Sponsorlu Bağlantılar:
  Deyimlerin Öyküsü
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Yazan iibeter
Cevapla
Seçenekler
Alt 31-10-2011, 03:55 #1
iibeter
Bizden Biri

Reklamlar

Deyimlerin Öyküsü

Reklamlar
AVUCUNU YALA
(‘Beklediğin olmadı; umduğunu bulamadın’ anlamında kullanılan bir deyim.)

Bu deyimDeyimlerin Öyküsü kışın karlı ve soğuk havalarda inine kapanarakDeyimlerin Öyküsü tabanlarının altını yalamak suretiyle karın doyurmaya uğraşan ayıların hareketinden alınmadır.

Çünkü ayılar kışın arasa da yiyecek bulamaz hareket edecek olsa daDeyimlerin Öyküsü boşuna enerji tüketmiş olur. Bunu iyi bilen ayılar kış uykusuna yatar. Ayağını yalamakla yetinir yazın gelmesini bekler. Başka yapacak bir şeyi yoktur.

AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI
(Bir zorluğu çözümlerkenDeyimlerin Öyküsü bir engeli ortadan kaldırmaya çalışırken bazen hiç beklenmedik sürpriz olaylar çıkar ve daha büyük engeller karşınıza dikilir. Böyle durumlarda bu deyim kullanılır.)

Deyimin öyküsü Osmanlı tarihine dayanır. Yavuz Sultan Selimin Yemen’i Osmanlı topraklarına katmasından bir süre sonra Yemen’de isyan çıkmışDeyimlerin Öyküsü uzun uğraşmalar sonunda Yemen Fatihi Sinan Paşa duruma hakim olmuş; Yemen bundan sonra 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştı.

Söylentiye göre Sinan Paşanın askerleri bir gün çölde konaklamış. Yemek pişirmek üzere hasır torbalar içindeki mısır pirinçlerini yere serdikleri büyük bir çadırın üstüne dökmüş ve taşlarını ayıklamaya başlamışlar.

Bu sırada bir fırtına çıkmış ve rüzgarın savurduğu bir kum bulutu pirinçlerin üstüne inerekDeyimlerin Öyküsü ufak bir tümsek halinde yığılmış.

Kumların altında kalan pirinçlere bakakalan yeniçeriler arasından şakacı bir askerDeyimlerin Öyküsü arkadaşlarına:

-Biz Allah’ın nimetini taşlı diye beğenmiyordukDeyimlerin Öyküsü bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile gelir. Asıl şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını. Ulu tanrımızDeyimlerin Öyküsü Kabe’ye hücum eden fil sahiplerinin başına ebabil kuşlarından taş yağdırmıştı. Bizim başımıza da daha büyük taş yağdırmadan hemen tövbe edelimDeyimlerin Öyküsü diyerek arkadaşlarını güldürmüş.

ÇİZMEDEN YUKARI ÇIKMAK
(Bilmediği işeDeyimlerin Öyküsü yetkisi dışındaki konuya karışmak anlamında bir deyim.)

19.yüzyıldaDeyimlerin Öyküsü Fransız ressamlarından Delacroix Paris’te bir resim sergisi açmıştı. Sergiyi gezenlerden bir kişiDeyimlerin Öyküsü büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarakDeyimlerin Öyküsü yakından uzaktan ciddi ciddi seyrederDeyimlerin Öyküsü beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallarmış. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sormuş.

-Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belirli oluyor.

-Evet demiş adam. Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var.

-Pekiyi nasıl anladınızDeyimlerin Öyküsü işiniz bu mu?

-Ben kunduracıyımDeyimlerin Öyküsü çizme dikerim. deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltmiş ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür etmiş. Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadanDeyimlerin Öyküsü bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çok bilmişliğe dayanamayan ressamDeyimlerin Öyküsü

-Bak dostum demişDeyimlerin Öyküsü sen kunduracısınDeyimlerin Öyküsü çizmeden yukarı çıkma!

ÇAM DEVİRMEK Deyimlerin Öyküsü POT KIRMAK
(Başkalarını kızdıracakDeyimlerin Öyküsü üzecekDeyimlerin Öyküsü gereksizDeyimlerin Öyküsü münasebetsiz söz söyleme anlamında bir deyim.)

Zengin bir adamınDeyimlerin Öyküsü Göztepe Erenköy taraflarındaDeyimlerin Öyküsü sekiz on dönüm bahçeliDeyimlerin Öyküsü büyük bir köşkü varmış.


Adam bu bahçenin bir köşesine bir bina daha yaptırmaya karar vermiş.

