı bağlanmazsaÖrf ve Adetlerimiz bebek ölür. Bir hafta içinde
göbek bağı kuruyarak kendiliğinden düşer.
Çocuk kız iseÖrf ve Adetlerimiz bir çeyiz sandığına veya dikiş makinesinin çekmecesinde göbek
bağı saklanır. Doğan çocuk erkek iseÖrf ve Adetlerimiz göbek bağı okulun bahçesine “okusunÖrf ve Adetlerimiz
adam olsun” dileğiyle gömülür. Kız içinÖrf ve Adetlerimiz ayağı evde olsunÖrf ve Adetlerimiz evcil olsun
dileğiyle göbek bağı mutlaka evin içinde saklanır.
Doğumdan sonra kadına soğuk su verilmezÖrf ve Adetlerimiz üşütmesin diye kekik kaynatılır.
Bir gün boyunca çocuğa ılık şekerli su verilir. Bu arada karın bölgesindeki
kan aksın ve kadın göbekli olmasın diyeÖrf ve Adetlerimiz karnı bir çarşafla sıkılır ve
bağlanır. Gebe kadın bu bağ ile birkaç gün kalır. Ağrı olursa arpa unuÖrf ve Adetlerimiz
soğanÖrf ve Adetlerimiz kekikÖrf ve Adetlerimiz un yoğrularak yakı edilir ve karına bağlanır.
İlk anne sütüÖrf ve Adetlerimiz ayak deyip çiğnenmeyecek bir yere sağılırÖrf ve Adetlerimiz çocuğa verilmez.
İkinci sütÖrf ve Adetlerimiz ilk birkaç damlasından sonra çocuğa içirtilir. İlk süt
verilirken memede çatlama olmasın diye soğan kesilirÖrf ve Adetlerimiz yara üzerine sürülür.
Kadın yatağına çocuğuyla birlikte yatırılırÖrf ve Adetlerimiz konu-komşu çorba ve pelte
pişirerek kutlamaya gelirler. “Analı-babalı büyüsün”Örf ve Adetlerimiz “yaşı uzun olsun”
genellikle ana dilekleridir.






Bebek görümü:
Soyu sürdürmenin belgesi olan bebek doğunca obaÖrf ve Adetlerimiz köy büyük sevince boğulur.
Hemen bir kişi baba adayına müjdeci gönderilir. Baba müjdeciyi ödüllendirir.
Gücüne göre armağanlar verir.
· Bebeğin yüzü sürekli sarı bir örtü ile “sarılık olmasın” diye
örtülüdür.
· Anne ise albasmasın diye al örtülür.
· Yastığın altında iseÖrf ve Adetlerimiz bir bıçak ve ekmek bulunur.
Bu albasmaması için bir önlemdir. BabaÖrf ve Adetlerimiz çocuğu görmeye geldiğinde elinde
eşine görümlük adlı hediyeyi getirir. Çocuğa “maşallah” der öyle bakarÖrf ve Adetlerimiz aile
büyükleri ve yakınları anneye ve çocuğa görümlükle gelirler. 40’ı çıkmayan
çocuk dışarı çıkarılmaz. Bazen zorda kalınırsa 20’sinde dışarı çıkarılır.
Anne de zorunlu kalmazsaÖrf ve Adetlerimiz dışarı çıkmazÖrf ve Adetlerimiz uzaklara gitmezÖrf ve Adetlerimiz ağır iş yapmazÖrf ve Adetlerimiz
yük kaldırmazÖrf ve Adetlerimiz ayrıca 40 günlük süre içerisinde eşiyle yatmaz. Evde anne
yalnız bırakılmaz. Deneyimli bir kadın “görümceÖrf ve Adetlerimiz kaynanaÖrf ve Adetlerimiz anne” gibi bulunur
Çocuğun beslenmesiÖrf ve Adetlerimiz temizliğiÖrf ve Adetlerimiz sağlığı ve annenin sağlığıyla bunlar
ilgilenir. Eğer anne bilmiyorsaÖrf ve Adetlerimiz çocuğu deneyimli kadınlar beler. Kimi yerde
çocuk beşiğe alınır. Beşiğe yatırılan çocuğa kundak yapılmazÖrf ve Adetlerimiz bez bağlanmaz.
Beşiğin altında lazımlık bulunur. Buna Isparta ve Antalya yöresinde “sülbüş”
denir.











Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:33 #4
tanınmaz
Yasaklı Üye
Kadın çocuğu emzirirkenÖrf ve Adetlerimiz beşikte sarılı bebeğin üzerine eğilir öyle emzirirÖrf ve Adetlerimiz
çocuk kundaktaysa annenin kucağına verilir.
· 40’lı kadın cenazeye gitmezÖrf ve Adetlerimiz gitmek zorunda kalırsaÖrf ve Adetlerimiz cenaze suyunun
üzerinden atlatılırÖrf ve Adetlerimiz eli-yüzü cenaze suyuyla yıkatılır.
· Başka bir kırklı kadınla karşılaşırsaÖrf ve Adetlerimiz karşılıklı iğne değişirler.
· 40’ıncı günü bir tasın içine 40 adet küçük taşÖrf ve Adetlerimiz 40 adet gül veya
mevsim çiçeği atılır. Kimileri 40 taş yerine 40 metal para atarlar. Bu
tastaki suyu süzerlerÖrf ve Adetlerimiz bunu 39’ar kez annenin ve çocuğun üzerine dökerlerÖrf ve Adetlerimiz
40’ıncı su kalan suyun tümüdür bu da dökülürÖrf ve Adetlerimiz böylece kadın ve çocuk ayrı
ayrı kırklanmış olur.
Çocuğa giysisi giydirilir.Kimi yerleşim birimlerinde anne çocukla birlikte
kırklanır. Şimdilerde kent ve kasabalara yerleşen TahtacılarÖrf ve Adetlerimiz kırklı kadın
ve çocuğu hamama götürüyorlar.
· Nazarı değen kadın varsaÖrf ve Adetlerimiz çocuk ona gösterilmez.
· Kadın görürseÖrf ve Adetlerimiz bir parça giysisinden bez kesilerek alınır.






Çocuğu olmayan kadına Antalya yöresinde “Kasnak” adı verilir. Sütü olmayan
kadının yerine başka bir kadın çocuğa süt verirÖrf ve Adetlerimiz buna süt annesi denir.
Nazar değmesin diye nazar boncuğuÖrf ve Adetlerimiz üzerlikÖrf ve Adetlerimiz çöre otuÖrf ve Adetlerimiz sarımsak kökü ile
nazarlık yapılırÖrf ve Adetlerimiz çocuğun kundağı veya yatağına asılır. Çocuk devamlı
ağlarsaÖrf ve Adetlerimiz kurşun dökülür. Önceki çocukları kız olanlarÖrf ve Adetlerimiz oğlan olsun diye
kızlarına SongülÖrf ve Adetlerimiz SonnurÖrf ve Adetlerimiz YeterÖrf ve Adetlerimiz DöneÖrf ve Adetlerimiz Döndü gibi adlar verilir. Yeniden kız
doğarsaÖrf ve Adetlerimiz Kısmet adı verilir. Çocuğu yaşamayanlar ise Dursun adını verirler.
Ad verme:
Anne-babaÖrf ve Adetlerimiz çocuğuna adını kendileri koymazÖrf ve Adetlerimiz aile büyüklerine bırakırlar.
Oğlan olursa şu kız olursa bu gibi değerlendirmeler yapılır. Genellikle eski
ataların adları yaşatılır. Doğumun yedinci günü çocuk tuzlanır. Tuz yemeği
adı altında köylüye bir yemek verilir. Bu yemeğe yalnız köyün kadınları
çağrılır. Bir yandan çocuk tuzlanırÖrf ve Adetlerimiz diğer yandan da tespit edilen ad çocuğa
verilir.





