Sponsorlu Bağlantılar:
  Herkesin hakkını gözetmek...
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 02-10-2009, 18:40 #1
-Єşsiz Đüş.
MücadeleyeDevam.

Reklamlar

Herkesin hakkını gözetmek...

Reklamlar
Herkesin hakkını gözetmek...


Hak kelimesinin çeşitli anlamları vardır. Hak, Allahü teâlânın isimlerinden birisidir. Hak, İslamiyet anlamında, gerçek, doğru anlamında da kullanılmaktadır. Hak, hâtır, gönül, hürmet anlamlarına da gelmektedir. Ayrıca Hak, bir kimsenin başkasında olan alacağına denmektedir.

İnsanların karşılıklı münasebetlerinde doğan birbiri üzerindeki haklarına, Müslümanların gözetmesi gereken haklara, Kul Hakkı denir. Hakkullah, Allahü teâlânın hakkı ve kul hakkı olmak üzere iki kısımdır. Hakların gözetilmesi ve yerine getirilmesi açık ve kesin bir şekilde bildirilmiş ve emredilmiştir.

Haramlardan kaçınmak, iki türlüdür:
Birinci kısmı, yalnız Allahü teâlânın hakkı olan, Onun emri olan günahlardan kaçınmaktır.
İkinci kısmı, insanların, mahlukların hakları da bulunan günahlardan kaçınmaktır.

Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa, fakat üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe Cennete giremeyeceği bildirilmektedir.

Başkasının malına, canına, nâmusuna zarar veren, kul hakkı altına girmiş olur. Kul hakkı, Allahü teâlânın hakkından önce gelmektedir. Çünkü Allahü teâlâ, çok merhametli olup hiç bir şeye muhtâç değildir. İnsanlar ise, çok şeye muhtaç olup, cimridirler. Kul hakkı ile ilgili Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Birisinin hakkını alan kimse, ölmeden önce, onunla helalleşsin! Paranın, malın geçmeyeceği kıyâmet gününe, üzerinde kul hakkı bulunarak gitmesin! Dünyada yapmış olduğu ibadetleri, orada hak sahibine verilecektir. İbadeti yoksa veya biterse, hak sahibinin günahları, buna yüklenecektir.)

Bir kimsenin, başkasına zarar vermesi, malını çalması ve yemesi, iftirâ etmesi, dövmesi, sövmesi, yaralaması, ücretsiz birinin çocuğuna iş gördürmesi, alay etmesi, gıybetini yapması, kalbini kırması, eli ve dili ile eziyet etmesi kul haklarındandır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kibri, hıyâneti ve kul borcu olmayan mümin, hesapsız Cennete girecektir.)

Kul hakkının en mühimi hoca ve ana-baba hakkıdır. Gayr-i müslimlerin haklarına tecavüz etmek, Müslümanın hakkına tecâvüz etmekten daha büyük günahtır. İbn-i Âbidinde şöyle buyurulmaktadır:
“Zımmiye, yâni gayri müslim vatandaşa zulmetmek, Müslümana zulmetmekten daha fenâdır. Hayvana işkence ise daha fenâdır.”

Kıyâmet günü hak sahipleri, haklarını mutlaka alacaktır. Hatta boynuzsuz koç, boynuzlu koçtan hakkını alacaktır. Dünyada hak sahibine hakkı ödenmezse veya hak sahibi hakkını helal etmezse, ahirette iyilikleri alınıp hakkı olana verilecektir.

Kul hakkından kurtulmak için, hak sahiplerinin hakkı ödenir, helalleşilir, ona iyilik ve dua edilir. Hak sahibi ölmüş ise, çocuklarına, vârislerine haklar verilip ödenir. Vârisleri bilinmiyorsa, o miktâr para fakirlere sadaka verilip sevabı hak sahibine niyet edilir.

Bir gün, Resulullah efendimiz Eshabına hitaben buyurdu ki:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” Eshab-ı kiram da; “Bizim bildiğimiz müflis, parası, malı olmayan kimsedir” dediler. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; “Ümmetimden müflis şu kimsedir ki, kıyâmet günü namazları ile, oruçları ile ve zekâtları ile gelir. Fakat, kimisine sövmüştür, kiminin malını almıştır. Kiminin kanını akıtmıştır. Kimini dövmüştür. Hepsine bunun sevaplarından verilir. Haklarını ödemeden önce sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları alınarak buna yüklenir. Sonra Cehenneme atılır” buyurdu.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
“Bir kimse, Peygamberin ameli gibi amel işlese; fakat üzerinde çok az kul borcu olsa, bunu ödemedikçe Cennete giremez.”

Kul hakkı ile ilgili olarak Peygamber efendimiz, vefâtından birkaç gün önce Eshabına; “Benim üzerimde kimin hakkı var ise gelsin, hakkını benden alsın. Ve helalleşelim!” buyurdu. O anda hazret-i Ukâşe ayağa kalkarak; “Yâ Resulallah! Siz bana bir gün şöyle elinizle vurmuştunuz, ben o hakkımı sizden almak istiyorum!" dedi. Peygamber efendimiz de; “Gel yâ Ukâşe! Hakkını benden al!” buyurdu. O anda bütün Eshab-ı kiram hayretle hazret-i Ukâşe’ye bakıyorlardı. Hazret-i Ukâşe, Resulullah efendimizin yanına giderek; ”Yâ Resulallah! Siz bana gömleksiz olarak sırtıma vurmuştunuz” dedi. Hemen Peygamber efendimiz gömleğini sıyırıp; “Vur yâ Ukâşe!” buyurdu.

Resulullah efendimizin aşkıyla yanan hazret-i Ukâşe hemen Peygamber efendimizin mübârek sırtındaki Nübüvvet Mührü’nü gayet nâzikçe öpüp dedi ki; “Yâ Resulallah! İşte benim maksadım bu idi.”

Bu hâli gören Eshab-ı kiram, hazret-i Ukâşe’ye gıpta ettiler, imrendiler. Çünkü Nübüvvet Mührü’nü öpen kimsenin kavuştuğu saâdeti biliyorlardı.

Ve Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Kul hakkı, müminin ayıbı, kusurudur.)

Görüntüleme:2343, Cevaplar:0
Facebook'ta paylaş.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Herkesin hakkını gözetmek... Konusuna Benzer Konular
HakkıNı HeLal Et...
HakkıNı HeLal Et.. ceketimi alıp çıkarken hayatından üç kelime benden sana hakkını helal et... yok artık haybeye çabalamalar yok artık...
~~Gitmelerin Hakkını Ver~~
Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında... Geriye hiç bir şey kalmayacak... Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde -ki ben en çok...
ayrılığın hakkını wer!!
ayrılığın hakkını ver anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı kalmayı "BECEREMEDİN" bari gitmesini öğren! ne bileyim vur sırtımdan mesela adı AYRILIK...
Adaleti Gözetmek
En güzel isimlerinden biri de adalet sahibi anlamına gelen ''Adl'' olan Allah, insanların da adaletli olmalarını istemektedir. Milletler ve devletler...
Hakkını Helal Et
Hakkını Helal Et Çanakkale Savaşında Yaşanmış Bir Hikaye... Koca dere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, Kimi...



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:32 .