Eski binalar hep ahşap yapıldığı içinDeyimlerin Öyküsü gereken keresteyi tomruk halinde getirtmiş ve inşaat yaptıracağı yere istif ettirmiş.

Bu tomrukların içinde çamDeyimlerin Öyküsü gürgenDeyimlerin Öyküsü meşe ve ceviz ağaçları da bulunuyormuş. Sayfiye mevsimi olmadığı için Nişantaşı’ndaki konağında oturan zengin adam bir sabahDeyimlerin Öyküsü köşküne gitmiş ve köşkün saf bekçisine emir vermiş:

-Bir hızarcı bulDeyimlerin Öyküsü bahçedeki ağaçların arasındaki çamları biçtirDeyimlerin Öyküsü tahta ve kalas yaptır demiş.

Saf uşak da efendisinin emri üzerine hızarcıları bulmuş. Çam tomrukları yerineDeyimlerin Öyküsü köşkün bahçesinde ne kadar kıymetli çam ağacı varsa kestirip devirmiş. Bu akılsız uşağın adıDeyimlerin Öyküsü çam deviren uşak kalmış.

DEVLET KUŞU KONMAK
(Deyimin kullanıldığı söz gelişi: BeklenmeyenDeyimlerin Öyküsü büyükDeyimlerin Öyküsü önemli kısmet; şans.)

Bir rivayete göreDeyimlerin Öyküsü vaktiyle İran’da hükümdarlar öldüğü zamanDeyimlerin Öyküsü bütün şehir halkı sarayın önündeki meydanda toplanırmış. Sarayın balkonundanDeyimlerin Öyküsü adına devlet kuşu denilen bir kuş uçurulurDeyimlerin Öyküsü kimin başına konarsaDeyimlerin Öyküsü o adam ülkeye hükümdar olurmuş.

Gerçi tarihteDeyimlerin Öyküsü gerek İsa’dan önce İran’da yaşayan Medler ve PerslerDeyimlerin Öyküsü gerek İsa’dan sonra yaşayan kavimler vaktindeDeyimlerin Öyküsü böyle garip bir yolla hükümdar seçildiğini gösterir bir kayıt yoktur; üstelik böyle bir seçim yapılmış olmasıDeyimlerin Öyküsü mantığa da uygun düşmemektedir. Ama hak etmediği yerlereDeyimlerin Öyküsü şans eseri gelenler içinDeyimlerin Öyküsü ‘başına devlet kuşu kondu’ denmesiDeyimlerin Öyküsü yukarıda sözü edilen masaldan gelmiş olsaDeyimlerin Öyküsü yerinde ve anlamlı bir sözdür.

Cαmгyп. Bunu beğendi.
Görüntüleme:1536, Cevaplar:1
Facebook'ta paylaş.

Alt 03-02-2012, 21:34 #2
AysnrMt.
hüzün okyanus kadar.

A

Aba altından değnek göstermek: SakinDeyimlerin Öyküsü yumuşak görünmekle birlikte karşısındakini gizliden gizliye korkutmak."Sakın onlara aba altından değnek göstermeye kalkmaDeyimlerin Öyküsü yoksa kaçırırsın."
AbacıDeyimlerin Öyküsü kebeciDeyimlerin Öyküsü ara yerde sen neci?: "TamamDeyimlerin Öyküsü ilgililer bu işe karışabilirlerDeyimlerin Öyküsü ama sen neci oluyorsun" anlamında kullanılır.


~


Abayı yakmak: Gönül verip âşık olmakDeyimlerin Öyküsü tutulmak."Türkmen kızına abayı yakalı beriDeyimlerin Öyküsü sazı elinden düşürmez oldu."


~

Abbas yolcu: 1. Yola çıkmaya kesin kararlı."Abbas yolcu! Daha fazla oyalamayın." 2. Ölmek üzere (olan). "Komaya girdiDeyimlerin Öyküsü abbas yolcu mu ne?"


~


Abesle iştigal etmek: YersizDeyimlerin Öyküsü yararsızDeyimlerin Öyküsü boş ve anlamsız şeylerle vakit geçirmek."Şu yaşa geldinDeyimlerin Öyküsü ama abesle iştigal etmekten vazgeçmedin."


~


Abuk sabuk konuşmak: DüşünmedenDeyimlerin Öyküsü birbiriyle ilgisi olmayanDeyimlerin Öyküsü tutarsızDeyimlerin Öyküsü saçma sapan söz söylemek. "Yeter artıkDeyimlerin Öyküsü abuk sabuk konuşmalarına daha fazla dayanamayacağım."