Daha önceleri ölmüş ataların adları verilirken şimdi ÖzlemÖrf ve Adetlerimiz ÖzgürÖrf ve Adetlerimiz SevgiÖrf ve Adetlerimiz
BarışÖrf ve Adetlerimiz UmutÖrf ve Adetlerimiz TürküÖrf ve Adetlerimiz PınarÖrf ve Adetlerimiz IrmakÖrf ve Adetlerimiz Deniz gibi adlar konmaktadır. Eski ve
geleneksel AliÖrf ve Adetlerimiz FatmaÖrf ve Adetlerimiz VeliÖrf ve Adetlerimiz GülsümÖrf ve Adetlerimiz EmineÖrf ve Adetlerimiz ZeynepÖrf ve Adetlerimiz HasanÖrf ve Adetlerimiz Hüseyin gibi
isimler daha az konmaktadır.
Köylerde aşermeÖrf ve Adetlerimiz albasmasıÖrf ve Adetlerimiz alkarasıÖrf ve Adetlerimiz kırklamaÖrf ve Adetlerimiz nazar değmesiÖrf ve Adetlerimiz “gözdeğmesi”Örf ve Adetlerimiz
40 basması gibi olgularÖrf ve Adetlerimiz azalarak da olsa yaşamaktadır. Eğitim oranı
yükseldikçeÖrf ve Adetlerimiz bu tür olgular yerini yitirmektedir. Günümüzde köy ebelerinin
yeriniÖrf ve Adetlerimiz diplomalı ebeler almışsa da birçok köyde ve ağaç kesimi yapılan
obalarda köy ebesinin doğurttuğu kadın sayısı hayli fazladır






Sünnet Dügünü
Her aileninÖrf ve Adetlerimiz erkek çocuğu sahibi olduktan sonra ilk telaşıÖrf ve Adetlerimiz çocuklarını sünnet ettirmekÖrf ve Adetlerimiz kaygısıdır. Bu hal ve kaygıÖrf ve Adetlerimiz İslami bir adet olarak yaşanmaktadır. Sünnet olacak çocuklar bir hafta önce haberdar edilir ve sünnet olacak çocuklar olarak topluca sünnet olurlar: Sünnet bittikten sonra Hocalardan mevlit ve ilahilerle devam eder ve arkasından toplu pilav ziyafeti verilir. çocuklara hediyeler takılır.
Çankırı'da bulunan köylülerimiz
Çankırı adetlerine göre Düğün Başlangıcı:
Çankırı'da sünnet düğünleri genellikle sonbahar mevsiminde yapılır. Çünkü bu mevsimÖrf ve Adetlerimiz her aile için bir çok telaşın son bulduğu ve her şeyin bol olduğu bir mevsimdir.
Düğün öncesindeÖrf ve Adetlerimiz sünnet olacak çocukları için evlerde birer yatak (Karyola veya somya) süslü olarak hazırlanır. Çocuk tek ise tek yatakÖrf ve Adetlerimiz bir kaç tane ise bir karyolaya üç dört çocuk yatırılır. EvÖrf ve Adetlerimiz bir bayram yeri gibi süslenir. Sünnet edilecek çocuk için hazırlanan düğüneÖrf ve Adetlerimiz matbu olarak yapılmış davetiyeler ile eş dost ve akrabalar çağrılır. Davetlilere pilavÖrf ve Adetlerimiz ayran asıl olmak üzereÖrf ve Adetlerimiz ailenin durumuna göre yemek ziyafeti verilir. Yemekten sonra mevlit okutulurÖrf ve Adetlerimiz ilahiler söylenir. Çocuklar iseÖrf ve Adetlerimiz alınlarında "maşallah" yazılı ve özel olarak hazırlanmış sünnet elbiseleri giydirilmiş vaziyetteÖrf ve Adetlerimiz arabalarla şehirde gezdirilir. Ki bu hal çocuğu sünnet olmağa iyice alıştırırÖrf ve Adetlerimiz ısıtır diye kabul edilmektedir.
Sünnet olacak çocuklarÖrf ve Adetlerimiz evde hazır bulunan sünnetçi önüne getirilinceÖrf ve Adetlerimiz hafızlar tarafından "aşr-ı şerif" okunurÖrf ve Adetlerimiz fatihalar okunur. Bu esnada çocuk veya çocuklar sünnet edili




Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:34 #5
tanınmaz
Yasaklı Üye
Asker Uğurlama
ASKERE UĞURLAMA

Askere gidecek delikanlılar bir düğün bir bayram havası içinde askere uğurlanır. Muhtarlar sevk pusulalarının dağıttıktan sonra mahalle ve köylerde gençleri heyecan sarar. Bunlar askere gitmeden önceki son birkaç gününü dinlenerekÖrf ve Adetlerimiz arkadaşları ile eğlenerek be büyüklerini ziyaret ederek geçirir. Hele son gece sabahlara değin eğlenilir. Askerliğe gidecek delikanlıya ısmarlaşırken büyükler tarafından paraÖrf ve Adetlerimiz mendilÖrf ve Adetlerimiz çorap gibi hediyeler verilir. Aynı istikamete veya birliğe sevk edilen gençler ilçeden dört beş kişilik gruplar halinde ayrılır. Bunlar evden çıkarken anaları peşlerinden su döker. Kalabalık bir grup tarafından bazen davul zurna eşliğinde şehre kadar getirilir ve oyunlar oynanarak otobüslere bindirilir.askere uğurlama sırasında silahlarÖrf ve Adetlerimiz fişeklerde patlatılır.




İSLAMİYETE GÖRE ÖLÜM VE ÖLÜM TÖRENİ

Kur'an-ı Kerim'in Ankebut suresinin 57. ayeti "Herkes ölümü tadacaktır" diyerek bu kaçınılmaz sona vurgu yapar. Ancak bu son derece dünyadaki hayatın sonudur. İsra suresinin 99. ayeti "Allah onlar için bir son biçti" diyerek bu kaçınılmaz sona işaret eder. Bu dünyadaki hayatı sona eren kişi ahirette sonsuza değin yaşayacaktır. Peygamber bir hadisinde "Kabir cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur" diyerek ahiret hayatının mezardan itibaren başladığı inancı İslamiyet'te kabir azabı sözünde somutlaşır. İslamiyet'e göre beden gömüldükten sonra çürürÖrf ve Adetlerimiz yok olur; ancak ruhu sonsuza kadar yaşar. Kabir azabı yaşayacak olan da yine bu ruhtur. Ancak bedenden ayrılan ruh tekrar bedene döndürülebilir. Öldükten sonra dirilme inancı İslamiyet'in temel taşlarından biridir. Bu görüş Bakara suresinde şu şekilde dile getirilir. "Siz nasıl olur da Allah'ı tanımazlık edersiniz kiÖrf ve Adetlerimiz cansızken size o can verdiÖrf ve Adetlerimiz sonra sizin canınızı gene o alacakÖrf ve Adetlerimiz sonra da gene o diriltecekÖrf ve Adetlerimiz daha sonra da gene O'na döndürüleceksiniz." Yine aynı konuda En'am suresinin 36. ayeti şöyle der: "Gerçekten çağrıya gelen sadece kulağı işitenlerdir. Ölülere gelinceÖrf ve Adetlerimiz onları ancak Allah diriltecektir. Sonra onlar gene Allah'a döndürülecektir."

İslamiyet'e göre ölünün ardından ağlamakÖrf ve Adetlerimiz yas tutmak doğru değildir; çünkü ardından ağlanan ölü kabirde rahat edemezÖrf ve Adetlerimiz kabir azabı görür. Peygamber ölünün ardından yas tutmakla ilgili şu hadisi söylemiştir. "BaşınaÖrf ve Adetlerimiz yüzüne vuranÖrf ve Adetlerimiz üstünü başını yırtanÖrf ve Adetlerimiz cahiliyetteki gibi ağıtlarla yas tutanÖrf ve Adetlerimiz bizden değildir." Ancak kadınların ölen kocalarından sonra yeniden evlenmeleri için geçecek süre anlamında yas kabul edilmektedir. Bununla ilgili peygamber bir hadisinde şöyle demiştir. "Allah'a ve ahirete inanan bir kadına üç günden çok ölü yası tutması (süslenmesi anlamında) helal olmazÖrf ve Adetlerimiz meğer ki ölen kocası ola. Ölen kocasıysa henüz gerdeğe girmemiş de olsa dört ay on günÖrf ve Adetlerimiz hamileyse doğurup lohusalığı geçinceye kadar süslenmezÖrf ve Adetlerimiz evlenmez." "Yasaklanan yas haykırarak ağlamakÖrf ve Adetlerimiz dövünmekÖrf ve Adetlerimiz üstünü başını yırtmaktır."
Kabir azabıyla ilgili olarak İbn Abbas şunu anlatmaktadır. "Resullullah bir mezarlıktan geçerken iki ölünün yattığı bir yerden sesler işitti ve: Her ikisi de azap olunuyor dedi. Sonra bir hurma dalı isteyerek ikiye böldü ve her iki kabrin başına dikti ve: Bu dallar yaş kaldıkça azaplarının hafiflemesi umulurÖrf ve Adetlerimiz buyurdu." Peygamberin bu davranışı dinler tarihi boyunca birçok kültürde görülen mezara ağaç dikmeÖrf ve Adetlerimiz çiçek bırakmaÖrf ve Adetlerimiz çeşitli kutsal bitkiler bırakma davranışlarından izler taşımaktadır.

İslamiyet'te mezarlara yalvarmakÖrf ve Adetlerimiz mezarları türbe haline getirmek hoş bir davranış olarak görülmez. Bu konuyla ilgiliÖrf ve Adetlerimiz PeygamberÖrf ve Adetlerimiz bir hadisinde şöyle der: "Peygamberlerinin kabrini mescit yapan (tapan) Yahudi ve Hıristiyanlara lanet olsunÖrf ve Adetlerimiz sakın benim kabrimi mescit yapıp mezarıma tapmayın." İslamiyet'in mezar ziyaretlerindeki pagan uygulamalara bu olumsuz bakış açısına rağmen yurdumuzda bu uygulamalar halen varlığını devam ettirmektedir.

Bu kısa açıklamadan sonra İslamiyet'te uygulanan ölüm geleneğini ölüm öncesi ölüm ve ölüm sonrası olarak özetleyelim.

Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:34 #6
tanınmaz
Yasaklı Üye
ÖLÜM ÖNCESİ

Ölmek Üzere Olan Kişiye Yapılan Uygulamalar


1- Öleceği anlaşılan kişiÖrf ve Adetlerimiz yüzü kıbleye karşı gelecek şekilde sağ tarafına çevrilir. Kişiye Kelime-i Şehadet getirtilir. Başında bulunanlar da onunla birlikte Kelime-i Şehadet getirirler.

2- Bu sırada kişinin yanında akrabaları bulunur ve bu anda Yâsin ve ya Ra'd suresi okunabilir.

ÖLÜM SIRASI

Kişi ölünce çenesi bağlanırÖrf ve Adetlerimiz gözleri kapatılırÖrf ve Adetlerimiz elbiseleri çıkartılır ve ince bir örtüyle üzeri örtülür. Ölünün şişmemesi için ölünün üzerine bir demir parçası konur. Yıkanıncaya kadar ölünün yanında Kur'an okumak yasak olmamasına rağmen yapılmaması gereken bir davranıştır.

Ölünün Yıkanması

İslam inancına göre ölünün yıkanması gerekir. Bunun için ölüÖrf ve Adetlerimiz teneşir üzerine veya yüksekçe bir yere sırtüstü yatırılır. Sonra ölüye abdest aldırılır. Abdeste önce yüzden başlanırÖrf ve Adetlerimiz ağza ve buruna su verilmez; parmağa sarılı bir bezle dudaklarının içiÖrf ve Adetlerimiz dişleri ve burun delikleri ıslatılır. Kolları yıkanırÖrf ve Adetlerimiz başı meshedilirÖrf ve Adetlerimiz ayakları yıkanır. Abdest bittikten sonra üzerine ısıtılmış su dökülürÖrf ve Adetlerimiz saçı ve sakalı başı ve bedeni iyice temizlenir. Sonra sol tarafına çevrilerek sağ tarafıÖrf ve Adetlerimiz sağ tarafa çevrilerek sol tarafı yıkanır. YıkayıcıÖrf ve Adetlerimiz ölünün karnına yavaşça dokunarak ölünün vücudundan bir şey çıkarsa onu da yıkar. Ölüyü yıkarken her organı üç defa yıkamak sünnettir. Ölünün tırnak ve saçları kesilmez. Saçları ve sakalı kesilmez. Erkek ölüyü erkekÖrf ve Adetlerimiz kadın ölüyü kadın yıkar. KadınÖrf ve Adetlerimiz ölen kocasının cesedini yıkayabilir; ancak erkek ölen karısını yıkayamaz.





Kefenleme

İslam'da kefen üç çeşittir:

a) Sünnet Kefeni: Erkekler için gömlekÖrf ve Adetlerimiz izar ve lifafe olmak üzere üç kattır. Boyun kökünden ayaklara kadar uzanan gömleğin yeni ve yakası yoktur. İzar ve lifafe baştan ayağa kadar uzanır. LifafeÖrf ve Adetlerimiz İzar ve gömleğin üzerine giydirilir. İzardan biraz daha uzun tutulur. Kadın kefeninde ise bunlara ek olarak baş ve göğüs örtüsü kullanılır.

b) Kifayet Kefeni: Ölen kişinin maddi durumunun bozukluğuna paralel olarak kifayet kefeni ile yetinebilir. Bu kefen izar ve lifafeden ibaret olup ölen kadınsa bunlara ek olarak baş örtüsü dahil edilir.

c) Zaruret Kefeni: Zorunluluk halinde ölüÖrf ve Adetlerimiz ne bulunursa onunla kefenlenir.

"Kefen hazırlandıktan sonra tütsülenir" "Sünnet kefen şöyle yapılır: Önce lifafe yayılır. Onun üzerine izar konulur. Daha sonra ölüye kefen gömleği giydirilip izarın üstüne konur. İzar önce ölünün solunaÖrf ve Adetlerimiz sonra sağına sarılır." Lifafe de sağaÖrf ve Adetlerimiz sonra sola sarılır. Ayaklarının altından ve başının üstünden bağlanır."

"Kadın cenazenin kefenlenmesindeÖrf ve Adetlerimiz kadının saçları ikiye ayrılarak göğsünün üstüne konur. Kadın kefenlendikten sonra başı ve yüzü başörtüsü ile örtülür. İzarın üstünden göğüs örtüsü bağlanır. Göğüs örtüsüÖrf ve Adetlerimiz göğüsten göbeğe veya dizkapaklara kadar olan bir örtüdür." Daha sonra ise lifafe sarılır.

Cenaze Namazı
Ölen bir kişinin cenaze namazının kılınabilmesi içinÖrf ve Adetlerimiz her şeyden önce Müslüman olması ve ölünün yıkanmış olması gerekir. Bunun yanında ölünün vücudunun bütünlüğünü korumuş olmasıÖrf ve Adetlerimiz yani başı ile beraber vücudunun yarıdan çoğunun olması şarttır. Cenaze namazını topluluk içinde birkaç kişinin kılması da yeterlidir. Tüm topluluğun kılması şart değildir. Cenaze namazınıÖrf ve Adetlerimiz usulünü bilen herkes kıldırabilir."

Ölünün Gömülmesi

"Cenaze namazından sonra ölü mezara konur. Mezarın en az göğüs hizasına kadar kazılması şarttır. Ölü gömülürken kefenin bağları çözülür ve sağ yanına yatırılarak kıbleye yöneltilir." "Ölü kadın iseÖrf ve Adetlerimiz ölünün en yakınının onu mezara koyması gerekir. Kadının mezara inmesi yasaktır. Mezarların üzerine yapı yapmakÖrf ve Adetlerimiz süslemekÖrf ve Adetlerimiz islamda haramdır. Ancak taş dikmekÖrf ve Adetlerimiz isim yazmakÖrf ve Adetlerimiz ağaç dikmek yasak değildir."