~


Abur cubur: Yararlı olup olmadığı düşünülmeksizin rast gele yenenDeyimlerin Öyküsü yemek yerini tutmayan yiyecekler."Ne diye çocukların karnını abur cuburla doyuruyorsun?"


~


Aceleye getirmek (dara getirmekDeyimlerin Öyküsü 1. Bir işi gerektiği gibi yapmayıpDeyimlerin Öyküsü zaman darlığından yararlanarak birini aldatmak. "Tezgâhtar aceleye getirerek gömleğin defolusunu vermiş."2. Zaman darlığı sebebiyle gereken özeni göstermemek. "Yazın hiç de güzel değilDeyimlerin Öyküsü aceleye getirmişsin."


~


Acemi çaylak: ToyDeyimlerin Öyküsü tecrübesizDeyimlerin Öyküsü beceriksiz. "Acemi çaylağa bak hele! Sen mi tamir edeceksin o saati?"


~



Acı çekmek (duymakDeyimlerin Öyküsü 1. AğrıDeyimlerin Öyküsü sızı duymak. "Kazadan sonra çok acı çekti." 2. ÜzülmekDeyimlerin Öyküsü üzüntü içinde kalmak."Eşini kaybedeli on yıl oldu ama o hâlâ acı çekiyor."

~


Acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemekDeyimlerin Öyküsü Bir şeyin verdiği acıDeyimlerin Öyküsü üzüntü benliğinde derin iz bırakmak."Elindeki tek evi de yanıp kül olunca acısı yüreğine işledi."


~


Acısını çekmek: Yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntüyü yaşamak."Kestiğim o ağacın hâlâ acısını çekiyorum."


~


Acısını çıkarmak: 1. Acılığını yok etmek."Yağda kavurarak acısını aldı."2. Önceden uğradığı maddî ve manevî zararı sonradan gidermek. 3. Öç almak."Bir gün bana yaptıklarının acısını senden çıkaracağım."


~


Acı soğuk: KeskinDeyimlerin Öyküsü hoşa gitmeyenDeyimlerin Öyküsü çok üşütücü soğuk."Acı soğuk insanın iliklerine işliyordu."


~


Acı söz: İnsanın gönlünü incitenDeyimlerin Öyküsü onuruna dokunan ağır söz."Bu acı sözlerine kim katlanır sanıyorsun?"


~


Aç acına: Aç olarakDeyimlerin Öyküsü hiçbir şey yemeden."Bu iş aç acına yapılmaz."



~


Açığa çıkarılmak (alınmakDeyimlerin Öyküsü İşinden çıkarılmakDeyimlerin Öyküsü görevine son verilmek."İşe üç gün geç geldi diye açığa alındı."


~


Açığa vurmak: GizliDeyimlerin Öyküsü saklı bir şeyi herkese duyurmakDeyimlerin Öyküsü ortaya çıkarmak."Yıllardır içinde sakladığı sırrı mahkemede açığa vurdu."


~


Açığı çıkmak: Saklamakla görevli bulunduğu paraDeyimlerin Öyküsü eşya veya başka bir şeyin sayım sonucu eksik olduğu anlaşılmak."Kasiyerin salı günü akşamı on bin lira açığı çıktı."


~



Açığını bulmak: Herhangi bir işteki eksiğiDeyimlerin Öyküsü hileyi veya zararı ortaya çıkarmak."Hemen her yazısında bir açığını bulmak mümkün."


~


Açık alınla: BaşarıDeyimlerin Öyküsü şerefDeyimlerin Öyküsü övünç ve dürüstlükle."Hemen her işten açık alınla çıkar onlar."


~





Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Deyimlerin Öyküsü Konusuna Benzer Konular
Deyimlerin, İkilemelerin Kelimelerin Yazılışı
Deyimlerin Yazılışı Deyimler ayrı yazılır: akıntıya kürek çekmek, çam devirmek, çanak tutmak, gönlünden geçirmek, göz atmak, kulak asmak, kulak...
bır aşk öyküsü
Çok uzun yıllar evli olan bir çiftin hikayesi bu.Adam her evlilik yıl dönümünde eşine bir buket kırmızı Gül gönderir Bu taa ki adam ölünceye kadar...
bir aşk öyküsü
Çok uzun yıllar evli olan bir çiftin hikayesi bu.Adam her evlilik yıl dönümünde eşine bir buket kırmızı Gül gönderir Bu taa ki adam ölünceye kadar...
A$KıN öYKÜSÜ
A$KıN öYKÜSÜ Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
BiR 'AŞK' ÖyKüSü
Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boyunun olmasının yanı sıra, çok garip bir de kamburu vardı. Moses Mendelssohn,...



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:00 .