Telkin

Ölü mezara konulduktan sonra ve üzeri toprakla örtüldükten sonra topluluk mezarın başına oturarakÖrf ve Adetlerimiz imam veya başka birisinin okuduğu Kur'an-ı dinler ve ölünün ruhuna fatiha okur. İslamiyet'e göre bütün insanlar ister Müslüman olsunÖrf ve Adetlerimiz ister olmasın ölüp de mezara konunca Münkir ve Nekir adlı iki melek tarafından sorgulanır. Sorgu dinsel olup ölünün Müslüman olup olmadığını saptamak için yapılır. Cenazenin defin edilmesi sırasında imamın mezar başında verdiği talkın (telkin) sorgu sırasında ölünün korkudan dilinin kekelememesi içindir.

ÖLÜM SONRASI
Taziye

Ölünün yakınlarıÖrf ve Adetlerimiz komşularıÖrf ve Adetlerimiz akrabaları tarafından ziyaret edilerek "Allah size sabır ve ecir versinÖrf ve Adetlerimiz hüküm Allah'ındırÖrf ve Adetlerimiz Allah cennete kavuştursun" denilerek teselli edilirler. Ölünün gömülmesinden sonra kederli olan ve yalnız kalan ölü evinin ziyaret edilmesiÖrf ve Adetlerimiz yani taziye hususunda peygamber "Kim felakete uğrayan kardeşini taziye ederseÖrf ve Adetlerimiz Allah ona kıyamet gününde ikram elbiseleri giydirir" demiştir. Taziye üç gündür; ancak uzakta olanlar daha sonra da taziyeye gelebilirler. Bu süre içinde komşular yemek yaparak ölü evine getirirler.

Mezar Ziyareti

İslamiyet'e göre kabir ahret âleminin başlangıcıdır. Ölümü her canlı tadacaktır. ÖlümÖrf ve Adetlerimiz yok olmak değildir. Bir evden bir eve göç etmek gibidir. Ölen her kişi kıyametteÖrf ve Adetlerimiz dünyada yaptıklarından hesaba çekilip cennete veya cehenneme gönderilinceye kadar kabirde kalacaktır. KabirdeÖrf ve Adetlerimiz hem ruha hem de bedene nimet ve azap vardır. PeygamberlerÖrf ve Adetlerimiz veliler ve şehitler mezarlarında da diridirler. Kabirde ölü kendini ziyarete gelenleri tanır. Bunun için kabirde bulunan ölülere selam vermek sünnettir. Bir hadiste peygamber" "Bir kimse din kardeşinin kabrini ziyarete gider ve mezarı başında oturursa onu tanır ve selamına cevap verir" demiştir. ÖlüÖrf ve Adetlerimiz kabrinde bilinmeyen bir hayatla diridir. Müslümanların kabrini ziyaret etmekÖrf ve Adetlerimiz peygamberin de yaptığıÖrf ve Adetlerimiz tavsiye ettiği bir davranıştır. Bir hadiste peygamber "Kabirleri ziyaret ediniz! Kabir ziyaretiÖrf ve Adetlerimiz ölümü hatırlatır" ve "Kabir ziyaretini size yasaklamıştım. Şimdiden sonra ziyaret edebilirsiniz. Böylece ibret alırÖrf ve Adetlerimiz gafletten uyanırsınız" demiştir.

Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:36 #7
tanınmaz
Yasaklı Üye
hıdırellez geleneği
Hıdrellez gelenekleri 6 Mayıs günü bütün yurtta olduğu gibi ilimizde de kutlanmaktadır. Ancak ilçeler arasında bazı değişikliklerde görülmektedir. Bolu'nun her ilçesinde piknikte salıncağa binme adeti görülürÖrf ve Adetlerimiz böylece günahların atılacağına inanılır. Ortak bir diğer özellik sütü mayalamadan bırakmaktır. Hızır'ın geleceği ve süte dokunarak mayalanacağı düşünülmektedir. Seben ilçesinde mayasız süt yoğurt olursa bir sene boyunca o yoğurttan yoğurt mayalanır. Göynük'te süt yoğurt olursa bu yoğurttan birer parmak alınarak diğer yiyeceklere de sürülür. Seben de hıdrellez dini bir gün gibi nitelendirilmektedir.

Temizliğe özen gösterilir. Kekik bitkisinin hıdrellezden sonraki günlerde toplanırsa şifalı olacağına inanılır. Genelde kutlamalar için suyun ve yeşilliğin bol olduğu bir yer tercih edilir. Mengen ilçesinde hıdrellezin bir gün öncesi akşam herhangi bir gül ağacının dibine küp gömülmekte ve sabah manilerle açılmaktadır. O gün hiç bir tarlaÖrf ve Adetlerimiz bahçe işi yapılmaz. Ev isteyenler evlerinin bahçesine evÖrf ve Adetlerimiz bebek isteyenler bezden bebek yaparlar. Ateş yakılıp üstünden atlanır.Gerede'de davul çalınarak Esentepe'ye gidilirÖrf ve Adetlerimiz herkesten odun toplanıp ateş yakılırÖrf ve Adetlerimiz yemekler pişirilipÖrf ve Adetlerimiz hep birlikte eğlenilir.

Kız çocukların saçları örülür. Genç kızlar ısırgan otu koparıp bekletirlerÖrf ve Adetlerimiz eğer ot solarsa sevdiklerine kavuşamayacaklarına inanırlar. Yeşil soğanlardan iki tane alıpÖrf ve Adetlerimiz birine yeşil diğerine kırmızı kurdele bağlanır. Yeşil kurdele ile bağlı soğan birÖrf ve Adetlerimiz iki gün içinde uzarsa sefa sürüleceğineÖrf ve Adetlerimiz kırmızı kurdeleli soğan uzarsa cefa çekileceğine inanılır. Kısmeti çıkmamış kızlar için çarşıdan hiç kullanılmamış bir kilit alınırÖrf ve Adetlerimiz hıdrellez günü o kişinin başının üzerinde kilit üç defa açılıp kapatılırÖrf ve Adetlerimiz üçüncüde açık bırakılır.

Yedi çeşit ot veya çiçek toplanıp kaynatılırÖrf ve Adetlerimiz suyu ile yıkanıldığında şifalı olacağı düşünülür. Kız çocukları ip üzerine oturtulup saçları taranırÖrf ve Adetlerimiz uçları kesilerek ısırgan otu veya asma kökünün dibine gömülür. Mudurnu'da kırmızı gülün dibine kırmızı bezle bağlı para koyulur ve o para bir sene harcanmadan cepte taşınır.Göynük Gürcüler ÇayırıÖrf ve Adetlerimiz Bey bahçesi Hıdrellez eğlenceleri için seçilmiştir. O gün dilek dilenir sabah ezanında kağıda yazılıp akan bir suya atılır. Giderken de gelirken de kimseyle konuşulmazÖrf ve Adetlerimiz kağıt akıp giderse dileğin gerçekleşeceğine inanılmaktadır. Hıdrellez günüÖrf ve Adetlerimiz yılan gelir düşüncesiyle evlere odun getirilmez. Aynı gün dikilen fasulyeler kurtlu olur. Hıdrellez çorbası olarak keşkek pişirilir.

Hıdrellez günü yabancı bir insan görülürse misafir edilir. Isırgan otu kaynatılıp içilir veya yemeği yapılır. S harfi ile başlayan sütÖrf ve Adetlerimiz sarımsakÖrf ve Adetlerimiz soğanÖrf ve Adetlerimiz simitÖrf ve Adetlerimiz sucukÖrf ve Adetlerimiz salçaÖrf ve Adetlerimiz sütlaçÖrf ve Adetlerimiz salatalık vs. yenilir. Bolu'da üç yol çatağına genç kızlar evlenmek için taş taş üstüne koyarak dilek tutarlar. Ağaç kaşıklar ateşe atılırÖrf ve Adetlerimiz eğer yanmayan kaşık varsa Hızırın uğradığına işarettir. O gün ambarlarÖrf ve Adetlerimiz kapılar açık bırakılır. Hıdrellez günü ikindi namazından sonra iki rekat namaz kılınıp kıbleye karşı durup niyet edilir. Sabah pencere açılıp; Sabah hayırı bizim olsun Anam babam cennetlik olsun Ya Allah ya kerim Allah Ya Allah kısmet yolla Ya Allah rızk yolla Ya Allah eletip ***ürüp Cehennemde yakma Ya Allah yüzümüzün karasına bakma diye dua edilir.






nevruz gelenekleri
Kültür Bakanlığı 1991 yılında geleneksel değerlerimizi canlandırarak yaşatmak amacıyla 21 Mart tarihinin Nevruz Bayramı olarak kutlanmasını uygun görmüştür. Bu tarihten itibaren valiliklerin ve yerel yönetimlerin katkılarıylaÖrf ve Adetlerimiz her yıl yurt genelinde 21 Mart Nevruz günü olarak kutlanmaktadır. Bayramlar her millette görülen ve toplumun fertleri tarafından benimsenen ortak adetlerdendir.

Bütün bayramların dini veya milli bir inanıştanÖrf ve Adetlerimiz ortak bir hatıradanÖrf ve Adetlerimiz tabiattan veya geleneklerden doğduğu bilinmektedir. Özellikle yeni yılÖrf ve Adetlerimiz yeni günÖrf ve Adetlerimiz yılbaşı gibi adlarla ifade olunan bahar bayramları Türkler arasında coşkuyla kutlanıla gelmiştir. Nevruz geleneği uygulamada bazı farklılıklar olmakla birlikte tüm Türk topluluklarında geleneksel bir niteliktedir. Nevruz Farsça bir kelime olup "Yeni Gün" anlamını taşımaktadır. Orta Anadolu'da bugün "mart dokuzu" diye adlandırmaktadır. NevruzÖrf ve Adetlerimiz gece ile gündüzün eşit olduğu miladi 22 MartÖrf ve Adetlerimiz Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır. Ergenekon destanına göre bugün istiklalin kazanıldığı gündür. Anadoluda "Sultan-ı Nevruz"Örf ve Adetlerimiz "Nevruz Sultan"Örf ve Adetlerimiz Mart dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla bilinen nevruzÖrf ve Adetlerimiz gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir.

Bazı topluluklarda ise bugün Hz. Ali'nin doğum günü olarak bilinmektedir. Yöremizde baharın gelişini kutlamak amacıyla halk gruplar halinde mesire yerlerine giderler. Bugün aynı zamanda türbeler ziyaret edilirÖrf ve Adetlerimiz dilekler tutulur. Kırlarda çeşitli eğlenceler düzenlenir. Maniler söylenirÖrf ve Adetlerimiz niyet çekilirÖrf ve Adetlerimiz baharın ilk çiçekleri toplanır. Sabah erken kalkılırÖrf ve Adetlerimiz nevruzun ilk suyu ile yıkanmak geleneği vardır ve bugün özenle giyinilir. Soğan kabuğu ile boyanmış yumurtalar pişirilip yenilerek bolluk ve bereket dileklerinde bulunulur. Yüksek bir tepeye ateş yakılarak baharın geldiği müjdelenir. Mudurnu ilçesinde nevruz "hep cennet"Örf ve Adetlerimiz Göynük ilçesinde "Mart dokuzu"Örf ve Adetlerimiz "beddam" gibi isimlerle anılmaktadır





Türk Örf Ve Adetlerine Göre Kına Gecesi...
“Türk - İslam Geleneğinde; hem sağlıkÖrf ve Adetlerimiz hem güzellikÖrf ve Adetlerimizhem de törensel açıdan özel bir yeri olan ve Dede Korkut hikayelerinde de sözü edilen kınaÖrf ve AdetlerimizTürk inanç sistemine adanmış olmanın da işaretidir. Bunun içindir ki;”Vatana Kurban Olsun” diye asker adayınaÖrf ve Adetlerimiz “Allah’a Kurban Olsun” diye kurbanlık koçlara Örf ve Adetlerimiz ”Eşine Kurban Olsun” diye geline kına yakılır.Kınasız gelinin cennete gitmeyeceğine inanılır.Anadolu’nun her tarafında yaygın olan kına yakma geleneğiÖrf ve AdetlerimizAnadolu dışındaki Türklerden;başta Kıbrıs Türkleri olmak üzereÖrf ve AdetlerimizBulgaristan TürkleriÖrf ve AdetlerimizGagauz Türkleri ve Karay Türkleri ile Azerbaycan Türkleri’nde vardır.

Bize ninelerimizden kalma bu gelenek özellikle Anadolu da genç kızların hepsine evlenmeden birkaç gün önce düzenlenir.Kına geceleri hüznün yoğun olarak yaşandığı bir gündür.Geleneksel yapının yoğun yaşadığı bölgelerde hala eski önemini korumaktadır.Ancak büyükÖrf ve Adetlerimiz kentlerde ise artık yapılmamakta veya sadece eğlenceden ibaret birgün olma niteliği taşımaktadır.Daha önceleri kızın evden ayrılışıÖrf ve Adetlerimiz son vedalaşması biçimindeykenÖrf ve Adetlerimiz günümüzde eğlenceye dönükÖrf ve Adetlerimiz nikahla evleniliyorsa düğünün yerini alan bir eğlence durumuna geçti.

Ancak gelin adaylarımızı da düşünerek geleneksel kına gecesini sizlere en ince ayrıntısına kadar anlatıcağız.

Geleneksel kına gecesi düğünden bir gün önce kız evinde yapılır.Çok yakın akrabalar ve genç kızlar kına gecesine katılır.Kınanın yakılacağı gün kız evine bayrak asılır.Bayrağın asılması düğünün başladığı anlamına gelir.Geline yakılacak kına oğlan evi tarafından alınır.Çoğu zaman kız evine gece öncesinde çerezlerle birlikte gönderilir.Kimi zaman da giderken götürülür.Özenle hazırlanan kına tepsisinde çerezlerÖrf ve Adetlerimiz tatlılarÖrf ve Adetlerimiz kına çöreği veya kına helvası bulunur.Oğlan evinden gelenler kız evinde karşılanarak ağırlanır.









Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:36 #8
tanınmaz
Yasaklı Üye
Gelin önce şık bir elbise giyer ancak kınanın yakılmasından önce üzerini değiştirerek “Bindallı” denilen kadifeden yere kadar uzanan kaftan türü bir giysi giyer. Gelinin başına kırmızı bir örtü örtülür.Gümüş veya bakır tas içerisinde “Başı bütün” diye adlandırılan analı babalıÖrf ve Adetlerimiz başından ayrılık geçmemiş bir kadın tarafından kına karılır.Kınanın içine bozuk para konur.Bu hem bereket dileğiÖrf ve Adetlerimiz hem de kına yakan kişiye baht açıklığı sağlamak amacına yöneliktir.Kına yakılmadan önce gelin ve damadın oturması için salonun ortasına birer sandalye konur.Erkek tarafının getirdiği kınaÖrf ve Adetlerimiz etrafı mumlarla süslü bir tepsi içine hazırlanır.Genç kızların ellerine birer mum verilir.Önce elinde kına tepsisiyle genç bir hanım arkasından gelin onun arkasından da ellerinde mumlar olan genç kızlar türkü söyleyerek boş sandalyelerin etrafında dönerler.Daha sonra gelin ve damat sandalyeye oturur.Bu arada baş övmeÖrf ve Adetlerimiz gelin okşamaÖrf ve Adetlerimiz yakım denilen içli kına türküleri söylenir.Amaç gelini ağlatmaktır.Kına gecesinde gelin kız mutlaka ağlar.Eğer ağlamazsa “Kocada gönlü var” şeklinde yorumlanır ve ayıplanır.Gelinin eline kına yakılırken “Gelin elini açmıyor…” denir ve bunun üzerine erkek tarafı gelinin avucuna küçük bir altın koyar.Avucunu açan gelinin avuçlarına kına yakılırÖrf ve Adetlerimiz ellerine tülbent bağlanıp eldivenler geçirilir.Erkeğe de aynı şekilde kına yakılıp eldiven geçirilir.Kına yakan kişinin bir hata yapmaması gerekir.Kınanın yanlış yakılması o kişinin cezalandırılmasını gerektirir.Ceza olarak bir hayvan kesmek zorundadır.Kına yakıldıktan sonra gelinin başındaki kırmızı örtü açılır ve kına misafirlere dağıtılır.Dağıtım sırasında para kime çıkarsa darısının ona olacağına inanılır.Özellikle genç kızlar unutmayın! Gelinin evlenmemiş bekar bir arkadaşı kimseye çaktırmadan kırmızı kına örtüsünü gelinin başından çalarsa onun da kısa sürede evleneceğine inanılır.Tüm bunlardan sonra türküler söylenmeye oyunlar oynanmaya devam edilir böylece gece sona erer.Sabah kızlar erkenden kalkarak gelinin elindeki kınayı yıkarlar.Elinin ortasına konmuş olan para da fakir bir çocuğa verilir veya güveye götürülüp bahşiş alınır.Güvey bu parayı cüzdanında taşır.”





Tel Helva Unutulmaya Yüz Tutan Gelenkler Arasında!
Sivas'ta eski ramazan günlerinde uzun emeklerle ortaya çıkarılan tel helvaÖrf ve Adetlerimiz şimdilerde tamamen unutulmaya yüz tutan gelenekler arasında yer alıyor.

İnsanları birbirine yaklaştıranÖrf ve Adetlerimiz toka açlığıÖrf ve Adetlerimiz zengine yoksulluğu hatırlatan ramazan ayının gelenekleriÖrf ve Adetlerimiz zaman ve yeniden biçimlenen yaşam alışkanlıkları doğrultusunda değişiyor.

Bu değişim sürecinde Sivas'ta da ramazan ayına özgü gelenek ve göreneklerde de değişiklik gözleniyor. Ramazan akşamlarında eşin dostun eğlence amacıyla bir araya gelerek yaptığı tel helvan bugünlerde unutulmaya yüz tutuyor.

Tel helvanın yapımına başlamadan önceden eşe-dosta haber verilerekÖrf ve Adetlerimiz işi bilen kişilerin komutlarıyla helvanın yapımına başlanırmış.

"Tel helvanınÖrf ve Adetlerimiz iki ölçü şekereÖrf ve Adetlerimiz bir ölçü su katılıp ateş üzerinde karıştırılarak meyanesi hazırlanır. Rengi koyulaşan meyaneye limon sıkılır. Dibi yağlanmış bir leğene boşaltılan meyaneÖrf ve Adetlerimiz soğumaya bırakılır. Diğer yandan da tereyağında pembeleşinceye kadar un kavrularak hazır hale getirilir. İyice soğumuş olan meyaneÖrf ve Adetlerimiz bıçak yardımıyla tepsiden alınır. Akideleşmiş şekerÖrf ve Adetlerimiz usta ve yardımcılar tarafından sıkıla sıkıla yumuşatılarak uzatılır. En az 10-15 kere yapılan bu işlemden sonra iki ucu simit gibi birleştirilerek yuvarlatılır. Kavrulmuş un ortaya getirilipÖrf ve Adetlerimiz una batırılarak işe devam edilir. Odada bulunan usta helvacıların talimatıyla bir usta bir acemi olarak oturulan halkada çekile çekile büyültülen helvaÖrf ve Adetlerimiz leğene sığmaz hale gelince 8 şekli verilerek çevrilir. Yani yeniden küçültülür ve tekrar çevrilmeye başlanır. Kavrulmuş unÖrf ve Adetlerimiz meyaneye yedirilir. Avuç içlerinin maharetli olması istenen helva çekme işindeÖrf ve Adetlerimiz eğer incelmemiş helva parçaları olursa buna kaşık sapı denilir ve helva çekene o sert kısım yedirilir. Yine tel dökmeyip bulgur bulgur olması da arzulanan bir şey değildir

Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:38 #9
tanınmaz
Yasaklı Üye
Anadolu'da Ölümle İlgili Adet ve İnanışlar
Anadolu'da Ölümle İlgili Adet ve İnanışlar
Toplum hayatı birçok alanda değişik inanmaÖrf ve Adetlerimiz adetÖrf ve Adetlerimiz töreÖrf ve Adetlerimiz törenÖrf ve Adetlerimiz ayinÖrf ve Adetlerimiz kalıp davranış vb. tarafından kuşatılmıştır.Gelenek görenek ve inançların daha etkili olduğu özellikle küçük yerleşim birimlerindeÖrf ve Adetlerimizgeçiş dönemlerinden olan ölüm de toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın yoğun olduğu alanlardan biridir.

Kişinin beden olarak yok olurken ruh olarak yaşamaya devam etmesi şeklinde değerlendirilen ölümÖrf ve Adetlerimiz çoğu zaman korkulan bir süreç olarak karşımıza çıkar.


Bu korkunun yarattığı bilinçaltı baskıyla da alışılmışın dışındaki bazı davranışlarÖrf ve Adetlerimiz meteorolojik olaylar (yıldız kaymasıÖrf ve Adetlerimiz gök gürlemesiÖrf ve Adetlerimiz poyraz vb.)Örf ve Adetlerimizhayvanların hareket ve sesleri (köpek ulumasıÖrf ve Adetlerimiz baykuş ötmesiÖrf ve Adetlerimiz horozun vakitsiz ötmesi vb.)Örf ve Adetlerimiz rüyada görülenler (tabutÖrf ve Adetlerimiz gelinlikÖrf ve Adetlerimizdüğün-dernekÖrf ve AdetlerimizdeveÖrf ve Adetlerimizev yıkılmasıÖrf ve Adetlerimiz diş düşmesiÖrf ve Adetlerimiz soğanÖrf ve Adetlerimiz biber vb.)Örf ve Adetlerimiz araç –gereçlerle (ayakkabının ters dönmesiÖrf ve Adetlerimiz makasın ağzının açık kalmasıÖrf ve Adetlerimiz evin tavanının gıcırdaması vb.) ve cenazeyle ilgili (boynunun eğri olmasıÖrf ve Adetlerimiz etinin cıvık olması vb.) kimi durumlarÖrf ve Adetlerimiz hastayla ilgili psikolojik ve fizyolojik değişiklikler (renginin sararmasıÖrf ve Adetlerimiz yiyip içmesinin kesilmesi ya da artmasıÖrf ve Adetlerimizbakışlarını bir noktada sabitlemesi vb.)ölümün ön belirtisi sayılmıştır.


Ölüme yol açacağı düşünülen olaylar karşısında da kaçınma yoluna gidilir.Bunlar arasında vakitsiz öten horozun kesilmesi;kötüye yorulan rüya görüldüğünde hayır olsun diye evde hazırlanan ya da hazır alınan yiyeceklerden fakirlere verilmesiÖrf ve Adetlerimizrüyanın akan suya anlatılması;cenaze ***ürülürken hamile kadınların ve küçük çocukların uyuyorlarsa kaldırılması;cenaze olan evde su kaplarının boşaltılmasıÖrf ve Adetlerimizcenazenin ***ürülmesiyle birlikte evin süpürülmesi;yıkama suyunun kaynatıldığı kazanın ters çevrilmesi vb. uygulamalar yer alır.




Ölüm sırasında kişinin rahat can vermesi sağlanmaya çalışılır.Bunun için öleceği anlaşılan kişinin başının altındaki yastık alınırÖrf ve Adetlerimizağzına su verilirÖrf ve Adetlerimizyanında yüksek sesle ağlanmazÖrf ve Adetlerimizuzaktaki yakınları çağrılır.Gelememişlerse üzerine onlara ait eşyalardan ya da fotoğraflardan konurÖrf ve Adetlerimiz din görevlisi çağrılır ya da bilenler Kuran-ı Kerim okur.

Ölümün gerçekleşmesiyle birlikte cenaze / mevta genellikle öldüğü yerdenÖrf ve Adetlerimiz rahat döşeği adlandırılan ve yere hazırlanan yatağa alınır. Çenesi ve ayakları (iki başparmağından) bağlanır.Eğer gece ölmüşse ve uzaktan gelecek bir yakını varsa bekletilir. Bekletme süresi genellikle 14-15 saati (akşam ölmüşse ertesi gün öğleye kadarÖrf ve Adetlerimizsabah ölmüşse ikindiye kadardır) geçmez. Cenaze bekletilirken üzerine şişmemesi için bir demir parçası konur.

Cenaze bekletilirken yalnız bırakılmaz.Ölüm haberi iletişim araçlarından yararlanarak camiden okunan sela vasıtasıyla çevreye duyurulur. Bundan sonraki süreçte cenazenin öbür dünyaya yolculuğunu kolaylaştıracağı düşünülen işlemlere girişilir.Bu uygulamalar aynı zamanda ölümün getirebileceği kötü etkilerden geride kalanları korumaya yöneliktir.

Ölenin öte dünyaya gönderilişine ilişkin ilk hazırlıklar cenazenin belirli kurallar dahilinde yıkanması ve kefenlenmesiyle başlar. Kadın cenazeyi kadınlarÖrf ve Adetlerimiz erkek cenazeyi erkekler yıkar.Yıkayıcılar bu işin kurallarını bilen ve tecrübeli olan kişilerdir. Yıkama köylerde evlerin içinde ya da bahçesinde teneşir tahtasının üzerinde yapılır ve yıkamanın yapıldığı yere fazla kişi alınmaz.
Yıkama işlemi bitince bazı yörelerde yakınlarıÖrf ve Adetlerimiz cenazenin üzerine bir tas su dökerek helalleşirler.Yıkama büyük kentlerde mezarlık gusülhanelerinde yapılır.Kefen olarak kullanılan bezin rengi beyazdır.Kadın kefeni erkek kefenine göre daha fazla parçadan oluşur.Kadın cenaze kefenlenirken genellikle kefenin içine kına (yıkama öncesinde bekletilirken de eline kına yakılabilir)Örf ve AdetlerimizçörekotuÖrf ve AdetlerimizgülsuyuÖrf ve Adetlerimizzemzem vb. dökülür.Cenaze bekletilirken ya da kefenlerken kötü koku olmasın gerekçesiyle tütsü yapılabilmektedir.Kefenlenen cenaze tabut ya da sal içine konarak cenaze namazının kılınacağı yere ***ürülür.Cenaze namazı mezarlıkta ya da camide kılınır.Cenaze namazına genellikle kadınlar katılamaz.




Cenaze namazının ardından tabutÖrf ve Adetlerimiz gömüleceği mezara ***ürülür.MezarÖrf ve Adetlerimiz tabut getirilmeden önce hazırlanır.Genellikle kadın mezarı erkek mezarına göre daha derin kazılır.Bir çok uygarlığa mekanlık eden Anadolu’da Arkeolojik kazılar sonucu değişik gömme şekillerine rastlanılmıştır. Küp içindeÖrf ve Adetlerimiz sanduka içindeÖrf ve Adetlerimizlahit içinde üst üste katlardan oluşan bölmeler içine yatırılmış haldeÖrf ve Adetlerimiz höyük ve tümülüs içindeÖrf ve Adetlerimiz mumyalanmış olarak vb.Günümüzde ise yaygın olanı;mezarın düz bir şekilde kazılması ya da içine ayrı bir oygu (lehtÖrf ve Adetlerimiz sapıtma vb.) açılarak cenazenin oraya yatırılması şeklindedir. OyguÖrf ve Adetlerimiz ağaç parçalarıylaÖrf ve Adetlerimiz kerpiçleÖrf ve Adetlerimiz tuğlayla ya da briketle örülür sonrasında üzerine toprak atılır. Cenaze mezara genellikle tabutsuz konur. Gömülme işleminin tamamlanmasıyla birlikte din görevlisi ya da bilen bir kişi tarafından cenazeye öbür dünyada yardımcı olacağı inancıyla telkin verilir. Mezarın üzerinin yapılması için toprağın çökmesi beklenir. Bu süre genellikle bir yıl sonrasıdır.

Mezarların baş ve ayakucunda ya da sadece başucunda mezartaşı bulunur.Mezarlar ahşapÖrf ve Adetlerimiz taşÖrf ve Adetlerimiz beton ya da son zamanlarda mermerden yapılabilmektedir. Mezarlar genellikle –köylerde olsun daha büyük yerleşim birimlerinde olsun- ortak kullanılan mezarlıklarda bulunmakla beraber aile arazisi içine yapılmış olanları da vardır. Bazı kentlerin geniş mezarlıklarında aile mezarları oluşturulmuştur.

Mezar üzerine genellikle su bölmesi ya da kabı konurÖrf ve Adetlerimiz çiçek dikilir.Başına çeşitli ağaçlar (çamÖrf ve AdetlerimizsöğütÖrf ve AdetlerimizdutÖrf ve AdetlerimizselviÖrf ve Adetlerimizkavak vb.) dikilir.Mezartaşına süslemeler yapılırÖrf ve Adetlerimiz ölen kişinin adı-soyadıÖrf ve Adetlerimizdoğum-ölüm tarihi bazen de edebi niteliği olan sözler yazılır.

Mezartaşları yapıldığı çağı yansıtmasıyla da birer tarihi belge özelliğindedir.Mezarın üzerine basılmaz ve hayvanların mezarlığa girmemesine dikkat edilir.Büyük kentlerde cenaze işlerini alan –ölüm ilanının verilmesinden defin işleminin yapılmasına kadar- ticari kuruluşlar da vardır.



Cenazenin gömülmesinin ardından cenaze evindekileri teselli etmek amacıyla mezarda ya da eve gelmek suretiyle baş sağlığı dilenir.Baş sağlığı için cenaze evine gelip gitmeler bir süre devam eder.Bu arada cenaze çıkan evde (köylerde) genellikle ilk 2-3 gün yemek pişirilmez; yemekleri komşular getirir. Ölünün ardından üçüÖrf ve Adetlerimiz yedisiÖrf ve AdetlerimizkırkıÖrf ve AdetlerimizelliikisiÖrf ve Adetlerimizyılı şeklinde dinsel törenle ve yemekle anıldığı günler düzenlenir.Bu günlerde cenazenin kimi değişimler yaşadığına inanılır ki bunlardan en yaygın olanı kırkında ya da elliikisinde cenazenin etinin kemiğinden ayrıldığıÖrf ve Adetlerimiz dolayısıyla o gün yapılanların ölünün acısını azaltacağına ilişkindir.Diğer yandan ölen kişi memnun edilerek ondan yakınlarına gelebilecek bir zarar da önlenmiş olur. Özel günlerde (ölünün üçüÖrf ve AdetlerimizyedisiÖrf ve AdetlerimizkırkıÖrf ve AdetlerimizbayramlarÖrf ve AdetlerimizPerşembe günleri vb.) pişirilen ve dağıtılan helvanın ya da diğer yiyeceklerin kokusunun ölüye gittiğine inanılır.

Ölen kişinin öte dünyada rahat etmesini sağlamaya yönelik uygulamalardan bir diğeri de borçlarını gidermek amacıyla yapılan devirÖrf ve Adetlerimiz ıskatÖrf ve Adetlerimiz kefaretÖrf ve Adetlerimiz dardan indirme vb.dir.. Söz konusu uygulama farklı isimlerle ifade edilse de aynı işlevi yerine getirmektedir.Ölen kişinin eşyalarından (elbiseÖrf ve Adetlerimiz ayakkabı vb.) bazıları hatıra olsun diye evde saklanırken pek çoğu da fakir olanlara dağıtılır; alan olmazsa ve işe yaramayacak durumdaysa da yakılır.

Cenaze olan yerde o gün düğün varsa davul-zurna çalınmaz.Daha sonraki günlerde de cenaze evinden izin alınır. Söz konusu durum kentlerde yaşayanlar için değil köyler gibi yüz yüze ilişkilerin daha yoğun olduğu küçük yerleşim birimleri için geçerlidir. Yakınlık duyduğumuz ya da tanıdığımız birinin kaybıyla duyulan acı ve üzüntü toplumsal kalıplar içerisinde yaşanır ve bu sürecin adı da yastır.Cenaze evindekiler ve cenazenin yakınları bir süre (40 günden 1-2 yıla kadar) eğlenceli ortamlarda bulunmazlarÖrf ve Adetlerimiz yeni elbise giymezler. Kimi yörelerde erkekler 1-2 hafta tıraş olmaz. Cenaze için ağıtlar yakılır.Yas süresi ölen kişi genç ise daha uzun sürer.

Ölen kişinin ruhunun her yerde gezdiğine ve kimi zamanlarda evine ziyarete geldiğineÖrf ve Adetlerimiz kendisi için bir şey yapılıyorsa memnun ayrıldığınaÖrf ve Adetlerimiz yapılmıyorsa üzgün ayrıldığına inanılır. Mezar ziyaretleri daha çok bayramlar ve arife günlerinde yapılmaktadır. Bu ziyaretlerde mezar başında dualar okunmakta; mumÖrf ve Adetlerimiz tütsü yakılabilmekteÖrf ve Adetlerimiz paraÖrf ve Adetlerimiz şekerÖrf ve Adetlerimiz lokumÖrf ve Adetlerimiz evde hazırlanmış yiyecekler dağıtılabilmektedir.










Facebook'ta paylaş.

Alt 18-07-2009, 03:39 #10
tanınmaz
Yasaklı Üye
Hızlı değişimlerin ve teknolojik alanda önemli gelişmelerin yaşandığı dünyamızda şu da bir gerçektir ki; insanoğlu için ölüm kaçınılmaz bir sondur. İşte toplumu kuşatan söz konusu inançlar ve uygulamalar da kaçınılmaz olan bu sonun daha kabul edilebilir olmasını sağlamak şeklinde bir işlevi yerine getirmektedir.



MEZAR TAŞLARI YAZILARI

Mezar taşlarıÖrf ve Adetlerimiz gerek yapısal özellikleriÖrf ve Adetlerimiz gerekse üzerindeki yazıları ile Türk'ün zengin iç dünyasınıÖrf ve Adetlerimiz ince beğenisiniÖrf ve Adetlerimiz yüce düşüncesini gösteren en güzel örneklerdendir. O mezar taşları kiÖrf ve Adetlerimiz yerine göre bir tarihÖrf ve Adetlerimiz yerine göre bir ağıtÖrf ve Adetlerimiz çok kere de ölenin dilinden duyulan acı ve elemli bir yankıdır. BiçimlerindenÖrf ve Adetlerimiz yazılarındanÖrf ve Adetlerimiz kişilikler ile kimlikler anlaşılır. Kabristanlar birer müzeÖrf ve Adetlerimiz mezar taşları da buralarda yatanların anıtıÖrf ve Adetlerimiz varlıklarının kanıtıdır.

Yaşlıların taşlarında kişiliklerÖrf ve Adetlerimiz gençlerinkinde dünyaya doymamışlığın özlemi vardır. Kimisi ecelindenÖrf ve Adetlerimiz kimisi umulmadık bir olaydan göçüp gitmiştir. İyiliklerÖrf ve Adetlerimiz güzellikler tüm acılığıÖrf ve Adetlerimiz çıplaklığı ile o taşlarda sergilenmiştir. Okuyanda kimi gözyaşıÖrf ve Adetlerimiz kimi de derin bir düşünce görülür. Bu düşünce karşısında gerçek felsefe o taşın başında yapılır.



GeleneklerÖrf ve Adetlerimiz göreneklerÖrf ve Adetlerimiz toplumun sosyal yapısı da yer alır o taşlarda. DileklerÖrf ve Adetlerimiz istekler vardır onlarda. Dünyanın hiçliği da anlaşılır o taşlarda. ÇalışmanınÖrf ve Adetlerimiz başarının gizi vardır üzerindeki satırlarda. Eski Türklerde "Balbal" denirmiş bu taşlara. BalballarÖrf ve Adetlerimiz kahramanlığını gösterirmiş eski Türklerin. Bugünküler ise aynı ulusun yaşam felsefesiniÖrf ve Adetlerimiz duygu ve düşüncesiniÖrf ve Adetlerimiz evrene bakış açısınıÖrf ve Adetlerimiz inancınıÖrf ve Adetlerimiz dünya görüşünü koyuyor ortaya.

Aynı zamanda dil ürünlerinin güzel örnekleridir mezar taşları.DilciyeÖrf ve AdetlerimiztarihçiyeÖrf ve Adetlerimiz folklorcuyaÖrf ve Adetlerimiz felsefeciyeÖrf ve Adetlerimiz edebiyatçıya zengin bir hazinedirÖrf ve Adetlerimiz hazine gibi sunulmuş büyük bir armağandır. Kısaca söylemek gerekirse mezar taşları; tarih yapraklarıdırÖrf ve Adetlerimizgeçmişten gelen edebiyat sayfalarıdır. Tarihin unutulmuş sayfaları bile vardır orada.

Yazık kiÖrf ve Adetlerimiz mezar taşları da zamana dayanamıyorÖrf ve Adetlerimizzamanla yapılan savaşta egemenliğini yitiriyorÖrf ve Adetlerimiz doğadan silinip gidiyor.Çağdaş uygarlık yarışı da dünkü mezarları bile eski sayıp ortadan kaldırıyor.Biz insanlar ise ilgisizÖrf ve Adetlerimizvefasız varlıklarız.Yarınki geleceğimizin mezar taşlarının başına gelenler olacağını nedense anlamıyoruzÖrf ve Adetlerimizanlamak istemiyoruz.Her gün biraz daha onlardan uzaklaşıyoruzÖrf ve Adetlerimiz geçmişimizden kopuyoruz.


Mezar Taşı Yazılarından Örnekler:

İlim ve Maarif ve Hem Vatanperver İdi.

Nesline Matuf İdi. Bu Hizmeti Birakup
Ahfadına İrtihal Darı Baka Eyledi.

Rahat Olsun Cihan İçre Ruhu Pak Ebedi.
Akuva Müftisi El Hacci Hafız Şakir Burcu

Bey Ruhuna Fatiha.
82 Senelik Muallim

Doğumu 1854-Akuva'daÖrf ve AdetlerimizÖlümü
İnegöl'de 14 Temmuz 1926

Ey Birader! Dikkat Et Şu Mezarımın TaşınaÖrf ve AdetlerimizAkıllı İsen Gafil Olma
Aklını Al Başına.

Sallanıp Gezer İdimÖrf ve AdetlerimizBak Ne Geldi Başıma.
Akıbet Turap Olup Taş Dikildi Başıma

Rizeli Bayram Ruhuna Fatiha 04.04.1935

Bakıp Geçme Ey Muhammed Ümmeti! Ölünün Diriden
Bir Fatihadır Minneti.
Necdet Çelebi / 1937-1982





Kurtuluş Savaşı Gazisi
Hamdi Özşan 1899-1981

Ziyaretçi! Burada Emekli Yarbay
Galip Aksoy Medfundur Ruhuna Fatiha / 1908-1954

Bir Kamyon Yaktı CanımıÖrf ve AdetlerimizDevrilip Akıttı Kanımı.
Hasret Bıraktı Annem İle Babamı.
Okuyunuz TaşımdaÖrf ve AdetlerimizSoldum 16 Yaşımda.
Beni Rahmetle AnınÖrf ve AdetlerimizAğlayın Başımda.
Ekrem Oğlu Kenan Akman
1960-1976

Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Örf ve Adetlerimiz Konusuna Benzer Konular
Sosyalist düşünceye göre "örf ve adetlerimiz" anlamsızdır. Katılıyor musunuz?
Sosyalist düşünceye göre "örf ve adetlerimiz" anlamsızdır. Katılıyor musunuz?



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:50 .